Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/13125
Karar No: 2012/2440

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2011/13125 Esas 2012/2440 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Dava, tüketici kredisi sözleşmesinde yer alan taksitlerin ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatılması sonucu yapılan itirazın iptali istemiyle açılmıştır. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, tüketici kredisinin hükümlerini düzenleyen 4822 sayılı Kanun'un 10. maddesine göre kredi veren, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuştur. Bu hak, sadece kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksiti ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilirdir. Davacı, bu hükme uymayarak ihtarnamesinde tüm alacağın muaccel hale geldiğini bildirmiş ve takip başlatmıştır. Mahkeme, taksit miktarlarına göre ödeme yapılması gerektiği hükmüne varmalıydı. Bu nedenle, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Kanunun 10. maddesi tüketici kredisi sözleşmelerinde yer alan taksitlerin ödenmesi ve kredi verenin haklarına ilişkin hükümleri düzenlemektedir.
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2011/13125 E.  ,  2012/2440 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR
    Davacı, davalının oto alımı için tüketici kredisi kullandığını, kredi sözleşmesi gereğince ödemesi gereken taksitleri zamanında ödemediğini, bu nedenle tarafınca ihtar çekildiğini, ihtara rağmen ödeme yapmayınca davalı hakkında icra takibi başlattığını ileri sürerek icra takibine haksız yapılan itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı tarafca davalıya kullandırılan kredi taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle, tüm alacağının muaccel olduğundan bahisle ihtar çekerek 7 gün içerisinde bedelin ödenmesi istenmiş, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine alacağının tahsili için icra takibi başlatmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.4822 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 10. maddesi tüketici kredisi hükümlerini düzenlemiş olup, davacı ile davalı arasında düzenlenmiş bulunan dava konusu sözleşme de, bu düzenleme kapsamında bir tüketici kredisi sözleşmesidir. Anılan yasa maddesinin birinci fıkrasında tüketici kredisinin tanımı yapıldıktan sonra ikinci fıkrasında da "Kredi veren, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksiti ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilir. Ancak kredi verenin bu hakkını kullanabilmesi için en az 1 hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir" yazılıdır. Davacı, yasanın bu açık hükmünü göz ardı ederek 19.6.2009 tarihinde davalıya gönderdiği ihtarnamesinde, kredi borcunun ödenmediğini ve böylece alacağın tamamının muaccel hale geldiğini bildirmiş, akabinde de alacağın tamamı yönünden takip başlatmıştır. Gönderilen ihtarname ile "birbirini izleyen en az iki taksit yönünden ödemede temerrüde düşüldüğünün ve bu iki taksidin 7 gün içinde "ödenmemesi halinde alacağın tamamının muaccel hale geleceği" bildirilmelidir. Aksi halde bu ihtarname hukuki sonuç doğurmaz. Ne var ki, çoğun içinde azın da talep edilmiş sayılacağı kuralı gereğince bu dava ile ödemede temerrüde düşülen taksit miktarlarının istenebileceği kabul edilmelidir. Mahkemece, bu ilkeler çerçevesinde inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 08.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi