(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/3357 E. , 2012/3260 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki (Tüketicinin açtığı) devre tatil sözleşmesinden kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 27.03.2010 tarihinde 6.850 TL peşin, kalan borç için 24 adet bono vermek suretiyle devre tatil sözleşmesi imzaladığını, yeterince düşünüp bilgi sahibi olması engellendiğinden eve geldikten sonra düşündüğünde ödeme planının ağırlığı ve diğer olumsuz koşullar nedeniyle sözleşmeden caymak istediğini ve bu durumu davalı şirkete bildirdiğini,davalı tarafın caymayı kabul etmediğini ve senetleri de icra takibine koyacaklarını belirttiklerini, kendisine cayma bildirim belgesi verilmediğini, bu nedenle de cayma hakkının geçtiğini düşünerek senet bedellerini ödediğini ancak ödeme gücünün olmadığını belirterek sözleşmenin iptaline, ödediği 6.850 TL’nin faiziyle davalıdan tahsiline, henüz ödenmeyen bonoların ise iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin tatil yapılacak tesislerde yapıldığı, davacının tesisi görmeden sözleşeme yapıldığını ileri süremeyeceği, cayma hakkından yararlanamayacağı, davacının süresinde cayma hakkını kullanmadığı, tatil bedelinin büyük kısmını ödemek suretiyle sözleşmeyi benimsediği, ödeme planının ağırlığının fesih için gerekçe olamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş;
Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Devre tatil sözleşmeleri BK"nın 19/1 maddesine dayanılarak sözleşme özgürlüğü prensibi içerisinde yapılan sözleşmelerdir. Bu sözleşme BK"nın da düzenlenen sözleşme tiplerinden olmayıp atipik sözleşmelerdir. Atipik sözleşmelerin devre tatil sözleşmeleriyle ilgili olanları ise yasanın tanımladığı değişik akit tiplerini kapsadığından ( hizmet, kira, vekalet, satış gibi ) karma sözleşmeler olarak tanımlanmaktadır. Taraflar arasında yukarıda açıklanan tanıma uygun olarak 27.03.2010 tarihinde sözleşme yapıldığı, tarafların iddia ve savunmaları ile ibraz edilen belgeler gözetildiğinde bu sözleşmenin kapıdan satış niteliğinde olduğu ve kullanım başlangıcının ise belirli bir tarih kararlaştırılmadan dönem olarak (21.11-28.11 dönemi olarak) kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 1. maddesinde kanunun amacının ekonominin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak tüketicinin ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek olduğu anlaşılmaktadır. Tüketici Kanununda yer alan hükümler buyurucu nitelikte hükümler olup, tarafların sözleşme serbestisi ilkeleri çerçevesinde imzalayacakları sözleşmelerin yasanın bu buyurucu hükümlerine aykırı olmaması gerekir. Taraflar arasında yapılan devre tatil sözleşmesi yasanın tanımını yaptığı 8. ve 9. maddelerinde belirlenen kapıdan satış niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Kapıdan satışlar işyeri, fuar, panayır gibi satış mekanları dışında önceden mütabakat olmaksızın yapılan tecrübe ve muayene koşullu satışlar olarak tanımlandıktan sonra, aynı yasa maddesinde bu tür satışlarda tüketicinin 7 günlük tecrübe ve muayene süresi sonuna kadar malı kabul veya hiçbir gerekçe göstermeden reddetmekte serbest olduğu vurgulanmıştır. Burada üzerinde durulması gereken konu bu tür satışlarda yasanın 8/2. maddesinde kararlaştırılan cayma hakkının ne zaman başlayacağı yönü üzerinde durmak gerekir. Az yukarıda açıklandığı gibi satışın tecrübe ve muayene koşullu olduğu açık ve belirgin bulunduğuna göre, cayma süresinin malın teslimi ile sözleşmenin aynı tarihte yapılması durumunda sözleşmenin düzenlendiği tarihten, malın tüketiciye teslimi sözleşmenin imzalandığı tarihten sonra ise, malın teslim tarihinden, mesafeli satışlar da malın tüketiciye ulaştığı tarihten, hizmet edimlerinde ise hizmet ediminin tüketiciye ifa edildiği anda işlemeye başlayacağının kabulü gerekir. BK"nın 219-221 maddelerinde tecrübe ve muayene şartlı satım alıcının malı tecrübe ve malı muayene edip tasvip etmesi irade şartına bağlı olarak yapılan satım olarak
2012/3357-3260
tanımlanmıştır. 4077 sayılı kanunun 8. maddesinde düzenlenen satışlar ise BK"nın anlamında tecrübe ve muayene şartıyla satışlardan olup burada sözleşmeden dönme hiçbir objektif koşula bağlanmamış, tamamen tüketicinin iradesine bırakılmıştır. Sözleşmenin taraflarca imzalanması ile cayılıp cayılmayacağının bildirilmesi arasındaki sürede sözleşme henüz hükümlerini doğurmaz. Sözleşmenin hükümleri bu aşamada askıda olup, tüketici bu süre içinde caymazsa sözleşme başladığından itibaren hükümlerini doğurur, cayması halinde başlangıcından itibaren hüküm doğurmaz.
Somut olayda taraflar arasındaki devre tatil satış sözleşmesi 27.03.2010 tarihli olmakla beraber kullanım başlangıcı belirtilmiş değildir. Ne var ki sözleşmenin Devre tatile konu tesis ve ünite başlık 4. Bölümünün tesis ve fiili durumu başlıklı maddesinde tesisin halen devam etmekte olduğu belirtilmiştir. Yani yapılması öngörülen tesis sözleşmenin imzalanması zamanında mevcut değildir.Davacı hizmetten yararlanmamış, mal ve hizmeti tecrübe ve muayene imkanı verilmemiştir. Dosya kapsamından tesislerin tamamlanarak faaliyete geçip geçmediği, davacının tatil hakkını kullanıp kullanmadığı da anlaşılamamaktadır. O halde mahkemece bu konuda araştırma ve inceleme yapılarak tesislerin tamamlanıp davacının tatil hakkını kullanıp kullanmadığı belirlenmeli, cayma hakkının mal ve hizmetin tecrübe ve muayene edilmesinden sonra başlayacağı gözönünde tutularak sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 17.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.