Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/2177
Karar No: 2019/3676

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/2177 Esas 2019/3676 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davanın tarafları arasında görülen ve Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen bir karar istinaf edildi. İstinaf isteminin reddine dair verilen karar da ayrı ayrı istinaf edildi. Yargıtay, davanın kabul edilmesine karar verdi. Davacı müvekkilinin sahip ve zilyedi olduğu davalı şirkete ait 3. Tertip C Grubu 60358 seri numaralı nama yazılı hisse senedinin müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verildi. Karar aleyhine davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz ettiyse de yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığına karar verildi ve Bölge Adliye Mahkemesince kararın onanması kararı alındı. Mahkeme kararının hukuki dayanağı, TTK 490. ve 499. maddeleridir.
11. Hukuk Dairesi         2018/2177 E.  ,  2019/3676 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Taraflar arasında görülen davada Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05/12/2017 tarih ve 2016/781 E. - 2017/674 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 23/03/2018 tarih ve 2018/391-2018/449 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ayrı ayrı davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete ait 3. Tertip C grubu 60358 seri numaralı nama yazılı hisse senedinin sahibi ve zilyedi olduğunu, yapılan araştırma ve yazışmalar neticesinde, müvekkilinin davalı şirkette pay sahibi olmadığını, ilgili hisse senedinin şirket pay defterinde ve kayıtlarında diğer davalı ..."na 16/02/2003 tarihli hisse senedi devir ve kabul beyannamesi ile devredildiği bilgisine ulaşıldığını, müvekkilinin böyle bir devir işlemi yapmaması ve işlemin sahteliği nedeniyle yasal yollara başvurulduğunu, Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kesinleşen 2008/45 Esas ve 2010/693 Karar sayılı 28/10/2010 tarihli kararı ile davalı tarafça iddia edilen hisse devir sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, davalı ..."nun evrakta sahtecilikten mahkum olduğunu, somut olayda hukuki olarak hisse senetlerinin devri için gerekli şartların oluşmadığından hisse senedi devrinin devreden ile devralan arasında bir hüküm ifade etmediğini, pay senedinin usulüne uygun olarak devredilmediği sabit olduğuna göre devir hususunun pay defterine de yazılmaması gerektiğini, dolayısıyla nama yazılı senetlerin mülkiyetinin devralana geçmediğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, müvekkilinin sahip ve zilyedi olduğu davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş" ne ait 3. Tertip C Grubu 60358 seri numaralı nama yazılı hisse senedinin müvekkili adına kayıt ve tesciline, dava konusu hisse senetlerinin ve pay defterinin usulsüz devir işleminden önceki hal gibi işlem görerek müvekkilinin hissedarlığının tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
    Davalı ... vekili; diğer davalı şirketin hissedarları ile ilgili talebin müvekkiline yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ceza mahkemesinin 2008/45 Esas sayılı ilamında davacının kararın kendisine tebliğinden itibaren 6 ay içerisinde başvurması halinde hisse devrinin iptali yönündeki hükmün uygulanacağının karara bağlanmış olmasına rağmen işbu davanın açılma tarihine kadar hiçbir talepte bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş. vekili; müvekkilinin sahte olarak yapıldığı iddia edilen bu işlemde herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/45 Esas 2010/693 Karar sayılı ceza dosyasında özel belgede sahtecilik suçundan ..., Burhan Hikmet Ağaoğlu, Mustafa Alaybeyoğlu hakkında hapis cezası verildiği ve kararın kesinleştiği, ceza dosyası münderecatı, verilen karar ve hükme esas alınan bilirkişi raporundan, davalı yanca ileri sürülen nama yazılı hisse senedi devrinde kullanılan imzanın davacı eli ürünü olmadığı, hisse senedi devrine ilişkin belgelerin sahte olduğu, bu durumda geçerli bir pay senedi devrinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı ..."nun davalı ... Entegre Ağaç San. ve Tic. A.Ş."ne ait 3.tertip C grubu, 60358 seri numaralı, nama yazılı hisse senedi ile hisse sahibi olduğunun tespitine, davalı ... adına olan kaydın iptali ile 3. tertip C grubu, 60358 seri numaralı, nama yazılı hisse senedinin davacı ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
    Karar aleyhine, davalı şirket ve ... vekilleri ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
    Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; ceza dosyasına konu olan belgenin davacı adına kayıtlı Çamsan A.Ş"ye ait 3. tertip C gurubu 60358 seri numaralı nama yazılı hisse senedinin kendi adına devrini ilişkin belgede sahtelik yaptığı, davacıya ait hisse senetlerini kendi adına davalı şirketin pay defterine kayıt ettirdiği, davalı şirketin de gerekli incelemeyi yapmadan sahte belge ile davacı hisselerini devir alan davalıyı şirket pay defterine hissedar olarak kayıt etmek suretiyle kusurlu hareket ettiği gerekçesiyle, davalıların istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
    Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin ayrı ayrı temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 13/05/2019 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.


    KARŞI OY

    1-HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince kararın gerekçesinde hata edilmiş ise ve bu husus yönünden yargılama yapılmasını gerektirmiyorsa Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak doğru gerekçeyle yeniden hüküm kurulması gerekir.
    Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi kararında davalı ...Ş."nin dava konusu olayda niçin sorumlu olduğuna ilişkin hiçbir gerekçeye yer verilmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise istinaf incelemesi sonucu davalı şirketin olaydan niçin sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin gerekçeye yer verdiği halde, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırarak yeniden hüküm kurmak yerine, HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan ret kararı vermiştir. Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre bu husus münhasıran bozma sebebi olarak kabul edilmektedir. (Bkz. Dairemizin 29.04.2019 T. 2018/1570 - 2019/3225; 29.04.2019 T. 2018/1612 E -2019/3226 sayılı kararları), bu sebeple kararın öncelikle usul yönünden bozulması gerektiği düşüncesindeyim.
    2- Anonim şirketlerde nama yazılı hisse senetlerinin devirleri TTK. 490. maddesi uyarınca ciro + teslim ile geçmekte olup TTK 499. maddesi uyarınca pay devrine dair ciro içeren pay senedi aslının ibrazı halinde şirket görünüşte usulüne uygun pay devrini pay defterine kaydetmekle mükellef olup, pay devri geçersiz imzaya dayalı olsa bile, şirketin bu hukuka aykırılığı bildiği veya bilmesi gerektiği ispat edilmeden ve bu hususta kayıtların düzeltilmesi için şirkete başvurulmadan tek başına pay defterine kayıt nedeniyle şirketin sorumlu tutulmasını doğru bulmadığımdan, kararın esas yönünden de bozulması düşüncesinde olduğumdan, kararın onanmasına dair Dairemiz çoğunluk görüşüne katılmıyorum.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi