Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/8355
Karar No: 2012/3430

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2011/8355 Esas 2012/3430 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2011/8355 E.  ,  2012/3430 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar ve davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR
    Davacılar, Maliye Hazinesine karşı açmış oldukları asıl davada, ... 6894 ada 5 parselde bulunan taşınmazın B blok 5 no’lu bağımsız bölümünü 10/02/1994 tarihinde tapu maliki olan ...’dan satın aldıklarını, davalı Hazine tarafından ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/168 esas 2006/527 karar sayılı dosyası üzerinden açılan dava sonunda söz konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, tapu sicilinin yanlış ve hatalı tutulmasından ötürü zarara uğradığını, Türk Medeni Kanununun 1007. maddesine göre devletin tapu kayıtlarının doğru tutulmaması sonucunda meydana gelecek tüm zararlardan kusursuz olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek, taşınmazın belirlenecek rayiç değeri neticesinde ortaya çıkacak değere ilişkin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle, uğramış olduğu zararlara karşılık şimdilik 20.000 TL’nin 10/02/1994 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ...’a karşı açmış olduğu birleşen 2009/121 esas 2009/219 karar sayılı davada da, aynı nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 7,500 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Asıl davanın davalısı Maliye Hazinesi ve birleşen davanın davalısı ... davanın reddini dilemişlerdir.
    2011/8355-2012/3430
    Mahkemece, “alınan bilirkişi raporu gereğince davacının, taşınmazı satın alırken ödemiş olduğu 385.000.000 TL’nin, denkleştirici adalete göre dava tarihinde ulaştığı alım gücü karşılığı olan 212.615,20 TL’yi davalı ...’dan haksız zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceği ancak adı geçen davalıya karşı birleşen davada fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 7.500 TL için dava açıldığı, bu nedenle davanın bu miktar üzerinden birleşen dava için kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalı hazine aleyhine açılan davada ise, her ne kadar hazine tapu sicilinin tutulmasından ötürü kusursuz sorumluluk ilkesine göre sorumlu ise de, davacının birleşen dava dosyasında bayiine karşı açmış olduğu davada zararının karşılandığı” belirtilerek, hazineye karşı açılan asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, 7.500 TL’nin 4.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davlı ...’dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacılar ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...’ın temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-Davacıların temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Sorumluluk” kenar başlığını taşıyan 1007. maddesinde; “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder.” hükmünü içermektedir. Söz konusu bu hükmümle düzenlenen kusursuz sorumluluk gereğince, tapu siciline bağlı çıkarların ve ayni hakların yanlış tescili sonucu değişmesi yada yitirilmesi ile bu haklardan yoksun kalınması nedeniyle, sicillerin doğru tutulmasını üstlenen ve taahhüt eden Devlet, gerçeğe aykırı ve dayanaksız kayıtlardan doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Dava konusu olayda, davacıların, davalı ...’dan satın aldıkları bağımsız bölümün, öncesinde orman olduğu gerekçesi ile kesinleşen mahkeme kararıyla tapu kaydının iptal edildiği anlaşılmaktadır. Davacıların satın aldıkları taşınmazın öncesinin orman olduğuna ilişkin tapu kaydında herhangi bir şerhin bulunmamasına rağmen, dava konusu taşınmaza ilişkin Devlet tarafından gerçeğe aykırı olarak tapu kaydı oluşturularak özel mülkiyete konu olabileceği tekeffül edildiğine göre, Türk Medeni Kanununun 1007.maddesi gereğince davalı Hazine’nin davacılara kaşı sorumlu olduğunun kabulü gerekir. (Bkz. aynı doğrultuda HGK’nun T.18.11.2009, E.2009/4-383 K.2009/517; HGK’nun T.15.12.2010, E.2010/13-618 K.2010/668 sayılı kararları) Öte 2011/8355-2012/3430
    yandan, davacılar dava konusu taşınmazı, davalı ...’dan satın almış olup, adı geçen davalı da, akdi ilişki gereğince davacılara karşı sorumludur. Nitekim mahkemece de, her iki davalının da davacılara karşı sorumlu olduğu kabul edilmişse de, “davacıların akidi olan ...’a karşı açmış oldukları davada zararlarının karşılandığı” belirtilerek, hazineye karşı açılan asıl davanın reddine karar verilmiştir. Oysa her iki davalı da davacılara karşı sorumlu olduğundan mahkemece her iki dava yönünden de taleple bağlı kalınarak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hüküm kurulması gerekirken, Hazineye karşı açılan davanın yazılı şekilde reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    2-Bilirkişi raporunun ibraz edilmesinden sonra davacılar 9.12.2010 tarihli son celsede davayı ıslah etmek istediklerini belirtmiş olmalarına rağmen, mahkemece “davanın karar aşamasında olduğundan bahisle” davacıların ıslah için süre talepleri reddedilmiştir. Kural olarak tahkikat bitinceye kadar davanın ıslahı mümkün olup, mahkemece davacılara bu yöndeki talepleriyle ilgili mehil verilerek, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, davanın ıslahı için davacılara süre verilmemiş olması da, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    SONUÇ : 1. bent gereğince davalı ...’ın temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 234,45 TL kalan harcın davalı ..."dan alınmasına, 21.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi