16. Hukuk Dairesi 2016/15120 E. , 2020/4269 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ...,... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 53.051,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz bölümünün kadastro sırasında taşlık vasfıyla tescil harici bırakıldığı anlaşıldığı halde, bu yerin imar-ihya suretiyle elde edilip edilmediği, bu şekilde elde edilmiş ise imar-ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıl süre ile ekonomik amaca uygun kullanım olup olmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmamış, 3 kişilik ziraatçı bilirkişi kurulundan, taşınmaz bölümünün öncesinin ne olduğunu, bu bölüm üzerinde imar-ihya işlemi yapılıp yapılmadığını, yapılmış ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını ve kullanım durumunu kesin olarak belirleyen bilimsel verilere dayalı gerekçeli rapor alınmamış, taşınmaz bölümü üzerinde yer alan ağaçların yaşları ve sayısı yönünden denetime elverişsiz ziraat bilirkişi raporuna itibar edilmiş, bir arazinin niteliğini ve kullanım durumunu en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde, mahkemece 1985 ve 1999 uçuş yıllarına ait hava fotoğrafları üzerinde jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine inceleme yaptırılmış, imar ve ihyanın en erken ne zaman başladığının ve dava tarihi göz önüne alındığında, ne zaman tamamlandığının belirlenebilmesi için, bilirkişi incelemesine esas alınan ve yukarıda sözü edilen hava fotoğraflarının yeterli olmadığı anlaşılmasına rağmen, 1985 yılına ait hava fotoğrafları ile 1999 yılına ait hava fotoğrafının çekildiği tarihler arasındaki dönemde uçuş yapılıp yapılmadığı açıkça sorularak, var ise bu hava fotoğrafları getirtilmek suretiyle jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmaz bölümünü gösteren 1985 yılı ile 1999 yılları arasındaki dönemi kapsayacak şekilde temin edilecek stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Müdürlüğünden getirtilip dosya arasına konulmalı; dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, konu edilip edilmediği, konu edilmiş ise imar ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; teknik bilirkişiden, keşfi takibe ve denetlemeye elverişli şekilde krokili rapor alınmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmaz bölümünün toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, üzerindeki bitki örtüsünü, imar-ihyaya konu olabilecek yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içeren, üzerinde yer alan ağaçların cinsi, yaşları ve sayısının açıkça belirlendiği, taşınmaz bölümünün değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir, önceki ziraat bilirkişi raporunu irdeleyen, somut verilere ve bilimsel esaslara dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden dosya içeriğinde mevcut hava fotoğrafları ile yukarıda sözü edilen tarihleri kapsayacak şekilde temin edilecek hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmaz bölümünün sınırlarını ve niteliğini, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; bu suretle dava tarihine kadar 3402 sayılı Yasa’nın 14 ve 17. maddesinde öngörülen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, davacı adına tesciline karar verilen ve teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü, rapor içeriğinde zeminde birbiri ile bütünlük arz etmeyen iki ayrı bölüm olarak gösterildiği halde, bu husus üzerinde durulmaksızın infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması da isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.