
Esas No: 2021/11783
Karar No: 2022/6489
Karar Tarihi: 04.07.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/11783 Esas 2022/6489 Karar Sayılı İlamı
8. Hukuk Dairesi 2021/11783 E. , 2022/6489 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
ASIL DAVADA DAVACI-
BİRLEŞEN DAVADA DAVALI : Hazine
BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : Orman Yönetimi
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVALI : ... ve Arkadaşları
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine temsilcisi ve davacı ... Yönetimi temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı Hazine temsilcisi, kadastro çalışmaları esnasında ... İlçesi ... Mahallesi 161 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalı adına çayır vasfı ile tespit edildiğini, ancak taşınmazın Kadastro Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında kalan yerlerden olduğunu, davalının zilyetlikle mülkiyet iktisabı koşullarına sahip olmadığını öne sürerek davalı adına yapılan tespitin iptal edilerek taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Davacı ... Yönetimi temsilcisi 11.08.2004 havale tarihli birleşen dava dilekçesinde; ... İlçesi ... mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları esnasında davalılar adına tespit edilen 159 ada 1, 2, 4, 5, 8, 9, 10 parsel sayılı taşınmazların fiili durumu ve orman amenajman planı itibariyle orman vasfında olduğundan davalılar adlarına yapılan tespitin iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece; asıl dava konusu ... İlçesi ... Mahallesi 165 ada 1 nolu parsel sayılı taşınmaz yönünden; taşınmazın 40 yılı aşkın süredir davalılar tarafından çayır olarak kullanıldığı, taşınmazın 08.07.1972 tarihli ve 57 numaralı tapu kaydının kapsamı içerisinde kaldığı gerekçesi ile davanın reddine, dava konusu taşınmazın 60 pay kabul edilerek; 4/60 pay oranında Pir ... oğlu ... adına, 4/60 pay oranında Pir ... oğlu ... adına, 4/60 pay oranında Pir ... oğlu ... adına, 3/60 pay oranında ... oğlu ... adına, 3/60 pay oranında ... oğlu ... adına, 3/60 pay oranında ... oğlu ... adına, 3/60 pay oranında ... oğlu ... adına, 12/60 pay oranında ... oğlu ... adına, 6/60 pay oranında ... oğlu ... adına, 6/60 pay oranında ... oğlu ... adına, 12/60 pay oranında Musa oğlu ... adına tespit gibi tesciline, birleşen dava konusu 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; taşınmazların üzerinde ... ağaçlarının bulunduğu, en eski tarihli memleket haritasında yeşil renge boyalı, ağaç simgeleri bulunan alanlar içerisinde kaldığı, orman amenajman planı, meşçere haritasına göre AOT rumuzu ile gösterilen ağaçlandırılabilir orman toprağı içerisinde, hava fotoğraflarında ise koyu renkte orman ağacı görüntüsü veren alanlar içerisinde kaldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 159 ada 8 parsel sayılı taşınmazın Maliye Hazinesi adına yapılan tespitinin iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, dava konusu 159 ada 9 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına yapılan tespitinin iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, 159 ada 10 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına yapılan tespitinin iptal edilerek orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tespit ve tesciline, birleşen dava konusu 159 ada 1 nolu parsel yönünden; dava konusu taşınmazın fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 17.06.2014 tarihli rapor A harfi ile gösterilen 8597,33 m2'lik kısmının ... ağaçları ile kaplı olduğu, orman bilirkişisi tarafından da dava konusu taşınmazın fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen kısmının fiili durumu itibariyle ... ağaçları ile kaplı olduğu gibi, bu kısım en eski tarihli memleketi haritası, hava fotoğrafları ve orman amenajman planına göre evveliyatının da orman olduğunun, taşınmazın geri kalan kısmının ise filli durumu itibariyle orman bitki örtüsü ile kaplı olmadığı gibi en eski tarihli memleket haritasında açık alanlar içerisinde kaldığının, hava fotoğraflarına göre açık alanlar içerisinde kaldığının bildirildiği, komşu 159 ada 11 nolu parsele revizyon gören 13.08.1979 tarihli ve 19 sıra numaralı tapu kaydının da dava konusu taşınmazı önceki maliki olan Hasan ... Işık tarlası olarak okuduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın davalı ... adına yapılan tespitinin iptal edilerek fen bilirkişisinin 17.06.2014 tarihli raporunda A harfi ile göstermiş olduğu 8597,33 m2'lik kısmın adanın son parsel numarası verilmek sureti ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, taşınmazın geriye kalan 31348,61 m2'lik kısmının ise davalı ... adına tespit gibi tesciline, birleşen dava konusu 159 ada 2, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; taşınmazların fiilen orman bitki örtüsü ile kaplı olmadığı gibi evveliyatı itibariyle de orman sayılmayan alanlardan olduğu gerekçesi ile davanın reddine, 159 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına tespit gibi tesciline, 159 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ... çocukları ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tespit gibi tesciline, 159 ada 5 parsel sayılı taşınmazın, ... oğlu ... adına tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
1.Davacı Hazine temsilcisinin asıl dava konusu 161 ada 5 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece dava konusu taşınmazın 40 yılı aşkın süredir davalılar tarafından çayır olarak kullanıldığı, taşınmazın 08.07.1972 tarihli ve 57 numaralı tapu kaydının kapsamı içerisinde kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki, hükme esas alınan ziraat mühendisi raporunda taşınmazın çayır vasfında olduğu, taşınmazın taban suyunun yüksek olması nedeniyle tarımsal ürün ekilemeyeceği bildirilmesine rağmen jeoloji mühendisi bilirkişi vasıtası ile inceleme yapılmadığı, bunun yanı sıra 08.07.1972 tarihli ve 57 numaralı tapu kaydının tüm tedavülleri ile (mesaha tahsisine ilişkin dosya) getirtilmediği gibi, mahalli bilirkişiler tarafından gösterilen tapu sınırları fen bilirkişisi tarafından kroki üzerinde gösterilmediği, bu suretle taşınmazın dayanak tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı hususunda tereddüt oluştuğu anlaşılmıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları, varsa tespite esas dayanak kayıtları, mahkeme ilamları ve tespit sonrası oluşan tapu kayıtları ve dava konusu taşınmazın dayanağı 08.07.1972 tarihli ve 57 sıra numaralı tapu kaydı tüm tedavülleri (mesaha tahsisine ilişkin Mahkeme dosyaları) dosya içerisine getirtilmeli, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve mümkün olduğu takdirde tespit bilirkişilerinin tümü ile fen, ziraat mühendisi ve jeoloji mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; keşifte dinlenilecek yerel bilirkişilerden, çekişmeli taşınmazın tespitine esas davalı dayanağı tapu kayıtları ile komşu taşınmazlara ilişkin dayanak kayıtların mevki ve hudutları tek tek okunarak yerel bilirkişiler yardımı ile zemine uygulanmalı, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı; ayrıca yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, zilyetliğine ne zaman başlandığı ve evveliyatından beri kim tarafından, ne şekilde zilyet edildiği sorulup, bu konuda maddi olaylara dayalı ve somut beyanları alınmalı; fen bilirkişiye, tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri, denetime elverir şekilde düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli; tapu kayıtlarının uyup uymadığı komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla da denetlenmeli; ziraatçı ve jeoloji mühendisi bilirkişi kurulundan, taban suyu da tespit edilmek suretiyle, taşınmazların zirai faaliyete konu olup olmadığı, üzerilerindeki zilyetliğin hangi tarihte başladığı ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığı hususunda, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverir şekilde rapor düzenlemeleri istenilmeli ve buna göre toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı Hazine temsilcisinin birleşen dava konusu 159 ada 8 parsel sayılı taşınmaza, davacı ... Yönetimi temsilcisinin birleşen dava konusu 159 ada 2, 4, 5 parsel sayılı taşınmazlar ile 159 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişinin 17.06.2014 tarihli raporunda A harfi ile göstermiş olduğu 8597,33 m2'lik kısmından geriye kalan 31348,61 m2'lik kısma ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece, dava konusu taşınmazlar konusunda yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda, hangi tarihli memleket haritasının incelendiği belirtilmediği gibi, incelenen memleket haritasının dayanağı hava fotoğrafları getirtilip incelenmemiş, çekişmeli taşınmazların, uygulama yapılan 1973 tarihli hava fotoğrafı üzerinde gösterimi yapılmamış, taşınmazlar üzerinde bulunan ağaçların yaşları ve dağılımları ile ilgili bir bilgiye yer verilmemiştir. Ayrıca orman mühendisi raporunda, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların eğimleri itibarı ile toprak muhafaza karakteri taşıdıkları belirtilmesine rağmen raporun sonuç kısmında orman sayılmayan alanlardan oldukları belirtilmek sureti ile çelişki oluşturulmuş ve mahkemece çelişki ve eksiklik giderilmeden, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması isabetsizdir.
Hal böyle olunca, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle komşu parsel tutanak ve dayanakları, (özellikle 249 ada 1 ve 161 ada 14 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro tespit tutanakları, tedavüllü tapu kayıtları, hükmen tescil dosyaları. Orman Genel Müdürlüğüne tahsise ilişkin dayanak belgeler vs.) çekişmeli taşınmazlar ve geniş çevresini gösterir orjinal kadastro paftası, yöreye ait “en eski” tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazların niteliği, üzerlerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Hazine temsilcisi ve Orman Yönetimi temsilcisinin 161 ada 5 ve 159 ada 2, 4, 5 ve 8 parsellerle 159 ada 1 parselin 31348,61 m2'lik kısmı ile ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 04.07.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.