
Esas No: 2015/2037
Karar No: 2015/10167
Karar Tarihi: 06.10.2015
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/2037 Esas 2015/10167 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 19/06/2014
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın 24.03.2012 tarihinde davalıya çarpmamak için yoldan çıkarak ağaca çarpması sonucunda hasarlandığını, aracın tamiri için ödenen toplam 9.200,00 TL.nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı duruşmalara katılmamış, davaya cevap vermemiş ve kendisini vekil ile temsil ettirmemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 6.439,51 TL. nin ödeme tarihi olan 09.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık 6102 sayılı TTK.nin 1472 (6762 sayılı TTK.nin 1301) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuen tahsili isteminden ibarettir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu"nun 22.3.1944 tarih 37 Esas 9 Karar R.G.3.7.1944 sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
Davacı sigorta şirketi olup, halefiyet prensibine dayanarak açtığı davada davalı gerçek kişidir ve uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu durumda ticari nitelikte olmayan uyuşmazlığın çözümü Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiğinden, Mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi isabetli bulunmamış olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 06.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.