(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/18106 E. , 2012/3487 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı bankanın ... şubesinde ...... numaralı hesaplarının bulunduğunu, 14/07/2008 tarihinde bilgisi dışında müvekkiline ait hesaplardan internet aracılığı ile 36 ayrı işlem ile toplam 2.499,98 TL miktarında kontör aktarımı gerçekleştirildiğini,yapılan bu işlemden banka yetkililerinin bir gün sonra kendisini araması ile haberdar olduğunu ve 15/07/2008 tarihli dilekçe ile ... Cumhuriyet Başsavcılığı"na şikayette bulunduğunu, şikayetinin 2008/12531 sayılı dosya üzerinden araştırıldığını,davalı bankanın yapılan işlemlerin güvenliğini sağlamak ve denetimini sıkı bir şekilde gerçekleştirmekte gösterdiği zaafiyet nedeniyle zarara uğradığını, bu zarardan gerekli tedbirleri almayan bankanın sorumlu olduğunu, bu nedenle banka aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü"nün 2009/1385 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir..
Mahkemece,davanın kabulü ile,davalı borçlunun ... 2. İcra Müdürlüğünün 2009/1385 sayılı dosyasındaki takibe itirazının iptaline karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, kredi kartının, hukuka aykırı olarak üçüncü kişiler tarafından kullanılması nedeniyle harcamalardan sorumlu olmadığını ileri sürmüş, davalı ise, kredi kartına ilişkin bilgi ve şifrelerin saklanması ve korunmasında gerekli özenin gösterilmediğini belirterek, yapılan harcamalardan davacının sorumlu olması gerektiğini savunmuştur. Davacıya ait kredi kartı ile 12.07.2008 tarihinde 36 ayrı işlem ile toplam 2.499,98 TL miktarında kontör aktarımı gerçekleştirildiği,bir gün sonra banka tarafından davacıya bilgi verildiği,davacı tarafından belirtilen miktarın değişik tarihlerde ödendiği dosya kapsamı ile sabittir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için, 5464 sayılı “Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu”nun, konu ile ilgili hükümlerinin incelenmesinde;
“Kart Hamillerinin Yükümlülükleri” başlıklı 15. maddesinde, “Kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fizikî varlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir.”
“Bildirim Zorunluluğu” başlıklı, 16. maddesinde, “Kart hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şekilde korumak ve başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır.”
“Kartın Haksız Kullanımı ve Sigortalanması” başlıklı 12. maddesinde ise, “Kartın ya da 16 ncı maddede belirtilen bilgilerin kaybolması veya çalınması halinde kart hamili, yapacağı bildirimden önceki yirmi dört saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zararlardan yüzelli Yeni Türk Lirası ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Hukuka aykırı kullanımın, hamilin ağır ihmaline veya kastına dayanması veya bildirimin yapılmaması hallerinde bu sınır uygulanmaz.” hükümleri bulunmaktadır.“Bilgilendirme ve Sistemin Güvenliğinin Sağlanması” başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasında ise, “Üye işyerleri, 20 nci madde uyarınca harcama belgesi düzenlenmeksizin çeşitli iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla işlem yapılmasına olanak sağlamak üzere kuracakları sistemlerin güvenli bir şekilde çalışmasını temin etmekle yükümlüdür.”
Yine taraflar arasındaki kredi kartı sözleşmesinin, “Alternatif Dağıtım Kanalları Kapsamında Verilen Hizmetler” başlıklı 21.. maddesinde de, kart,kart numarası ve şifrelerin,kart hamili dışındaki kişiler tarafından kullanılmasının yasak olduğu,bunların her ne şekil ve surette olursa olsun başkaları tarafından kullanılmasında doğacak her türlü hukuki,mali ve cezai sorumluluğun kart hamiline ait olduğu belirtilmiştir.
Davacının kişisel bilgi ve şifreleri kullanılmak suretiyle üçüncü kişi veya kişiler tarafından davacıya ait kredi kartının 12.07.2008 tarihinde internet yolu ile haksız kullanımı nedeniyle zarar oluştuğundan olayın gerçekleşmesinde davanının da kusurunun olduğunun kabulü gerekir.Doğan zararın oluşmasında ve artmasında, tarafların müterafik kusur durumununun bilirkişilerden ek rapor alınmak veya yeni bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle taraf ve yargı denetimine uygun şekilde belirlenip, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 21.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.