11. Ceza Dairesi 2016/7943 E. , 2019/1168 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
... Gıda Temizlik Sanayi ve Limited Şirketi"nin müdürü olan sanık ..."un 2009 ve 2010 yıllarında, 12.01.2011 tarihindeki hisse devri sonrasında müdür atanan sanık ..."nun ise 2011 yılında sahte fatura düzenlediklerinin iddia ve kabul olunduğu davada; sanık ..."un, “Benim şirkette kaldığım sürece sahte fatura düzenlemedim sahte fatura satışı yapmadım fakat ... isimli bir şahsa vekalet vermiştim, ...satışın yapılıp yapılmadığını ve ödemelerin ne şekilde yapıldığını ... bilir.” demesi; sanık ... ise, “Teyzemin oğlu olan ... beni arkadaşları olan ... ve ...ile tanıştırdı, kendilerinin sabıkaları olduğu için şirket açamadıklarını, benim üzerime şirket yapacaklarını ve bana çalışmadığım takdirde maaş bağlayacaklarını söylediler, benden vekalet istediler, bende ... isimli kişiye vekalet verdim, ..., ... ile Paşa"nın şirketi kötüye kullanacaklarını duymuş, ... de gelip bana söyledi, bende Antakya"ya gelip 4. Noterde vekaleti iptal ettim, benim şirketin işleyişi ile ilgim ve bilgim yoktur, şirketle ilgili hiç bir evraka imza dahi atmadım.” demesi karşısında; gerçeğin kuşkudan uzak şekilde ortaya çıkarılabilmesi için,
1- Sorgularında bahsettikleri vekaletnamelerin ayrıntılarının sanıklardan sorularak savunmaların araştırılması,
2- Sahte düzenlendiği iddia olunan faturalardan her yıl için kanaat oluşturacak sayıdaki asıllarının temini ile, faturaların sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını, ..., ...veya ... ’a ait olduğunu söylemeleri halinde; ..., ...veya ... ’un CMK"nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri ve faturalar kendilerine gösterilerek faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması,
3- ..., ...veya ... da faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını söylediği takdirde; yazı ve imza örnekleri temin edilerek, faturalardaki yazı ve imzaların ..., ..., ... veya sanıklara ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması,
4- Faturalardaki yazı imzaların ..., ..., ... veya sanıklara ait olmadığının saptanması halinde;
a) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorularak, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
c) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK"nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak, tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanıkları tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınması konusunda sanıkların bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
5- Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için;
a) Mükellef şirkete ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin olup olmadığının araştırılması,
b) Daha sonra, mükellef şirket ile kullanan şirket ve kişilerin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması,
6- Kabule göre de, hükümden sonra 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz talepleri bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 06.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.