Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/327
Karar No: 2021/10624
Karar Tarihi: 21.09.2021

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/327 Esas 2021/10624 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2021/327 E.  ,  2021/10624 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi

    Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
    Mahkemece bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün, davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
    Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacı çocuklar ... ve ...‘in maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı eş ... için 21.571,54-TL maddi, 20.000,00-TL manevi, davacı çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00-er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09/01/2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
    1-Mahkemece, davalı yararına reddedilen maddi tazminat miktarları üzerinden 20.564,44 TL vekalet ücretinin davacı eş Müzeyyen‘den, 5.816,33 TL vekalet ücretinin davacı çocuk ...‘tan, 4.033,41 TL vekalet ücretinin ise davacı ...‘ten alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
    Uyuşmazlık maddi tazminat taleplerinin reddinde, karşı taraf lehine, vekalet ücreti verilip verilmeyeceği noktasındadır.
    “Maddi tazminat isteminin tamamen veya kısmen reddi davacıya Kurumca ödenen gelirlerin yargılama sırasında peşin sermaye değerindeki artışlardan veya 818 sayılı BK" nun 43 ve 44. (6098 sayılı TBK. M 51 ve 52 ) maddeleri uyarınca yapılan takdiri indirimden kaynaklanıyorsa (ki çoğu kez böyledir) davalı yararına avukatlık ücreti takdir olunmaz. Çünkü, davacının dava açarken bu durumu bilmesi mümkün değildir.” (Ali Güneren - İş Kazası Veya Meslek Hastalığından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat Davaları - Genişletilmiş 2. baskı – Ankara 2011 - Sayfa 1491)“Yargılama giderlerinden sayılan ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri kanunun 323., Avukatlık Kanunun 169. ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 1. maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin, davadan haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Çünkü, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması, hukukun genel kurallarındandır. 6100 sayılı Yasa"nın 329. maddesinin birinci fıkrası bu ilkeye dayanmaktadır. Avukatlık (vekalet) ücreti, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323/1 - ğ maddesinde açıkça belirtildiği üzere yargılama giderlerindendir. Bu itibarla, diğer yargılama giderleri gibi müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusu teşkil eden hak ve alacağa sıkı bir suretle bağlı feri haklardandır. Feri hakların sonuçlandırılması ve karara bağlanması, asıl hakkın sonuçlandırılmasına ve karar verilmesine bağlı olacaktır.
    Gerek yasal, gerekse hakkaniyet ve takdir indirimler nedeniyle davanın kısmen kabul edilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilip edilemeyeceği önem kazanmaktadır. Dairemizin önceki kararlarında fazla tatil ücretlerinden yapılan indirimler sebebiyle davalı tarafın kendisini avukat ile temsil ettirmesi durumunda reddedilen kısım için davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği ifade edilmekteydi. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 11/02/2010 gün, 2008/17722 E, 2010/3192 K.) Ancak, davanın açıldığı veya ıslah yoluyla dava konusunun arttırıldığı aşamada, mahkemece ne oranda ve miktarda indirim yapılacağı işçi tarafından bilinememektedir. Dairemizce, 2011 yılı itibariyle maktu ve nispi vekalet ücretlerinin yüksek olduğu da dikkate alınarak, konunun yeniden ve etraflıca değerlendirilmesine gidilmiş ve her türlü indirimden kaynaklanan ret sebebiyle davalı yararına avukatlık ücretine karar verilmesinin adaletsiz sonuçlara yol açtığı sonucuna varılmıştır. Özellikle seri davalarda indirim sebebiyle kısmen reddine karar verilen az bir miktar için dahi, her bir dosyada zaman zaman işçinin alacak miktarında aşan maktu avukatlık ücretleri ödetilmesi durumu ortaya çıkmaktadır. Yine daha önceki kararlarımızda fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinden yapılan indirim sebebiyle ret vekalet ücretine hükmedilmekte, buna karşın Borçlar Kanunun 325/son, 161/son (6098 Sayılı kanunun 408/son, 182/son) maddeleri ile 43 ve 44. (6098 S. TBK. m. 51,52) maddelerine göre ve yine 5953 sayılı Yasa"da öngörülen yüzde beş fazla ödemelerden yapılan indirim sebebiyle reddine karar verilen miktar için avukatlık ücretine karar verilmemekteydi. Bu durum uygulamada hakkaniyete aykırı sonuçlara yol açmaktadır. Konuyla ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde de herhangi bir kurala yer verilmediğinden Dairemizce önceki uygulamadan vazgeçilmiş ve fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinden indirim yapılması durumunda, reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir. Bu itibarla, Borçlar Kanunun 43, 44, 161/son ve 325/son (6098 Sayılı Kanunun 51, 52, 182/son, 408/son) maddelerinin uygulamasından kaynaklanmış olsa dahi, kısmen reddedilen miktar için davalı yararına vekalet ücret takdir edilemez.” (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin vekalet ücretine ilişkin Daire ilke Kararları) “Maddi tazminat davası, SGK (SSK) tarafından bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin tazminatı karşılaması nedeniyle reddedilirse, davalı yararına vekalet ücreti hükmedilemez. Dava, hakkaniyet indirimi veya SGK" nın bağladığı peşin sermaye değerinin düşülmesi nedeniyle kısmen reddedilirse, yine davacı aleyhine avukatlık ücreti takdir edilmemesi gerekir.” (Mesut Balcı - İş Kazası veya Meslek Hastalığı Davaları Uygulaması - Genişletilmiş 2. Baskı - Ankara 2011 - Sayfa 1039)
    Somut olayda, maddi tazminat isteminin Kurum gelirleri ile karşılanması halinde yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına aykırı olarak davalı lehine vekalet ücreti takdiri usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
    2-Öte yandan, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde uyuşmazlık konusu hakkında bir düzenleme bulunmamakla birlikte, tarifenin 3/1.maddesinde; avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacağı; aynı maddenin 2.fıkrasında ise, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir. Anılan maddenin amacına ve içtihatı birleştirme kararına hakim olan ilke birlikte gözetildiğinde, birden fazla davacının birlikte dava açması ve tek vekille temsil edilmeleri halinde, davanın kabul edilen bölümü üzerinden davacılar yararına tek, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmelidir.
    Somut olayda; her bir davacı lehine kabul edilen kısımlar yönünden ayrı ayrı kabul, reddedilen kısımlar yönünden ayrı ayrı red vekalet ücreti hükmedilmesi hatalı olmuştur.
    Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK"nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 29/09/2020 tarihli kararın, hüküm fıkrasının vekalet ücretinin tespit edildiği 4., 5., 6., 7., 8. ve 9. bendinin tamamen silinerek yerine; “4-Hükmedilen maddi tazminat yönünden, davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 3.400,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı eş ...‘e verilmesine,
    5-Hükmedilen manevi tazminat yönünden, davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 7.300,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
    6-Reddedilen manevi tazminat yönünden, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 7.300,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, “ rakam ve sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 21/09/2021 gününde oybirliği ile karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi