Esas No: 2021/8833
Karar No: 2022/5631
Karar Tarihi: 13.06.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/8833 Esas 2022/5631 Karar Sayılı İlamı
8. Hukuk Dairesi 2021/8833 E. , 2022/5631 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup Yargıtay bozma ilamında özetle; "2/B çakıştırması ile bölgede 3402 sayılı Kanun'un ek 4 maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu çakıştırmasının yeterli olmadığı ve her iki çalışmanın birbiri ile çakışmıyorsa taşınmazın 2/B kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, taşınmazın ek 4 maddesine göre yapılan çalışmanın dışında ancak 2/B sınırı içinde kalması ve bu alanın davacının kullanımında olduğunun anlaşılması halinde dava konusu yerin 2/B vasfında olduğunun ve davacının kullanımında olduğunun tespitine karar verilmesi, ek 4 maddesine göre yapılan çalışmanın sınırı doğru ve taşınmazın 2/B sınırı dışında kaldığının anlaşılması halinde ise davanın reddine karar verilmesi’’ gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile 26.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 54,84 metrekarelik bölümün 2/B vasfında olduğunun ve kullanıcısının davacı olduğunun tespitine karar verilmiş hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiştir. Şöyle ki; mahkemece bozma kararı sonrası aldırılan orman ve harita bilirkişisi raporunda dava konusu A bölümünün 2/B sınırları dışında ve orman sınırları içinde olduğu belirtilmesine rağmen keşfe katılmayan orman ve harita bilirkişisinden dosya üzerinden aldırılan rapora göre A bölümünün 2/B sınırları içerisinde kaldığı belirtilmiş ve mahkemece bu çelişki giderilmeden karar verilmiştir.Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
O halde mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için, öncelikle kesinleşmiş orman tahdit ve 2/B tutanakları, haritaları, bu haritaların tesisine esas ölçü krokisi, ölçü ve hesap çizelgeleri getirtilmeli, bundan sonra Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda bir uzman orman mühendisi, üç kişilik harita mühendisi bilirkişiden oluşacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, uzman bilirkişi kurulu eliyle, 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi gereğince yapılan orman sınır düzeltme çalışmasının, kesinleşmiş orman kadastrosu ve 2/B çalışması tutanak ve haritalarına uygun olarak yapılıp yapılmadığı araştırılmalı; kesinleşmiş orman kadastrosu, varsa aplikasyon ve 2/B haritaları ile Ek 4. madde gereğince düzeltilen 2/B kullanım kadastrosu sınırlarına ilişkin paftalar, ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek değişik açı ve uzaklıklarda olan, en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktası görülecek biçimde dava konusu taşınmazın ve komşu taşınmazların konumları işaretlenmeli; orman kadastro haritasındaki sınır noktaları, aplikasyon haritasındaki sınır noktaları ve Ek-4 çalışmasıyla düzeltilen orman sınır noktaları, kadastro paftası üzerinde ayrı renkli kalemlerle çizilmek suretiyle bilirkişilerden denetime elverişli rapor ve harita alınarak 2/B parseli sınırı ile EK-4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sınırının çakışıp çakışmadığı; çakışmıyorsa, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin 2/B sahası içinde kalıp kalmadığı kesin ve denetime elverişli şekilde saptanmalıdır. Yapılacak inceleme ve araştırma sonunda, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin Ek-4. madde uyarınca yapılan düzeltme sınırının dışında ancak kullanım kadastrosuna tâbi olan 2/B sahasının içinde olduğunu ve davacının kullanımında olduğu anlaşılması halinde, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin 2/B niteliğiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunun ve kullanıcısının davacı olduğunun tespitine; Ek-4. madde uyarınca oluşturulan sınır hattının doğru olduğu ve çekişmeli taşınmaz bölümlerinin 2/B sahası dışında kaldığının anlaşılması halinde ise davanın reddine karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 13.06.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.