
Esas No: 2021/4142
Karar No: 2022/6010
Karar Tarihi: 21.06.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/4142 Esas 2022/6010 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen Uygulama Kadastrosuna İtiraz davasında, çekişmeli taşınmaz bölümünün kamulaştırma işlemine tabi tutulan özel mülk olduğu ve on yıl geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Daha sonra yapılan temyiz başvurusu sonucunda Yargıtay, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen on yıllık hak düşürücü sürenin, özel mülke konu olabilecek taşınmazlar yönüyle uygulanacağına hükmetmiştir. Bu nedenle mahkemece davadaki hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Kanun maddeleri: 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi, 5841 sayılı Kanun'un 2. maddesi, 5841 sayılı Kanun'un 3. maddesi, Yargıtay ilamını tebliğ edildikten sonra 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceği HUMK'un 440/I maddesi.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Uygulama Kadastrosuna İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından “Dosya kapsamından çekişmeli taşınmaz bölümünün aktif kullanılan yol olmadığı, kamulaştırma işlemine tabi tutulan özel mülk olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde kadastro tespit tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı düzenlenmiştir. 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde öngörülen süre hak düşürücü süre olup kamu düzeni ile ilgilidir ve Mahkemece davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekli olumsuz dava şartlarındandır. 14 Mart 2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına “Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır.” cümlesi ve aynı Kanun'un 3. maddesi ile de 3402 sayılı Kanun'a “Bu Kanun'un 12'nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindeki geçici 10. madde eklenmiştir. Ancak anılan Yasa Anayasa Mahkemesi'nin 12.05.2011 tarihli ve 2009/31 Esas, 2011/77 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş ve daha sonra karar Resmi Gazete'de yayımlanarak iptal hükmü yürürlüğe girmiştir. İptal kararının gerekçesinde "Anayasa'nın 43. ve 169. maddelerinde temel bir değer olarak çevrenin korunması ve herkesin çevreden eşit şekilde yararlanması hakkını güvence altına almak amacıyla kıyıların ve ormanların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu belirtilerek bu alanlarda özel mülkiyet yasaklanmıştır. Bu nedenle belli bir sürenin geçmesiyle söz konusu alanlarda özel mülkiyet edinilmesi olanaklı değildir." denilmek suretiyle kıyı kenar çizgisi ve orman iddiası ile açılan davalarda on yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla kamu malları (kıyı kenar çizgisi ve orman iddiası gibi) dışında kalan yani özel mülke konu olabilecek taşınmazlar yönüyle on yıllık hak düşürücü süre uygulanacaktır. Dairemizin uygulamayla kararlılık kazanmış görüşü de bu yöndedir.
Hal böyle olunca; mahkemece hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açılmış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. ” denmekle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
21.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.