Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/2726
Karar No: 2022/5951
Karar Tarihi: 21.06.2022

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2726 Esas 2022/5951 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı Vakıfın eski yönetim kurulu üyeleri olan davalılara ait itirazın iptali davasında mahkeme, davalıların sorumlu olmadığına hükmetti. Ancak, yapılan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı ve mahkemenin eksik incelemeye dayalı bir karar verdiği belirtildi. Dava dosyasına göre, dava dışı bir şirkete yapılan ödemelerin hizmet karşılığı olduğu ve usulsüzlük bulunmadığı belirtilmiştir. Ancak, Vakıflar Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca, vakıf yöneticilerinin vakfın amacına ve mevzuata uymak zorunda olduğu, yoksa sorumlu tutulabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle, mahkeme kararı bozularak, söz konusu ödemelere ilişkin faaliyet belgeleri, cari hesap ve banka hareketleri incelenerek, Vakfın zarara uğratılıp uğratılmadığına ilişkin bir denetim raporu alınması istenmiştir. Kararda, Vakıflar Kanunu'nun 10. maddesi detaylı bir şekilde açıklanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2022/2726 E.  ,  2022/5951 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali

    Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalıların davacı Vakfın eski yönetim kurulu üyeleri olduğunu, davalılar aleyhine Vakıflar Genel Müdürlüğünün 7201 sayılı denetim raporunun 10. maddesi gereğince 04.03.2013 tarihinde ... 8. İcra Müdürlüğünün 2013/3358 sayılı dosyasında 118.000,00 TL asıl alacak, 48.968,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 166.968,38 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalılar vekilinin itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, davalıların haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına ve davalıların %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar vekili ise davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "bilirkişi raporunda, dava dışı ... firmasına yapılan ödemelerin 2006 yılından itibaren temditlerle sürdüğü, anılan şirket ile yapılan sözleşmelere uygun olarak alınan hizmetlerin bedeli olarak kesilen faturaların ödenmesinde hizmetin alınmış olması sebebiyle usulsüzlük bulunmadığı, davalıların görev ve yetkilerinin dışına çıkarak yaptığı harcama olmadığı kanaatinin bildirildiği; bilirkişi raporunun delillerle uyumlu olduğu, vakfın zarara uğratılmadığı, usulsüz harcamada bulunulmadığı, ödemeler karşılığında hizmet alınmış olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı Vakıf ile dava dışı ... Tanıtım ve Yayıncılık A.Ş. adlı şirket arasında 30.12.2005 tarihinde 6 ay süreli olarak vakfın tanıtımı, halkla ilişkiler ve danışmanlık konulu sözleşme yapıldığı, takip eden dönemlerde sözleşmenin yenilenerek devam ettirildiği, sözkonusu sözleşmenin 4-c maddesinde dava dışı şirketin sözleşme gereği yürüteceği çalışmalar için aylık faaliyet raporlarını her ay sonunda düzenleyerek davacı Vakfa teslim edeceği, 4-g maddesinde de davacı Vakfın sözleşme kapsamındaki hizmetler için dava dışı şirkete aylık 10.000 YTL+KDV ödeyeceği, faturanın hizmet edilen ayın son günü düzenleneceği ve takip eden ayın 15'inde ödemenin yapılacağının düzenlendiği, eldeki davada uyuşmazlık konusunun 01.01.2008-06.08.2008 arası dönemde davacı ... Vakfının yönetim kurulu üyeleri olarak görev yapan davalıların 2008 yılı içinde dava dışı şirkete yapılan toplam 118.000,00TL tutarındaki ödemelerden dolayı sorumlu olup olmadığının tespitinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
    Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, itiraz edilen borcun kaynağı vakıf yöneticilerinin sorumluluğundan doğmaktadır.
    5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 10. maddesinde, vakıf yöneticilerinin vakfın amacına ve ürürlükteki mevzuata uymak zorunda olduğu, bu zorunluluğa uymayanlar ile; vakfın amacı doğrultusunda faaliyette bulunmayan, vakfın mallarını ve gelirlerini amaçlarına uygun olarak kullanmayan, ağır ihmal ve kasıtlı fiilleriyle vakfı zarara uğratan, denetim Makamınca tespit edilen noksanlık ve yanlışlıkları verilen süre içerisinde tamamlamayan, düzeltmeyen veya aykırı işlemlere devam eden, medeni hakları kullanma ehliyetini kaybeden veya görevini sürekli olarak yapmasına engel teşkil edecek hastalığa veya maluliyete yakalanan, vakıf yöneticilerinin, meclisin vereceği karara dayalı olarak Denetim Makamının başvurusu üzerine vakfın yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesince görevlerinden alınacağı, vakıf yönetiminde yer alan kişiler ile vakıf çalışanları kusurlu fiilleri nedeniyle vakfa verdikleri zararlardan sorumlu olduğu düzenlenmiştir.
    Somut olaya gelince, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, hüküm eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğu gibi, kabulün aksine hükme esas alınan bilirkişi raporu dosya kapsamı ile uyumlu değildir.
    Şöyle ki; davacı Vakfın teftiş makamı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından denetlenmesi sonucunda düzenlenen ve eldeki davanın açılmasına sebep teşkil eden 16.09.2013 tarihli, 7201 sayılı raporun sonuç kısmının 5. bendinde; davacı Vakıfça 2008 yılı içinde dava dışı MEDYAS Yayıncılık ve Tanıtım Hiz. ...ye her ay düzenli ödemelerin yapıldığı, bu ödemelerin toplam tutarının 118.000,00 TL olduğu, firmanın yaptığı faaliyetlerle ilgili fatura haricinde bilgi ve belge bulunmadığı, konu dava dışı firmadan sorulduğunda yapılan çalışmaların davacı Vakfa her ay raporlandığının bildirildiği ancak buna ilişkin herhangi bir rapor ibraz edilmediği, dava dışı şirketçe sunulan diğer belgelerden de davacı Vakfa hizmet verildiğine dair kanaat edinilemediği, yapılan ödemelerin mesnetsiz olduğu ve tazmininin gerektiği bildirilmesine karşın, Mahkemece raporda ileri sürülen iddialar araştırılmamış, sözleşme gereği Vakfa sunulması gereken faaliyet raporları getirtilmemiş, davanın reddi için dava dışı şirketin davacı Vakfa kesmiş olduğu ve dosya içinde örnekleri bulunan faturalar yeterli görülmüştür.
    Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, dava konusu hesap dönemini içeren "muavin defter raporuna" yer verilmiş, raporun hemen altına, "Belgede yer alan işlemler 01.01.2008-29.07.2008 tarihleri arasında Medyas şirketine 11.800,00 TL tutarlı 10 ayrı fatura karşılığı toplam 118.000,00 TL ödendiğini göstermektedir." açıklaması eklenmiştir. Oysa "muavin defter raporu" incelendiğinde, bilirkişilerin tespitinden farklı olarak, raporda 03.01.2008, 01.02.2008, 01.03.2008, 01.04.2008, 01.05.2008, 02.06.2008, 03.07.2008 tarihli olmak üzere 11.800,00 TL tutarlı 7 ayrı faturaya karşılık 11.800,00 TL tutarlı 10 ayrı ödeme fişinin mevcut olduğu, aradaki farkın 01.01.2008 tarihli "Açılış Fişi Gereği" açıklamalı işlem ile 11.800,00 TL, 04.03.2008 tarihli "MEDYA S YAYINCILIK EFT İADE" açıklamalı işlem ile 11.800,00 TL, 18.03.2008 tarihli "SEHVEN YANLIŞ YATAN İADE" açıklamalı işlem ile 11.724,07 TL, 20.03.2018 tarihli "YANLIŞ HS A YATAN PARANIN İA" açıklamalı işlem ile 75,93 TL'nin dava dışı şirket lehine alacak kaydedilmesinden ileri geldiği anlaşılmıştır.
    Öte yandan, davacı Vakıf ile dava dışı şirket arasındaki sözleşme gereği düzenlenmesi gereken faaliyet raporlarının temini için dosya Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince ve Dairemizce geri çevrilmiş; Mahkemece sözkonusu raporlar dava dışı şirketten sorulmuş, dava dışı şirketin Mahkemeye verdiği 20.03.2017 ve 17.09.2020 tarihli cevabi yazılarda, dava dışı şirket ile davacı Vakıf arasındaki danışmanlık sözleşmesinin 2008 yılının Mart ayında sonlandırıldığı, 2008 yılına ait son faaliyetlerin Ocak ve Şubat aylarına ilişkin olduğu belirtilmiş, yazı ekine Ocak 2006-Şubat 2008 dönemi "Gazi Üniversitesi Basın Analizi" başlıklı rapor eklenmiştir.
    Buna göre, Mahkemece, alanında uzman yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, dava dışı şirket ile davacı Vakıf arasındaki sözleşmenin başlangıç tarihinden itibaren sözleşmeye konu hizmetlere ilişkin faaliyet belgelerinin, cari hesap ve banka hareketlerinin getirtilmesi, dava dışı şirket lehine alacak kaydedilen 01.01.2008 tarihli ve 11.800,00 TL, 04.03.2008 tarihli 11.800,00 TL, 18.03.2008 tarihli 11.724,07 TL ve 20.03.2018 tarihli 75,93 TL tutarlı işlemlerin kayıt sebebinin ve yerinde olup olmadıklarının belirlenmesi, dava dışı şirketin 20.03.2017 ve 17.09.2020 tarihli yazılarındaki dava dışı şirket ile davacı Vakıf arasındaki sözleşmenin sona erdirildiğine ve şubat 2008 sonrası Vakfa verilen herhangi bir hizmetin bulunmadığına dair beyanı da dikkate alınarak, davacı Vakfın zarara uğratılıp uğratılmadığına ilişkin denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi