10. Hukuk Dairesi 2015/1884 E. , 2015/12260 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davalı işverene ait işyerinde 16.10.1995 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu 01.10.2008 gelire girme tarihi itibarıyla %51 oranında, kontrol kaydı sonucu 21.10.2010 tarihinden itibaren azalma ile %36 oranında sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir (%51 orana göre 117.173,02 TL"lik ilk peşin değerli gelir) ile. yapılan ödemelerin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece. Dairemizin 07.11.2013 günlü bozma ilamına uyulduğu halde, bozmanın gereği yerine getirilıneksizin. yapılan gereçek zarar hesabı doğrultusunda ve gerçek zarar miktarıyla sınırlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Dairemizin 07.11.2013 günlü bozma ilamında da "Peşin değer, gelecekte ödenecek gelirlerin, yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanan tutarını ifade etmekte olup, Kurum iş kazası ya da meslek hastalığı ile malullük sonucu sigortalılara ve bunların ölümü halinde hak sahiplerine yaptığı her türlü ödemelerle bağlamış bulunduğu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerini, zarara sebep olan işveren ya da üçüncü kişilere rucu etmektedir.
Sürekli işgöremezlik derecesindeki düşmeye bağlı olarak değişime uğrayan gelir, yüksek işgöremezlik oranı nedeniyle bağlanmış olan başlangıçtaki gelir olup; gelir hesabındaki unsurlardan biri olan işgöremezlik oranındaki düşme karşısında,başlangıçtaki gelirin,değişen işgöremezlik oranına uyarlanması zorunluluğu bulunmaktadır.
Bu durumda, peşin sermaye değerli gelirin başladığı tarih itibariyle düşen işgöremezlik oranına göre belirlenmesi zorunlu olup; başlangıçtaki yüksek işgöremezlik oranı nedeniyle fazladan (yüksek işgöremezlik oranı ile düşen işgöremezlik oranı arasındaki fark işgöremezlik nedeniyle) ödenen fark gelirlerin, yeni oran üzerinden belirlenmiş olan peşin sermaye değerli gelire ilavesi gereği bulunmaktadır.
Şu halde, sigortalının sürekli iş göremezlik durumuna girdiği 01.10.2008 tarihi itibarıyla %36 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden saptanacak ilk peşin sermaye değerli gelir miktarına, 01.10.2008-21.10.2010 tarihleri arası fark iş göremezlik (%5I- %36 = %I5) oranı nedeniyle fazladan yapılan ödeme miktarı ilave edilmek suretiyle gelirin ilk peşin sermaye değeri belirlenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gereği" belirtidiği halde, davaya konu iş kazasının, 5510 sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihi öncesine ait olması nedeniyle davanın yasal dayanağının 506 sayılı Yasanın 26"ıncı madde hükmü olduğu gözetilmeksizin, yapılan gerçek zarar-ilk peşin değer karşılıaştırınası sonucuna göre karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
Şu halde, yapılması gereken iş; davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasının 26"ıncı madde hükmü uyarınca; Dairemizin 07.11.2013 günlü bozma ilamı çerçevesinde, sürekli iş göremezlik derecesindeki azalmanın ilk peşin değerli gelire etkisi usulünce araştırılarak varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Dairemizin bozma kararı sonrası kurumca gönderilen 14.04.2014 gün ve 5658739 sayılı yazasında, anılan sürekli iş göremezlik derecesindeki bu azalmanın ilk peşin değerli gelirde bir artma veya azalmaya neden olmadığı bildirilmiş ise de, konuya ilişkin 506 sayılı Yasanın sürekli iş göremezlik gelirinin hesaplanmasını düzenleyen 506 sayılı Yasanın 20"inci ve aylıkların alt sınırını düzenleyen aynı yasanın 96"ıncı madde hükümleri ve Dairemiz bozma kararındaki ilkeler de gözetilerek konusunda uzman bilirkişiden usulünce alınacak hesap raporuyla, uyuşmazlığa konu sürekli iş göremezlik derecesindeki bu azalmanın, ilk peşin değerli gelirde bir farklılığa meydan verip vermediği belirlenmeli ve böylece varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verlimesi gerekirken inceleme ve araştırma ile yazılı biçimde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildil.