21. Hukuk Dairesi 2011/6521 E. , 2013/1706 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Türk vatandaşlığında geçen ev hanımlığı ve çalışma sürelerini borçlanmaya hakkı olduğunun kabulüyle, borçlanma talebinin talep tarihindeki prim ödeme tutarı üzerinden geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 16.09.2010 tarihli borçlanma talebini reddeden Kurum işleminin iptaline, borçlanma hakkı olduğunun kabulü ile borçlanma talebinin talep tarihindeki prim ödeme tutarı üzerinden geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulü ile, borçlanma talebinin geçerliliğine,borçlanma bedelinin borç ödeme tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat gereği alınacak prim tutarı üzerinden hesaplanmasına karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 17.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5754 sayılı Yasa’nın 79.maddesi ile değişik 3201 sayılı Yasa’nın 4.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın % 32"sidir. Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Borçlanılan süreler, yurda kesin dönüş yapılmış olması şartıyla aylık tahsisi için yazılı talepleri halinde 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin son fıkrası hükümlerine göre değerlendirilir. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır. Yine 06.11.2008 tarihinde yürürlüğe giren Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması Ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 10.maddesinin 2.fıkrası uyarınca, borçlanma tutarının tespitinde, adi posta veya kargo yolu ile veya Kuruma doğrudan yapılan yazılı başvurularda Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinin Kurumun evrak kayıtlarına intikal ettiği tarih esas alınır. Taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta olarak gönderilen yurtdışı borçlanma taleplerinde ise dilekçenin postaya verildiği tarih, Kuruma intikal tarihi olarak kabul edilir.Hal böyle olunca, Kuruma doğrudan yazılı başvuruda bulunan davacının borçlanma talebinin borçlanma talep dilekçesinin Kurumun evrak kayıtlarına intikal ettiği tarihteki prim ödeme tutarı üzerinden geçerli olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendinin silinerek, yerine, “1-Davanın kabulü ile, davacının 16.09.2010 tarihli 3201 sy uyarınca yaptığı borçlanma talebini reddeden Kurum işleminin iptaline, borçlanmaya hakkı olduğunun ve borçlanma talebinin davacının borçlanma talep dilekçesinin Kurumun evrak kayıtlarına intikal ettiği tarihteki prim ödeme tutarı üzerinden geçerli olduğunun tespitine,” tarih ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden taraflardan davacıya yükletilmesine 31/01/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.