Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/3616
Karar No: 2015/12236
Karar Tarihi: 18.06.2015

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2015/3616 Esas 2015/12236 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2015/3616 E.  ,  2015/12236 K.

    "İçtihat Metni"


    Mahkemesi :İş Mahkemesi
    Dava, Alman Rant Sigortasına sigortasına giriş tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olduğunun ve yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile ödenmemiş aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili, aksine Kurum işleminin iptali, istemine ilişkindir.

    Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Davacı vekili, davacının yurtdışında geçen 15/06/1987 ile 15/01/2002 tarihleri arasındaki döneme ilişkin hizmetlerinin 5225 gününü 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlandığını ve 18/12/2013 tarihinde Kuruma müracaat ederek yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu, ancak davalı kurumca sigortalılık süresi borçlanılan gün kadar geriye götürülerek sigorta başlangıcının 19/04/1999 tarihi kabul edilmesi suretiyle, yasal şartları oluşmadığından tahsis talebinin reddedildiğini, bu nedenle kurum işleminin iptali ile, davacının sigorta başlangıç tarihinin 15/06/1987 tarihi olduğunun ve 01/01/2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile 01/01/2014 tarihinden itibaren ödenmemiş aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
    1-)Mahkemece davaya konu yapılan ev kadınlığı süresinin ...sigortası kapsamında olup olmadığı ve davacının ... sigortasına tabi çalışmalarının bulunup bulunmadığı araştırılmadan sigorta başlangıcına hükmedilmesi hatalıdır.
    Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresini düzenleyen 5510 sayılı Yasanın 38’inci madde hükmü; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcını; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı ... Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20’nci maddesi
    ./....
    kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edileceğini; kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresinin, 18 yaşının ikmal edildiği tarihte başlamış olacağını, bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayısı hesabına dahil edileceğini öngörürken, Uluslararası sosyal güvenlik sözleşme hükümlerinin saklı bulunduğu ifade edilmiştir.
    Yurtdışında bulunan Türk vatandaşlarının yurtdışında geçen sürelerinin sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesini düzenleyen 3201 sayılı Yasanın “Süre Tespiti ve Sigortalılığın Başlangıcı” başlıklı 5.maddesinin 3.fıkrasında yurtdışında geçen sürelerini borçlananlardan Türkiye’de herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin, sigortalılıklarının başlangıç tarihinin, borçlarının tamamını ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye gidilmek suretiyle belirleneceğini düzenlenmiştir.
    Öte yandan, Anayasamızın 90/son maddesi uyarınca, yöntemince yürürlüğe konulmuş Uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde olduğu gibi, normlar hiyerarşisi yönünden uluslararası sözleşme kurallarına uygulamada yasal güç tanınmakta ve bu kuralların uygulanma önceliği de haiz bulunmaktadır.
    10.04.1965 tarihli resmi gazetede yayımlanarak 01.11.1965 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren ...arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin uzun vadeli sigorta kollarından olan “Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları(aylıkları)” başlıklı beşinci bölümde düzenlenen konuya ilişkin Ek Sözleşmenin 29’uncu maddesi “... Mercii için aşağıdaki hususlar geçerlidir:

