22. Hukuk Dairesi 2016/13323 E. , 2019/11008 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Davalı ... Şirketi Temyizi Yönünden;
Bir kısım işçilik alacaklarının ödetilmesi istemi ile açılan davada mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, davalı vekili 14.01.2019 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden feragat etmiş olup, vekaletnamesinde temyizden feragat yetkisinin bulunduğu da anlaşıldığından; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 432/4. maddesi uyarınca davalının ...Tük. Mal. Nak. San Tic. Ltd. Şti temyiz isteminin REDDİNE, nisbi temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
2-Davalı ... Temyizi Yönünden;
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işveren ..."ün yanında 1988 yılında servis elemanı olarak çalışmaya başladığını akabinde ..."ün kurucu ortak olarak yer aldığı ... Day. Tük. Mal. Nakl. San. Ve Tic. Ltd. Şti bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, davalı firma tarafından iş akdinin haksız olarak sonlandırıldığını, müvekkilinin normal çalışma sürelerinin üzerinde çalıştığını ancak karşılığının ödenmediğini, müvekkilinin asgari ücretin iki katı miktarında ücret almasına rağmen sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığını, müvekkilinin genel tatillerde, ulusal ve dini bayramlarda da çalıştığını, yıllık izinlerini kullanamadığını, belirterek kıdem tazminatı, fazla çalışma alacağı, genel tatil alacağı, hafta tatili alacağı ve yıllık izin alacağının davalılardan alınarak kendisine verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, açılan davaya karşı husumet itirazında bulunduklarını, davacının işvereninin müvekkili olmadığını, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacının işvereni olan ... Day. Tic. Ltd. Şti ne verdiği ibraname ile tüm hak ve alacaklarını aldığını, tüm hak ve alacaklarının banka hesabına veya bordro ile yine anılan şirket tarafından davacıya ödendiğini, davacının hiçbir dönem ve aşamada fazla çalışmasının, genel tatil çalışmasının ve hafta tatili çalışmasının olmadığını, davacıya ödenmesi gereken yasal ücret alacakları, kıdem tazminatının eksiksiz olarak ödendiğini, yıllık izinlerini kullandığını, davacının hiç bir hak ve alacağının kalmadığını beyan ederek davanın müvekkili açısından reddini talep etmiştir.
Davalı ... ... Tic. Ltd. Şti vekili, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacının müvekkili şirkette 15/11/2006 tarihinde işe başladığını ve bu çalışmasının 31/05/2010 tarihine kadar sürdüğünü, davacının fazla çalışma yapmadığını yapmış olsa dahi bordro ile kendisine ödendiğini, davacının yıllık izinlerini kullandığını, hafta tatili ve genel tatillerde çalışması karşılığında ücretinin ödendiğini beyan ederek açılan davanın müvekkili şirket açısından reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında davacının aldığı ücret konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanun"un 323. maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
Somut olayda;davacı asgari ücretin iki katı ücret aldığını iddia etmiş, davacı tanığı ... 2009 yılının ekim ayına kadar davalı iş yerinde çalıştığını , davacı ile birlikte çalıştıkları süre içinde davacının son maaşının 400,00 TL olduğunu beyan etmiş, davalı tanıklarından ... ise davacının asgari ücretle çalıştığını beyan etmiş, diğer tanıklar ise ücrete ilişkin bir beyanda bulunmamışlardır. Mahkemece yapılan emsal ücret araştırması sonucu Ticaret odasının cevabı yazısında davacının emsali işçinin asgari ücretin iki buçuk katı kadar ücret alabileceği belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının iddiası ile bağlı kalınarak ücret asgari ücretin iki katı olduğu kabulü ile lacaklar hesaplanmıştır. Ancak davacının kendi tanığı davacının 2009 yılı ekim ayında 400 tl ücret aldığını beyan etmiş olup bu beyanın ücretin tespitinde dikkate alınmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 16.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.