9. Ceza Dairesi 2020/647 E. , 2020/1915 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik yapma, tehdit
Hüküm : 1- TCK"nın 241/1, 43/2, 52, maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 8000 TL adli para cezası,
2- TCK 106/1-1.cümle, 43/1 maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası,
3- TCK 106/1-1.cümle, 43/1 maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası,
4-TCK 106/1-2.cümle, 43/1 madde uyarınca 5 ay hapis cezası,
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-İddianame içeriğinde yer alan; mağdur ..."ın borç para aldığı şüphelinin, kendisinden geriye ödeyemediği her ay karşılığında faiz istemeye başladığını ve kendisini bu konuda zorladığını, bu parayı zorla olsa alacağını, kendisini öldürüp kan gölüne çevireceğini söyleyerek hukuk sisteminde korunan bir alacağı olmadığı halde kendisini tehdit ettiği iddiası karşısında, iddianamede tehdit olarak nitelenen eylemin sübutu halinde yağmaya teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağını, delillerin topluca takdir yetkisinin 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca eylemleri nitelendirme ve kanıtları değerlendirme görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu, delillerin birlikte takdir edilmesi bakımından tefecilik suçundan açılan davanın da birlikte görülmesinde zorunluluk bulunduğu cihetle, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a) TCK"nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması ve suç tarihinin, kazanç elde etmek amacıyla ödünç paranın verildiği tarih, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği gün olduğu, suç tarihinin zamanaşımı hükümlerinin uygulanma koşullarının belirlenmesi açısından önemli olduğu nazara alınarak, müştekilerin hazırlık beyanları ile yargılama aşamasındaki beyanları incelendiğinde kazanç elde etmek amacıyla ödünç paranın verildiği tarihe ilişkin herhangi bir bilginin yer almadığı ve suç tarihinin belirlenebilir nitelikte olmadığından suç tarihinin tespiti açısından sanığın ve müştekilerin yeniden beyanlarına başvurularak, tefeciliğe konu paranın hangi tarihlerde alındığı, miktarı ve faiz kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı hususları kendilerine ayrıntılı olarak sorularak tespit edilmesi, alacaklı olduğu icra takip dosyalarının tespitiyle varsa takip borçlularının tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve borcun kaynağının sorulması, vergi mükellefi olduğunun belirlenmesi halinde ve gerektiğinde hakkında vergi inceleme raporu düzenlettirilmesi, sanık hakkında tefecilik yapıp yapmadığı hususunda kolluk araştırılması yaptırılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanığın katılan ..."e karşı işlemiş olduğu iddia edilen TCK 106/1-2.cümle"de düzenlenen basit tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında kaldığı halde uzlaştırma hükümlerinin uygulanmadığı ayrıca yine sanığa isnat edilen TCK"nın 106/1-1.cümlede düzenlenen tehdit suçunun 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK"nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK"nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun da uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2. maddesi de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 11/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.