
Esas No: 2021/9047
Karar No: 2022/6491
Karar Tarihi: 04.07.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/9047 Esas 2022/6491 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılan tapu iptali ve tescil davasında, davanın kabulüne karar verilmiş ancak Hazine vekili tarafından temyiz edilerek dosya, Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay kararıyla, davanın sulh hukuk mahkemesinin görev sınırını aşması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevine girdiği belirtilmiştir. Hüküm bozulmuştur ve dosya işbu karar doğrultusunda Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiştir. Dosya, 1086 sayılı HUMK'nun 8. maddesi gereği sulh hukuk mahkemesi yerine Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gitmiştir. 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 428. maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Kanun maddeleri HUMK'un 8. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi olarak belirtilmiştir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı, ziraat mühendisi ve orman mühendisi bilirkişilerden rapor alınmadığı belirtilerek, taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıklarının belirlenmesi, davacı yararına kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Eldeki dava, malvarlığından kaynaklanan dava olarak 6100 sayılı HMK'nin yürürlük tarihinden önce 28.12.2001 tarihinde açılmıştır. Somut olayda, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 1. maddesi ile Geçici 3. maddesi hükümlerine göre 1086 sayılı HUMK'un hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
1086 sayılı HUMK'un mahkemelerin görev sınırını belirleyen 8. maddesinde ise, Sulh Hukuk Mahkemesinde, iflas davalarıyla vakfa ilişkin davalar hariç olmak üzere, mamelek hukukundan doğan değer veya miktarı "dörtyüzmilyon" lirayı geçmeyen davaların görüleceği düzenlenmiştir.
Bu bentte geçen ve ek 3. maddeye göre dörtyüzmilyon olarak uygulanan parasal sınır, 14.7.2004 tarihli ve 5219 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle “beşmilyar“ olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Maddedeki parasal sınır, 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle bu Kanuna eklenen ek madde 4 hükmü gereğince, (Yürürlüğe Giriş Tarihi 01.06.2005) her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı VUK Mük. 298. hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır.
Somut olayda; uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca aldırılan bilirkişi raporuyla dava konusu ... ada ...-...-... ve ... parsel sayılı taşınmazların değerlerinin sırasıyla 24.243,76 TL, 5.200,00 TL, 23.400,00 TL, ve 16.600,00 TL olduğu belirlenmiş olduğuna göre belirlenen değer davanın açıldığı 28.12.2001 tarihi itibarıyla sulh hukuk mahkemelerinin görev sınırı olan 400,00 YTL’yi aşmaktadır. Taşınmazların belirlenen değerlerine göre, davaya bakmak Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir.
Göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup, yargılama bitinceye kadar taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden dikkate alınır.
O halde, Mahkemece dava konusu taşınmazların belirlenen değerleri gözönünde tutularak, uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan sebeple yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 04.07.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.