10. Hukuk Dairesi 2015/9614 E. , 2015/12176 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan madde hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır, aksi durumda ise hak düşürücü sürenin kesinti tarihleri dikkate alınarak her bir dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekecektir.
Eldeki davada, davalı işveren ile davacı arasında 1991-1996 yılları arasındaki dönem yönünden akdedilen sözleşmelerin zincirleme şekilde yapıldığı anlaşılmakla, davacının çalışmalarının 1991-1996 yılları arasında blok çalışma olarak değerlendirileceği ve çalışma dönemleri arasında kesinti gerçekleşmediği anlaşılmış olup, davacının Kuruma bildirimlerinin başladığı 18.11.1991-31.05.1996 tarihleri arasındaki dönemlere ilişkin hükümler yönünden dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Davalı Kurum vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Kuruma bildirim yapılmayan ve yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda hak düşürücü süreyi kesecek nitelikte belge bulunmayan 14.11.1991-17.11.1991 tarihleri arası dönem yönünden ise, çalışmanın sona erdiği tarihi takip eden yıl başından dava tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde bu dönem yönünden de kabul kararı verilmesi, davacının istemine göre istem hüküm altına alınmış olacağından kısmen kabule göre, kendini vekille temsil ettiren Kurum lehine vekalet ücretine, kabul ve red oranına göre yargılama giderine hükmedilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: 1- Hükmün ilk satırındaki “kabulü” ile sözcüğünün önüne “kısmen” sözcüğünün eklenmesine,
2- Hükmün birinci bendinin tamamen silinerek, yerine, “1-Davacının davalı kurumda işlem gören davalı işverene ait 1290 sicil nolu işyerinde;
-18.11.1991-31.05.1992
-01.08.1992-31.05.1993
-28.07.1993-24.11.1993
-29.07.1994-01.11.1994
-01.06.1995-31.05.1996 tarihleri arası asgari ücretli, aralıksız, tam gün çalıştığının tespiti ile bu tarihler arasında ... ya bildirilmeyen çalışma sürelerinin 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı süreleri olarak tespitine, 14.11.1991-17.11.1991 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise davanın Hak Düşürücü Süre Yönünden Reddine,” cümlesinin yazılmasına,
3- Hükmün yargılama giderine ilişkin beşinci bendinde yer alan “yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,” sözcüklerinin silinerek yerine, “yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 720,00 TL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına,” sözcüklerinin yazılmasına,
4- Hükmün davacı lehine vekalet ücretine ilişkin altıncı bendinin sonuna “davalılardan Kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden 1.500,00 TL maktu vekalet
ücretinin de davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.