    (4) Bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce bir Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, ...girişi, Türk Sigortasına giriş olarak kabul edilir. ..” hükmünü öngörmüştür.
    Anılan Uluslararası sözleşme hükmü ile, sözleşme hükmünün düzenlendiği bölüm birlikte değerlendirildiğinde; bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, sözleşme hükmü kapsamında, malüllük, yaşlılık ve ölüm Sigortalarından ... sigortasına girmiş bulunması halinde, ... giriş tarihinin, Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edilmesi gerekecektir.
    Somut olayda, davaya konu yapılan ve ... da giriş olduğu iddia edilen 15.06.1987 tarihinin “Ev kadınlığı süresi” olduğunun anlaşılması karşısında, anılan ev kadınlığı süresinin, yukarıda bahsedilen Uluslararası sözleşme hükmü kapsamında, uzun vadeli sigorta kollarından olan malüllük, yaşlılık ve ölüm Sigortalarından ... sigortasına giriş niteliğinde bir sigortalılık süresi olup olmadığının usulünce araştırılması gerekir. Kuşkusuz, ev kadınlığı süresinin... giriş niteliğinde bulunmaması ve başkaca... sigortasına giriş niteliğinde bir başlangıcın da bulunmaması halinde sigorta başlangıcı, 3201 sayılı Yasanın 5’inci madde hükmü çerçevesinde belirlenmesi gerekecektir.
    Şu halde yapılması gereken iş; yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, davacının ... tabi çalışmalarını gösterir TR-4 belgesi davalı Kurumdan celp edilmeli ve yöntemince yapılacak araştırma ile, ev kadınlığı süresinin, uzun vadeli
    ../....
    sigorta kollarından olan malüllük, yaşlılık ve ölüm Sigortalarından... sigortasına giriş niteliğinde bir sigortalılık süresi olup olmadığı veya ... Sözleşmesi"nin sigorta başlangıcına dair yukarıdaki sözleşme hükmünün uygulanmasını gerektirecek nitelikte başkaca ... sigortasına girişi bulunup bulunmadığı, açıkça belirlenmelidir.
    Davacının ... sigortasına tabi bir çalışmasının bulunmadığının anlaşılması halinde, davacının sigorta başlangıcına ilişkin talebi 3201 Sayılı Yasanın 5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca irdelenerek, tahsis talebi de buna göre değerlendirilmelidir.
    2-)3201 sayılı Kanunun “aylık tahsisi ve aylığın başlama tarihi” başlıklı 6. maddesinde; "A-Bu kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için;
    a)Yurda kesin dönülmüş olması,
    b)Tahakkuk ettirilen döviz borcunun tamamının ödenmiş olması;
    c)Döviz borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması şarttır.
    Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere ilgili sosyal güvenlik kurumu kanunu hükümlerine göre bağlanır...” şeklindeki düzenleme ile 3201 sayılı Kanunun aylık bağlanması için “kesin dönüş” koşulunu aramakla birlikte bu konuda açıklayıcı bir bilgi de içermemektedir.
    Hukuk Genel Kurulu’nun 1997/10-588-857, 1998/10-645 1999-237 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, yurda kesin dönüş yapmaktan söz edebilmek için yurt dışında çalışan Türk Vatandaşlarının çalışma hayatına yönelik tüm ilişkilerini gerek çalıştığı işyerleri ve gerekse ilgili olduğu tüm sosyal güvenlik kuruluşları yönünden sona erdirerek yerleşmek ve sosyal güvenliklerini de burada sağlamak üzere anavatana dönüş yapmaları gerekir. Başka bir anlatımla, yurt dışındaki işçi sıfatıyla, çalışma hayatıyla ilgili tüm bağlarını ve ilişkilerini bitirmeden (...) yurtdışındaki... kuruluşlarına prim ödeyerek geçici sürelerle yurda giriş yapmak “kesin dönüş” yapıldığı anlamını taşımaz. Keza yurt dışında çalışmamak da her zaman kesin dönüşe delalet olmaz. Giderek kişi çalışmayabilir ama sosyal güvenlik yardımı almak için ... kuruluşuna prim ödemeyi yeterli görerek yurda kesin dönüş yapmayabilir.
    Bu konuda çıkarılan, 06.11.2008 tarih 27046 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinde de “kesin dönüş; Aylık tahsis talebinde bulunanların yurtdışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu” ifade edeceği öngörülmüştür. Yurtdışında sosyal sigortadan faydalanmak için prim ödeme, kişinin yurt dışında oturduğuna ve yurda kesin dönüş yapmadığına göstergedir.
    Yukarıdaki bilgiler ışığı altında, mahkemece davacının TR-4 belgesi Kurumdan celp edilerek, davacının ... Sigortasına tabi çalışmaları bulunuyor ise bu çalışmaların sona erip ermediği, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alıp almadığı, araştırılmadan, eksik araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi