
Esas No: 2022/2626
Karar No: 2022/6469
Karar Tarihi: 04.07.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2626 Esas 2022/6469 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davacı taraf, Tahir oğlu adına kayıtlı olan taşınmazın orman sınırları içinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili ve müdahalenin meni istemiyle dava açmıştır. Asli müdahil Hazine de taşınmazın tamamının tapu kaydının iptal edilerek orman vasfıyla adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Davalı Tahir oğlu ile ilgili dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Davacı ve asli müdahil Hazine'nin tapu iptali ve tescili istemleri kabul edilerek taşınmazın tamamının tapu kaydının iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tescili ve müdahalenin meni hükme bağlanmıştır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesince davalı kayyım vekilinin itirazları kabul edilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Kanun Maddeleri:
- HMK'nin 65. maddesi: Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir.
- HMK'nin 371. maddesi: Temyiz yolu, Yargıtay veya Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı kullanılır. Temyiz yolu ile, kararın hukuka uygunluğu yönünden inceleme yapılır.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil, Müdahalenin Meni
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm tesisine şeklinde karar verilmiş olup, bu kez davacı ..., asli müdahil Hazine ve davalı vekilleri tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili, ... ili Konak ilçesi ... Mahallesi 40086 ada 3 parsel sayılı 1.492 m2 yüzölçümündeki taşınmazın arsa niteliğiyle davalı Tahir oğlu ... adına kayıtlı olduğunu, tapu malikinin kimlik bilgilerinin tespit edilememesi nedeniyle ... 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/139 Esas, 2014/1296 Karar sayılı ilamıyla ... Defterdarının kayyım olarak atandığını, taşınmazın 11.04.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosuna göre kısmen orman sınırları içinde bulunduğunu belirterek, taşınmazın orman sınırları içinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, davalının müdahalesinin men’ine ve beyanlar hanesinde davalı ... lehine yer alan haciz şerhinin terkinine karar verilmesi istemiyle dava açmış, yargılama sırasında asli müdahil Hazine, taşınmazın tamamının, öncesi ve eylemli hali itibariyle orman olduğu savıyla davaya katılarak, taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla adına tescilini ve davalıların müdahalesinin men’ini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... aleyhine açılan dava hakkında, dava konusuz kaldığınından karar verilmesine yer olmadığına; davacının ve müdahil Hazinenin tapu iptali ve tescili istemlerine yönelik davalarının kabulü ile çekişmeli taşınmazın tamamının tapu kaydının iptaline ve orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmiş, hükme karşı, davalı kayyımı ... Defterdarlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesince, istinaf talebinin kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davalı ... aleyhine açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına; davalı Tahir oğlu ... kayyımı aleyhine, davacı ... İdaresi ve asli müdahil ... tarafından açılan davanın tapu iptali ve tescil talebi yönünden kabulü ile dava konusu 40086 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı ... İdaresi ve asli müdahil ... tarafından açılan davanın, müdahalenin önlenmesi talebi yönünden reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... İdaresi, müdahil Hazine ve davalı kayyım ... Defterdarı vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişme konusu taşınmazın bulunduğu yerde, 1948 yılında 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdidi, 11.10.1989 tarihinde kesinleşen, evvelce sınırlaması yapılmamış ormanlarda 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosu ve 2/B maddesi çalışmaları bulunmakta olup, genel arazi kadastrosunun 1968 yılında yapıldığı ve dava konusu 40086 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 1988 yılında yapılan imar uygulaması sonucu oluştuğu ve davalı adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine göre, davacı ... İdaresi ve müdahil Hazine vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı kayyım vekilinin temyiz itirazlarına gelince; HMK’nin 65.maddesi, “Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir” hükmünü ihtiva etmektedir. Davacı ... İdaresinin açmış olduğu dava, 40086 ada 3 parselin 27.06.2016 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda A harfi ile gösterilen kısmına yönelik olup, davanın konusunu, anılan raporda 40086 ada 3 parselin A harfi ile gösterilen bölümü oluşturmaktadır. Yargılama sırasında davaya asli müdahalede bulunan Hazinenin, her ne kadar bu hususta kendi bağımsız hakkı olsa da, davaya müdahalesi, yukarıdaki Kanun hükmü uyarınca ancak davacı tarafından dava konusu edilen yere ilişkin olabilir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, yukarıda anlatılanlar çerçevesinde, bilirkişiler kurulu raporunda 40086 ada 3 parsel sayılı taşınmazın A harfi ile gösterilen kısmı dışında kalan ve C harfi ile gösterilen kısmına yönelik olarak herhangi bir dava bulunmadığı gözetilerek, asli müdahil Hazinenin, dava konusu olmayan taşınmazın C ile gösterilen bölümüne yönelik talebi yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, bu bölüm yönünden de hüküm kurularak kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmişti.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... İdaresi ve müdahil Hazine vekillerinin temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı kayyım vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04.07.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.