13. Hukuk Dairesi 2016/18094 E. , 2019/8900 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; davalı ile 2007 yılında ... hizmetleri protokolü imzaladığını, bu protokolde belirtilen ... uygulama tebliği, genelge ve SGK başkanlığınca belirtilen usul ve esaslara göre, sunduğu ... hizmetlerine ilişkin tetkik ve tedavi faturalarının, davalı kurum tarafından süresi içerisinde inceleme yapılmadığından, tüm tutarın avans olarak kendisine ödendiğini, daha sonrasında davalı kurumca örnekleme yöntemi kullanılarak avans olarak verilen tutardan kesintiler yapılarak fazladan verilmiş avans üzerinden faiz kesintilerinin yapıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı kurumun 2008-2011 yıllarında tedavi faturaları üzerinden faiz adı altında yaptığı kesintilerden şimdilik 10.000,00 TL sinin fatura tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; sözleşmenin 4.6 ncı maddesinde, sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan ... hizmetleri sunucusuna yapılan yersiz ödemelerin, ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ... hizmetleri sunucusunun kurumda tahakkuk etmiş alacağından mahsup edileceğinin belirtildiğini, davacının haksız olarak açtığı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, açılan davanın kabulü ile; 3.281.553,30 TL alacağın; 37.804,06 TL kısmına 30/03/2010 tarihinden, 32.032,73TL kısmına 14/07/2010 tarihinden, 36.039,00 TL kısmına 22/04/2010 tarihinden, 619.208,71TL kısmına 23/11/2010 tarihinden, 53.159,22 TL kısmına 19/04/2010 tarihinden, 89.840,60TL kısmına 12/05/2010 tarihinden, 37.343,39TL kısmına 19/04/2010 tarihinden, 108.486,87TL kısmına 12/05/2010 tarihinden, 129.807,51 TL kısmına 21/05/2010 tarihinden, 36.893,53TL kısmına 09/03/2010 tarihinden, 60.607,22TL kısmına 18/02/2010 tarihinden, 39.553,80TL kısmına 01/04/2010 tarihinden, 43.249,63TL kısmına 18/05/2010 tarihinden, 32.031,34TL kısmına 28/06/2010 tarihinden, 27.131,81TL kısmına 17/09/2010 tarihinden, 103.005,99 TL kısmına 20/01/2011 tarihinden, 80.172,26TL kısmına 29/03/2011 tarihinden, 95.654,40TL kısmına 19/04/2011 tarihinden, 107.355,47TL kısmına 27/06/2011 tarihinden, 193.345,05TL kısmına 09/09/2011 tarihinden, 115.177,58TL kısmına 24/08/2011 tarihinden, 112.820,79TL kısmına 06/09/2011 tarihinden, 93.328,51TL kısmına 26/08/2011 tarihinden, 56.580,69TL kısmına 22/09/2011 tarihinden, 54.002,59 TL kısmına 21/10/2011 tarihinden, 29.743,41TL kısmına 01/11/2011 tarihinden, 81.153,52TL kısmına 22/11/2011 tarihinden, 52.190,40TL kısmına 10/01/2012 tarihinden, 54.061,00TL kısmına 30/12/2011 tarihinden, 63.829,06TL kısmına 22/03/2012 tarihinden, 35.758,38 TL kısmına 14/02/2012 tarihinden, 54.512,99 TL kısmına 25/01/2012 tarihinden, 54.991,62TL kısmına 20/04/2012 tarihinden, 148.059,19TL kısmına 30/03/2012 tarihinden, 90.524,54TL kısmına 20/04/2012 tarihinden, 98.634,97TL kısmına 14/05/2012 tarihinden, 54.517,20TL kısmına 04/06/2012 tarihinden, 68.944,27TL kısmına 25/06/2012 tarihinden İşleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK"nun 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK"nun 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK"nun 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu olması gerekir.
Somut olayda, kısa kararın verildiği duruşma tutanağında, “açılan davanın kabulü ile; 3.281.553,30 TL alacağın; 37.804,06 TL kısmına 30/03/2010 tarihinden, 32.032,73, TL kısmına 14/07/2010 tarihinden, 36.039,00 TL kısmına 22/04/2010 tarihinden, 619.208,71 TL kısmına 23/11/2010 tarihinden, 53.159,22 TL kısmına 19/04/2010 tarihinden, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde karar verildiği belirtilmiş ve hüküm böylece tefhim edilmiş olmasına rağmen, gerekçeli kararda, “açılan davanın kabulü ile; 3.281.553,30 TL alacağın; 37.804,06 TL kısmına 30/03/2010 tarihinden, 32.032,73, TL kısmına 14/07/2010 tarihinden, 36.039,00 TL kısmına 22/04/2010 tarihinden, 619.208,71 TL kısmına 23/11/2010 tarihinden, 53.159,22 TL kısmına 19/04/2010 tarihinden, 89.840,60 TL kısmına 12/05/2010 tarihinden, 37.343,39 TL kısmına 19/04/2010 tarihinden, 108.486,87 TL kısmına 12/05/2010 tarihinden, 129.807,51 TL kısmına 21/05/2010 tarihinden, 36.893,53 TL kısmına 09/03/2010 tarihinden, 60.607,22 TL kısmına 18/02/2010 tarihinden, 39.553,80 TL kısmına 01/04/2010 tarihinden, 43.249,63 TL kısmına 18/05/2010 tarihinden, 32.031,34 TL kısmına 28/06/2010 tarihinden, 27.131,81 TL kısmına 17/09/2010 tarihinden, 103.005,99 TL kısmına 20/01/2011 tarihinden, 80.172,26 TL kısmına 29/03/2011 tarihinden, 95.654,40 TL kısmına 19/04/2011 tarihinden, 107.355,47 TL kısmına 27/06/2011 tarihinden, 193.345,05 TL kısmına 09/09/2011 tarihinden, 115.177,58 TL kısmına 24/08/2011 tarihinden, 112.820,79 TL kısmına 06/09/2011 tarihinden, 93.328,51 TL kısmına 26/08/2011 tarihinden, 56.580,69 TL kısmına 22/09/2011 tarihinden, 54.002,59 TL kısmına 21/10/2011 tarihinden, 29.743,41 TL kısmına 01/11/2011 tarihinden, 81.153,52 TL kısmına 22/11/2011 tarihinden, 52.190,40 TL kısmına 10/01/2012 tarihinden, 54.061,00 TL kısmına 30/12/2011 tarihinden, 63.829,06 TL kısmına 22/03/2012 tarihinden, 35.758,38 TL kısmına 14/02/2012 tarihinden, 54.512,99 TL kısmına 25/01/2012 tarihinden, 54.991,62 TL kısmına 20/04/2012 tarihinden, 148.059,19 TL kısmına 30/03/2012 tarihinden, 90.524,54 TL kısmına 20/04/2012 tarihinden, 98.634,97 TL kısmına 14/05/2012 tarihinden, 54.517,20 TL kısmına 04/06/2012 tarihinden, 68.944,27 TL kısmına 25/06/2012 tarihinden İşleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulduğu, böylelikle kısa kararda tahsiline karar verilen alacağın bir kısmına faiz işletilmesine karar verilmişken, gerekçeli kararda tamamına faiz işletilmesine yönelik hüküm kurulması suretiyle duruşma tutanağına geçirilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında aykırılık yaratıldığı anlaşılmıştır. Bu husus, az yukarıda açıklanan kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm fıkrasının birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırı olup mahkemece, 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi, kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar ve hüküm fıkrası arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması gereklidir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no"lu bentde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (2) no"lu bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde şimdilik yer olmadığına, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.