
Esas No: 2022/2436
Karar No: 2022/6427
Karar Tarihi: 30.06.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2436 Esas 2022/6427 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Kadastro Mahkemesi'nde görülen bir kadastro tespitine itiraz davasında, davacıların dava reddedilirken müdahil tarafın davası kabul edilmişti. Ancak karar Yargıtay tarafından bozuldu ve dosyaların birleştirilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiği belirtildi. Yapılan yeniden yargılama da bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği için karar yine bozuldu. Tapu kayıtlarının eksiksiz olarak incelenip taksim araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtildi. Sonuç olarak, Orman İdaresi'nin temyiz dilekçesi reddedildi ve bir kısım davacıların temyiz itirazları kabul edilerek hüküm bozuldu. Hükümde geçen kanun maddeleri ise 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla ile 1086 sayılı HUMK'un 428. ve 440/I maddeleridir. Ayrıca, davalı Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığı belirtildi.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacıların davasının reddine, müdahil ...'ın davasının kabulüne karar verilmiş olup, hükmün bir kısım davacılar vekili ve Orman İşletme vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Çekişmeli 10, 13, 16 ve 17 sayılı parsel sayılı taşınmazlar yönünden; kök muris ... oğlu ...'ten intikal eden diğer taşınmazların da halen davalı olup bu davaların derdest olduğunun anlaşıldığı, yargılamanın kısa zamanda, en az masrafla ve en doğru şekilde sonuçlandırılabilmesi için bu dosyaların birleştirilmesi ve yargılamaya bundan sonra devam edilmesi gerektiği, mahkemece bu gereğe riayet edilmemesinin doğru olmadığı açıklanmış, ayrıca, ... ve ...'in dayanağını oluşturan tapu kaydının mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamının belirlenmediği, ... mirasçılarının dayanağını oluşturan tapunun nasıl ihdas edildiği ve ... oğlu ... terekesinin taksim edilip edilmediği, mirasçılar arasında hisse satışı yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa kimler arasında yapıldığı yeterli şekilde araştırılmadığı, doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle ... oğlu ...'ten gelip davalı bulunan parsellerin dava dosyalarının birleştirilmesi, mahallinde keşif icra olunması, keşif sırasında tarafların dayandığı Mart 1300 D. 11 Temmuz 1289 Y. 311 nolu, 19.3.1965 tarih 43, 22.9.1966 tarih 36 nolu, 22.1.1943 tarih 57, 14.9.1959 tarih 49 ve 50 nolu tapu kaydı ve gittileri ile vergi kayıtları, mirastan feragat sözleşmesi ve diğer dayanılan tüm kayıtların ihdasından itibaren tedavülleri ile okunup bu kayıtlardaki hudutların usulünce uygulanması, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, muris ... oğlu ...'e ait ise, ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksime bütün mirasçıların katılıp katılmadıkları, tüm mirasçıların katılımı ile bir taksim yapılmış ise bu taşınmazların kime veya kimlere isabet ettiği, bu taşınmazlardan hisse almayan mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmişse nereden verildiği, taksimin tespite kadar bozulup bozulmadığı, hissedarlar arasında hisse satışı yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa kimler arasında yapıldığı, ... oğlu ... mirasçılarının dayandığı tapu kaydı bu yere ait ise bu tapunun hangi hukuki nedene dayanılarak oluştuğu etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Çekişmeli 41 ve 42 sayılı parsellerle ilgili olarak ise; “çekişmeli 41 ve 42 sayılı parsellerin kök muris ... oğlu ...'ten intikal ettiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlık konusunun ...'in terekesinin taksim edilip edilmediği, edilmişse bu taşınmazların kime isabet ettiği konusunda olduğu açıklanarak, yapılacak keşifte, tarafların dayandığı kayıtlar uygulanıp kapsamının belirlenmesi ve usulünce taksim araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak ve dosyalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davacılar ... ve arkadaşlarının davalarının reddine, müdahil ...’ın davasının kabulüne, çekişmeli 13 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tespit ve 27.06.1995 tarih, 1995/1 Karar numaralı Düzce Kadastro Komisyon Kararının iptaline, müdahil ... adına tapuya tesciline, çekişmeli 10 ve 16 parsel sayılı taşınmazların tapulama tespit ve komisyon kararı gibi ½ hissesinin tespit maliki ... mirasçıları adına payları oranında, 1/2 hissesinin ... adına, çekişmeli 17 parsel sayılı taşınmazın tapulama tespit ve komisyon kararı gibi tespit maliki ... adına, çekişmeli 41 parsel sayılı taşınmazın tapulama tespit ve komisyon kararı gibi tespit maliki ... mirasçıları adına payları oranında, çekişmeli 42 parsel sayılı taşınmazın tapulama tespit ve komisyon kararı gibi 1/2 hissesinin tespit maliki ... mirasçıları adına, 1/2 hissesinin ... mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, bir kısım davacılar vekili ve Orman İşletme vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Hükmü temyiz yetkisi kural olarak davanın taraflarına ait olup, temyiz kanun yoluna başvuran Orman İdaresi, taşınmazın tespit maliki olmadığı gibi, taşınmaz hakkında açılmış bir davası ya da açılmış olan davaya yöntemince bir katılımı da bulunmadığına ve verilen hükümle de aleyhine bir hukuki durum oluşturulmadığına göre temyiz inceleme isteminin reddine karar verilmiştir.
2. Dava konusu 10, 13,16, 17, 41 ve 42 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşacağından, bu hakkın ihlal edilmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, kök muris ...’in ölüm tarihi 1904 olup, tanıyanın bilinmediği, mirasçılarının kullanımının ise insan ömrünü aştığı ve taksimin yapıldığının kabulünün gerekeceği gerekçeleri ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; tarafların dayanak tapu kayıtlarının, mirastan feragat sözleşmesi ve diğer tüm kayıtların hudutlarının mahalli bilirkişi ve tanıklara sorulmak suretiyle kapsamlarının belirlenmemiş olması nedeniyle bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden söz edilemez.
Hal böyle olunca doğru sonuca varabilmek için; Mahkemece öncelikle tespite esas tapu kayıtları eksiksiz olarak tüm intikalleri ile birlikte getirtilerek dosyasına konulmalı, tapu kayıtlarının herhangi bir taşınmaza revizyon görüp görmediği sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri ile dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların tutanak örnekleri ve varsa oluşumundan itibaren dayanakları olan kayıtlar getirtilip, dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yeniden yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının katılımı ile keşif yapılarak, keşif sırasında tapu kayıtları okunup, tapu kayıtlarının sınırları mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, tapu kayıtlarının taşınmazları kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenmeli, yine müdahil ...’ın dayanak mirastan feragat sözleşmesi kapsamı aynı yöntemle belirlenmeli, fen bilirkişisine, yapılan keşif takibe ve denetlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmelidir. Yapılan uygulama neticesinde dayanak tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymadığının anlaşılması halinde, ... terekesinin taksim edilmediği hususun Yargıtayca da kabul edildiği dikkate alınarak ve pay devrinin hukuki sonuçları da düşünülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bente açıklanan nedenlerle Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile çekişmeli 10, 13,16, 17, 41 ve 42 sayılı parsele yönelik olarak kurulan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla ile 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden bir kısım davacılara iadesine, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 30.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.