Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/10349
Karar No: 2022/6165
Karar Tarihi: 27.06.2022

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/10349 Esas 2022/6165 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2021/10349 E.  ,  2022/6165 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
    DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil Olmadığı Takdirde Tazminat
    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasında ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı Hazine vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı Hazine vekili ve davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Dava konusu; ... İli Balçova İlçesi ... Mahallesi, 198 ada 1114 parsel 1049 m2 198 ada 1116 parsel 256 m2 orman vasfındaki taşınmazlar 22.05.2009 tarihinde kişi kimlik bilgilerinin düzeltilmesi yoluyla tam hisse ile ... adına, aynı yer 198 ada 1035 parsel 770,43 m2 ve 198 ada 1144 parsel 126,98 m2 Devlet Ormanı vasfındaki taşınmazlar belirli bir kısmı orman yada 2/A veya 2/ B alanı içerisinde kalan taşınmazın ifrazı yoluyla 30.07.2010 tarihinde tam hisse ile ... adına, aynı yer 198 ada 1128 parsel 2249,77 m2 tarla vasfındaki taşınmaz 06.07.2010 tarihinde tesis kadastrosu yoluyla tam hisse ile ... adına kayıtlı olup dava konusu 1128 parselin tapu kaydında ayrıca 6831 sayılı Kanun'un 2/ B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış olduğu ve kullanıcısı ve üzerindeki zeytin ağaçlarının sahibinin 4 hisse ile ... evlatları ..., ... ..., ... ... ve ... olduğu şerhi bulunmaktadır.
    Davacılar vekili; ... ...’un ... İli Balçova İlçesi ... mevkii 198 ada 106 parsel 8961 m2lik taşınmazın maliki olduğunu vefatı ile geriye davacıların kaldığını, taşınmazın 3161 m2lik kısmının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığından bahisle ... Kadastro Mahkemesinin 1991/43 Esas sayılı dosyasında Devlet Ormanı olarak Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu kısmın tapuda 198 ada 1035 parsel olarak kaydedildiğini, sonrasında Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası neticesinde ... 13. Asliye Hukuk Mahkemeinin 2002/442 Esas sayılı dosyasında davacılar adına olan 5727 m2 lik 198 ada 106 parselin 4 parçaya bölündüğünü, orman olarak Hazine adına tesciline karar verilen 1049 m2 1114 parsel , 256 m2 1116 parsel olarak, orman vasfını yitirdiğinden bahisle 2/B kapsamında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan 1114 m2 lik kısmın ise 1115 parsel olarak , bu kısımlardan murise kalan 3308 m2 lik kısmın ise 1113 parsel olarak tescil edildiğini, 3161 m2 lik kısım olan 198 ada 1035 parselin ise ifraz işlemine tabi tutularak üç parçaya bölündüğünü, orman vasfıyla 770,43 m2 1035 parsel ve 126,98 m2 1144 parsel olarak, tarla vasfıyla (2/b arazisi) 2263,59 m2nin ise 1145 parsel olarak Hazine adına tescil edildiğini, daha sonra bu kısmın da terkin ve yeni tesis kadastrosu ile 2249,77 m2 1128 parsel olarak 2/b kapsamında tarla vasfıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, bu taşınmazlardan 198 ada 1115 parsel ve 1128 parsellerin 2/b kapsamında orman sınırları dışına çıkarıldığından davacıların 25.09.2013 tarihli dilekçe ile 6292 sayılı Kanun'un 7. madesi kapsamında 198 ada 1035 , 1128 ve 1144 parsellerin iadesi için başvuruda bulunulduğunu, Milli Emlakça 198 ada 1128 parselin 05.11.2013 tarihli 359 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliği ile “orman vasfıyla tapuda adına tescil ve daha sonra Hazine adına orman sınırları çıkarılan veya doğrudan” ibaresinin kaldırıldığından bahisle iade kapsamında değerlendirilemeyeceğinin bildirildiğini, davacıların murisine ait 198 ada 106 parselin tamamının iadesi gerektiğini, başvurunun 25.09.2013 tarihinde yapıldığını, Milli Emlak Genel Tebliğinin ise 05.11.2013 tarihinde yürürlüğe girdiğini, yapılan başvuru ile sadece 198 ada 1115 parselin iadesine karar verildiğini, 198 ada 106 parselden bölünerek oluşturulan diğer taşınmazlar yönünden iade kararı verilmediği gibi tazminat da ödenmediğini, bu nedenlerle 6292 sayılı Kanun'un 7/1 a-b, 7/4 maddeleri gereğince mülkiyeti davacılara ait olan ancak ... adına tapuya tescilli bulunan 198 ada 1114, 1116, 1035, 1144 ve 1128 parsellerin tapularının iptali ile ... ... mirasçıları olan davacılar adına mirasçılık payları oranında adlarına tescilini mümkün olmadığı takdirde bedelinin tespiti ile dava tarihinden itibaren faizi ile tazminini talep etmiştir.
    Mahkemece; dava konusu ..., Balçova, 198 ada, 1114, 1116, 1035 ve 1144 parseller yönünden davacıların tapu iptal ve tescil taleplerinin ve tazminat taleplerinin reddine, dava konusu ..., Balçova, 198 ada, 1128 parsel yönünden davanın kabulü ile davalıya ait tapu kaydının iptali ile muris ... ...'a ait ... 18. Noterliğinin 17.05.2013 tarihli ve 9353 yevmiye nolu veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş olup Mahkeme hükmüne karşı davalı Hazine vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekilinin karara yönelik istinaf itirazlarının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bu kez davalı Hazine vekili ve davacılar vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
    Dava; 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince iadeye tabi taşınmazların tapularının iptal ve tescili olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
    1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre dava konusu 198 ada 1114, 1116, 1144 ve 1035 parsellere ilişkin taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının ONANMASINA,
    2. Dava konusu 1128 parsele gelince; 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un "2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar " başlıklı 7. maddesinde; " (1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde;
    a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.
    b) Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtları geçerli kabul edilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adına tescil edilenler ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya da akdî haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerden taşınmazlarına karşılık daha önce yer verilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz.
    c) Bu fıkra kapsamında kalan taşınmazların kullanıcılarının kayıt maliklerinden farklı kişiler olmaları ve kayıt maliklerinin bu fıkradan yararlanmak istemeleri hâlinde, kullanıcılar bu Kanunda belirtilen şartları taşısalar dahi doğrudan satış hakkından yararlanamazlar.
    (2) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan orman sınırı dışına çıkartılacak yerlerde bulunan ve Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulması gereken taşınmazların tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmaz ve bunlar hakkında dava açılmaz.
    (3) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adına tescilli olan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerin hakları bu süre sonunda sona erer, bu kişiler idareden başkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve dava açamazlar. Bu taşınmazlardan Hazine adına tescilli olanlar idarece satış dâhil genel hükümlere göre değerlendirilir.
    (4) Bu maddeye göre ilgililerine iade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğu iddiasıyla Orman Genel Müdürlüğünce açılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen, fiilen orman niteliğinde olan veya bu nedenle dava açılması gereken, ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan, özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken veya Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ilgililerine iade edilmez. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen ve ilgililerince itiraz ve dava konusu edilmeksizin kabul edilen rayiç bedelleri ödenebilir veya rayiç bedellerine uygun taşınmazlar verilebilir.” düzenlemesi bulunmaktadır.
    Yukarıda izah edilen 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, idareye geniş takdir yetkisinin tanındığı görülmektedir. Zira, idarece iade başvurusu yerinde görülerek taşınmaz iade edilebileceği gibi onun yerine rayiç bedelini ödeyebileceği veya rayiç bedeline uygun başka taşınmaz verebileceği hatta idarenin kanunda belirtilen gerekçelerle taşınmazı iade etmeyebileceği anlaşılmaktadır.
    Bu noktada kısaca idari eylem ve idari işlemi tanımlamak gerekirse; idari eylem, kamu idare ve kurumlarının kamu görevine ilişkin, idare hukuku kural ve gereklerine göre yaptığı olumlu veya olumsuz davranış ve fiillerden ibarettir. İdari işlem ise, idari kanunlara dayanılarak yapılan muamelelerdir. İdarenin eylem ve işlemleri, onun kamu hukuku alanındaki kamu gücünü (kamu otoritesini) kullanarak, idare hukuku kural ve gerekleri uyarınca yaptığı faaliyetlerin, hukuki ve maddi hayattaki görünümleridir.
    Somut olayda davacılar ... ... ve diğerleri dava dilekçelerinde, kökte 198 ada 106 parsel olup daha sonra mahkeme kararlarıyla yapılan ifrazlar neticesinde dava konusu 198 ada 1114, 1116, 1144,1035 ve 1128 parsel sayılı taşınmazlara dönüşen taşınmazın murisleri ... ... adına kayıtlı iken hükmen Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek dava konusu 1128 parselin 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılmış olması nedeni ile bedelsiz iadeye ilişkin 6292 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında Hazine adına olan tapusunun iptalini davacıların miras payları oranında davacılar adına tescilini olmadığı takdirde ise tazminat ödenmesini talep etmektedir. Dolayısıyla, eldeki davanın hukuki dayanağı ve sebebi 6292 sayılı Kanun’un 7. maddesindeki bedelsiz iade müessesesidir. Nitekim davacılar, dava dilekçesinde dava öncesinde bu istemle idareye başvurduğunu ancak sonuç alamadığını dile getirmektedir.
    Konuya ilişkin olarak yukarıda değinilen kanun hükümleri ve davacıların eldeki davadaki talebi ile bunun dayanağı birlikte irdelendiğinde; dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak iade şartlarını taşıyıp taşımadığı, idareye başvurup başvurmadığı hususlarının saptanması ve sonrasında dayanak tapunun 7/1-a ve b bentlerinde belirtilen nitelikleri taşıyıp taşımadığı, tapu kaydı belirtilen nitelikleri taşısa bile, taşınmazın bedelsiz iade edilebilecek nitelikte olup olmadığı, taşınmazın yerine rayiç bedelin ödenmesi ya da rayiç bedele uygun taşınmaz verilip verilmeyeceği yönünden ayrıca bir belirleme yapılması şeklindeki faaliyetlerin birer idari işlem olduğunun kabulü gerekmektedir. Davacı tapu iptali ve tescil isteminde bulunsa da maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek ... aittir (6100 s.lı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava davacılar lehine henüz sicile yansıtılmamış olan mülkiyet hakkının doğmuş olması nedeniyle, tapu iptali ile tescil niteliğinde olmayıp zaten mevcut olan ve tapu sicilinde kayıtlı olan dayanak tapu kaydı uyarınca bedelsiz iadeye ilişkin idari işlemlerin icrasına yöneliktir. Dolayısıyla işin esasının da idare hukuku ilkelerine göre incelemeye uygun olduğu; davanın kökeninde, çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastro vs. gibi hukuki ilişkinin bulunmadığı görülmektedir.
    Bu durumda, açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2. birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtildiği üzere; “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları” ve “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/820 Esas, 2019/117 Karar ve 28.05.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/309 Karar sayılı kararları da bu doğrultudadır.
    Hal böyle olunca; davacıların ilk talebi olan tapu iptal ve tescil talebi bakımından davanın az yukarıda açıklanan gerekçelerle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda 2. bentte belirtilen nedenlerle, davacılar vekilinin ve davalı Hazine vekilinin 198 ada 1128 parsele ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 23.05.2019 tarihli ve 2018/1097 Esas, 2019/556 Karar sayılı kararının bu parsele ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kısmının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı Hazine vekilinin dava konusu 198 ada 1114 , 1116 , 1144 ve 1035 parsellere ilişkin temyiz itirazlarının ise reddi ile Bölge Adliye Mahkemesinin bu parsellere ilişkin esastan ret kararının ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 27.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi