Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/3648
Karar No: 2022/6425
Karar Tarihi: 30.06.2022

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3648 Esas 2022/6425 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Kadastro Mahkemesi'nde görülen bir davada, davacıların dava kabul edilirken, müdahilin davası reddedilmişti. Ancak, Yargıtay kararı ile önceki karar bozuldu ve davada revizyon yapılması gerektiği belirtildi. Davacı, lehine hüküm kurulan taşınmazla birlikte diğer tapu kaydı konusunda da dava açmıştı ancak, o konuda bir karar verilmemişti. Mahkeme, çekişmeli taşınmazlar hakkında doğru ve infazı kabil sicil oluşturulması bakımından kadastro tespitine itiraza ilişkin tüm taleplerin bir arada değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi. Ancak, çekişmeli diğer taşınmaz hakkında hüküm kurulmamıştı ve bu nedenle karar bozuldu. 6100 sayılı HMK’nin 297/2. maddesi uyarınca mahkeme tarafların tüm talepleriyle ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar vermek zorunda olduğundan, bozma kararı gereği çekişmeli 106 ada 13 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyiz incelemesine devam edilecektir. Sonuç olarak, yerel mahkeme kararı bozuldu ve çekişmeli diğer taşınmaz hakkında hüküm verilmediği için inceleme devam edecek. 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hüküm bozulmuştur.
8. Hukuk Dairesi         2022/3648 E.  ,  2022/6425 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

    Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacıların davasının kabulüne, müdahilin davasının reddine karar verilmiş olup hükmün müdahil ... ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.

    K A R A R

    Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “ Davacının dayanak yaptığı Eylül 1934 tarih, 3 ve 4 sıra numaralı tapu kayıtları mahallinde usulüne uygun bir şekilde uygulanmadığı, tapu kayıtlarının revizyon durumu araştırılmadığı, çevresindeki taşınmazların tamamının kadastro tutanak ve dayanak kayıtları ilgili yerlerden getirtilmediği, mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için davacının dayanak yaptığı Eylül 1934 tarih, 3 ve 4 sıra numaralı tapu kayıtları iktisap sebeplerini de gösterecek şekilde tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilerek tapu kaydının nasıl oluştuğu belirlenmesi, revizyon görüp görmediği saptanması, bundan sonra mahallinde yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve fen bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılması, davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları tesisinden itibaren yerel bilirkişiler yardımı ve fen bilirkişi aracılığı ile zemine uygulanması, hudutları tek tek zeminde gösterilmesi, fen bilirkişisine davacı tarafın dayandığı tapu kaydının kapsamını ve sınırlarını ayrıntılı olarak gösterecek şekilde, keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı harita düzenlettirilmesi bundan sonra davacının murisi ile diğer tapu malikleri arasındaki ilişki müşterek mülkiyet ilişkisi olduğuna göre davacının diğer kayıt malikleri adına dava açma hak ve yetkisi bulunmadığı göz önünde bulndurulması, kadastro tespit tarihinde yürürlükte olan şekli ile 3402 sayılı Kanun'un 13/B-c maddesindeki edinme koşullarının davalı taraf yararına gerçekleşmiş olup olmadığı da toplanan ve toplanacak olan delillerle değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi ve Mahkemece, davacı taşınmazının bir bölümünün Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek dava açtığı ve 106 ada 14 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki Hazineyi davalı olarak gösterdiği, keşif sırasında da 106 ada 14 parsel sayılı taşınmazdan hak iddia ettiği halde dava konusu 106 ada 14 parsel sayılı taşınmaz hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamasının da isabetsizliğine” değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır.
    Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasının kabulüne; çekişmeli 106 ada 13 parselin mevcut kadastro tespitinin iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, müdahilin davasının reddine, karar verilmiş; hüküm, müdahil ... ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece, davacı ... lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu, dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu, müdahilin ise iddiasını ispat edemediği kabul edilerek çekişmeli 106 ada 13 sayılı parsel hakkında yazılı şekilde karar verilmiştir.
    Davacı, lehine hüküm kurulan 106 ada 13 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte 106 ada 14 parsel sayılı taşınmaz hakkında aynı sebeplere dayalı dava açmış olup, Mahkemece, dava konusu edilen 106 ada 14 parsel sayılı taşınmaz hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Çekişmeli taşınmazlar hakkında doğru ve infazı kabil sicil oluşturulması bakımından kadastro tespitine itiraza ilişkin tüm taleplerin bir arada değerlendirilmesi ve davacı ile müdahilin aynı kökten gelen tapu kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi zorunludur. Hükmüne uyulmasına karar verilen bozma ilamında da, bu taşınmaz hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmesi gereğine değinilmiştir. 6100 sayılı HMK’nin 297/2. maddesi uyarınca mahkeme tarafların tüm talepleriyle ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar vermek zorundadır. Hal böyle olmasına rağmen, Mahkemece verilen nihai kararda çekişmeli 106 ada 14 parsel sayılı taşınmaz hakkında olumlu ya da olumsuz herhangi bir hüküm kurulmamış olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına, bozma sebebine göre çekişmeli 106 ada 13 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyiz incelemesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle müdahil ... ve davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre çekişmeli 106 ada 13 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyiz itirazlarının incelemesine şimdilik yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden müdahil ...'e iadesine, 30.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi