Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/9999
Karar No: 2015/12111
Karar Tarihi: 18.06.2015

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2014/9999 Esas 2015/12111 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2014/9999 E.  ,  2015/12111 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

    Mahkemece, davalı ... hakkındaki dava reddedilip diğer davalılar yönünden istem aynen hüküm altına alınmıştır.
    Hükmün davacı ... avukatı ile davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, temyiz yoluna başvuran taraflar vekillerinin sair itirazlarının reddi gerekir.
    2-) 2005 yılında, davalı ... tarafından kullanılan kamyonun diğer davalı ...’un sürücüsü olduğu otobüse ve anılan otobüsten inen sigortalıya çarpması sonucu sigortalının yaşamını yitirdiği, sonrasında davacı Kurumca hak sahibi eşe bağlanan ölüm aylığının ilk peşin sermaye değeri nedeniyle uğranılan zararın davalılardan teselsül hükümlerine göre rücuan alınması için işbu davanın açıldığı anlaşılmakta olup mahkemece yapılan yargılamada, trafik kazasının gerçekleşmesinde ...’ın %60,...’un %40 oranında kusurunun bulunduğu yönündeki bilirkişi raporuna dayanılarak davalı ... bakımından istem reddedilip diğer davalı sürücüler hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı Kanunun 63. maddesinde, üçüncü bir kimsenin suç sayılır davranışı ile bu Kanunda sayılan yardımların yapılmasını gerektiren bir halin doğmasında, sigortalı veya hak sahipleri için gerekli bütün yardımların Kurum tarafından yapılacağı, ancak, yapılan bu yardımların ilk peşin değeri için Kurumca üçüncü kişilere, istihdam edenlere ve diğer sorumlulara rücu edileceği belirtilmiş olup bu kapsamda araç malikinin durumunun, maddede yer alan

    “diğer sorumlular” kavramı kapsamında ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3. ve 85. maddelerinde öngörülen tanım çerçevesinde “işleten” sıfatıyla örtüşmesi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
    2918 sayılı Kanunun 3. maddesinde araç sahibi, araç için adına yetkili idarece tescil belgesi verilmiş veya sahiplik veya satış belgesi düzenlenmiş kişi olarak tanımlanarak araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişinin de işleten olduğu, ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu kanıtlandığı takdirde bu kimsenin işleten sayılacağı belirtilmiş, 19. maddesinde, araç sahiplerinin araçlarını yönetmelikte belirtilen esaslara göre yetkili kuruluşa tescil ettirmek ve tescil belgesi almak zorunda oldukları, 21. maddesinde, tescil edilen araçların “Trafik Belgesi” ve “Tescil Plakası” alınmadan karayollarına çıkarılamayacakları, 91. maddesinde, işletenlerin, bu Kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu açıklanmıştır. Ayrıca 85. maddesinde ise, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan ise kendi kusuru gibi sorumlu olduğu yönünde düzenleme yapılmıştır.
    Şu durumda 2918 sayılı Kanun hükümleri kapsamında şeklî ölçüye göre işleten, satışa esas olan tescil belgesinde, aracın teknik muayene ve trafiğe çıkmasının temelini oluşturan trafik belgesinde, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ve vergi kaydında adı yazılı olan kişidir. Maddi yönden ise araçtan ekonomik olarak yararlanmak ve araç üzerinde fiili egemenlik kurmak esas olup anılan Kanun, bu temel olgu üzerine oturmuştur. Trafik sicilinde adına kayıtlı bulunan aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere kullanan ve araçtan ekonomik çıkar sağlayan, bir başka anlatımla araç üzerindeki fiili egemenlik ile aracı, tehlikesi kendisine ait olmak üzere kendi adına ve hesabına işleten kişi hem şeklî, hem de maddi anlamda işleten konumunda olup bu gibi durumlarda “maliklik” ve “işletenlik” sıfatları aynı kişide birleşmiş durumdadır.
    Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, davalı ...’ın kullandığı kamyonun mülkiyetinin davalı ...’ne ait bulunması, anılan şirketin müdürü ve yasal temsilcisi konumundaki ...ile şirket ortağı ve diğer yasal temsilcisi olan...’ın davalı ...’ın kardeşleri olması, trafik kazasının, kamyona Denizli’den yüklenen ambalaj malzemelerinin...’e nakledilirken gerçekleşmesi ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kamyon maliki davalı şirketin işleten sıfatına da sahip olduğu belirgindir.

    Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu söz konusu davalı şirket bakımından işleten konumunda yer almadığı gerekçesiyle istemin reddedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, temyiz yoluna başvuran taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davalı ...’a geri verilmesine, 18.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi