10. Hukuk Dairesi 2015/10243 E. , 2015/12664 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabülüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı taraf vekillerinin, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 6552 sayılı Kanunun 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.
6552 sayılı Kanun ile ilgili olarak öncesinde... sunulan hükümet teklifinde, söz konusu düzenleme 54. madde olarak yer almış, izleyen 55. maddede “5521 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.” denildikten sonra “7 nci maddeye bu Kanunla eklenen dördüncü fıkra hükmü, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalarda da uygulanır.” hükmü Geçici 3. madde olarak öngörülmüş, ancak yasalaşma aşamasında anılan Geçici madde çıkarılıp 6552 sayılı Kanunda bu türden düzenlemeye yer verilmemiştir.
Diğer taraftan, 5521 sayılı Kanunun 15. maddesinde, bu Kanunda açıklık bulunmayan durumlarda Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 66. maddesinde, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı
bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği, 447/2. maddesinde, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı, 448. maddesinde, bu Kanun hükümlerinin, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanacağı açıklanmıştır.
Şu durumda, hizmet tespiti davalarında Kurumun feri müdahilliğine ilişkin hükmün geçmişe yürütüleceği yönündeki düzenlemenin kanun koyucu tarafından benimsenmemiş olması, ayrıca ve özellikle yukarıda değinilen 448. madde kapsamında, Kurum bakımından taraf oluşumu gerçekleştiğinden tamamlanmamış işlemden söz edilemeyeceğinin de belirgin bulunması karşısında 5521 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkranın 11.09.2014 tarihinden önce açılan davalarda uygulanamayacağı açıktır.
Yargılama giderleri davada haksız çıkan, yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilmelidir. (HMK m.326/1) Eğer davayı kazanan taraf davayı bir vekil aracılığı ile takip etmişse haksız çıkan (davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekalet ücreti ödemeye de mahkum edilir. Davada haksız çıkan tarafta birden fazla kişi varsa mahkeme yargılama harç ve giderlerini davadaki ilgilerine göre bu dava arkadaşları arasında paylaştırılmalıdır. (HMK 326/2) Eldeki davada da; davalılar ... Başkanlığı ve ... kısmen haksız çıkmış olduğuna göre, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin ve yargılama giderinin her iki davalıdan birlikte tahsili gerekirken, Mahkemece, hükümde davalı ... Başkanlığı fer"i müdahil olarak benimsenip, yargılama gideri ve yargılama giderlerinden olan avukatlık ücretinin davalı işveren olan ..."e yükletilmesi ve ...lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:1-Hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin (2) nolu bendinin tamamen silinerek, yerine "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ..."ne göre belirlenen 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" sözlerinin yazılmasına,
2-Hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin (3) nolu bendinin tamamen silinerek, yerine "Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden ..."ne göre belirlenen 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine" sözlerinin yazılmasına,
3-Hüküm fıkrasının (4) nolu bendinde yer alan "..."a 6552 sayılı yasa ile fer"i müdahil sayıldığından ... nın lehine ve aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirinin yasa gereği yer olmadığına," sözlerinin tamamen silinerek hükümden çıkarılmasına,
4-Hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin (7) nolu bendinin tamamen silinerek, yerine, (6) nolu bend olacak şekilde "Davacı tarafça dosyada yapılan 414,9 TL yargılama giderinin hesap ve takdir edilen 70.60 TL"sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına" ifadesinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.06.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.