19. Hukuk Dairesi 2017/5316 E. , 2018/6366 K.
"İçtihat Metni" 19. HUKUK DAİRESİ
YARGITAY KARARI
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl alacak, birleşen itirazın iptali davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın ... yönünden kabulüne, ... Turizm ve Organizasyon Tic. Ltd. Şti. yönünden reddine, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davalı-birleşen davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl davada davacı vekili, davacı ...’ın diğer davacı şirketin sahibi olduğunu, davalı bankanın davacıya business card sözleşmesi ve kredi sözleşmesi ile business card verdiğini, işbu kartın şirket gezilerinde en son ...’de kullanıldığını, davalı banka yetkilisinin 27.01.2012 tarihinde davacıyı arayarak ABD’de yapılan yaklaşık 12.000 TL’lik alışveriş için onayını almak istediğini, davacının onay vermediğini, yaptığı incelemede dönem içi işlemlerinde ilk üç işlem haricindeki diğer tüm işlemlerin bilgisi dışında yapıldığını tespit ettiğini ve kredi kartının kopyalandığını anlayarak bankaya yazılı olarak başvurup harcamaların kendisi tarafından yapılmadığını ve kartın kullanıldığı tarihlerde ABD de bulunmadığını beyan ettiğini, kartının kopyalanarak kartından 15.01.2012 ile 25.01.2012 tarihleri arasında 71 kez toplam 178.641,80 TL bedelli alışveriş yapıldığını öğrendiğini, davalı bankanın da bu işlemlere onay verdiğini, davalı bankanın ağır kusurlu olduğunu, davalının davacı ...’ın hesabında bulunan 100.000 USD’yi Türk lirasına çevirerek bankanın kendi hesabına 174.700,87 TL olarak yatırdığını, davalının tüm sorumluluğu davacıya yüklediğini ileri sürerek 100.000 USD’nin aynen ve tahsil tarihi olan 1.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl dava da davalı vekili, davacının davalı bankaya göndermiş olduğu e-postada 13.01.2012 de saat 3 de ... den çıkış yaptığını ve kartı çalışanı ...’a kullanması için bıraktığını bildirdiğini, davacının kartı yetkisiz kişilere kullandırmasının kanuna ve sözleşmeye açıkça aykırı olduğunu, yetkili olmayan üçüncü kişilere kredi kartını kullandıran davacının yapılan işlemlere itiraz edemeyeceğini, ayrıca daha önce de davacının ABD’de bulunmadığını bildirdiği dönemde yüksek meblağlı harcamalar yapıldığını ve davacının bu işlemlere itiraz etmediğini, yapılan harcamaların olağan işlemler niteliğinde olduğunu, davacı ile imzalanan sözleşmeler çerçevesinde davacının hesabının davacıların bankaya karşı asaleten ve kefaleten ve sair suretlerden doğmuş ve doğacak bilcümle borçlarının teminatını teşkil etmek üzere banka lehine rehinli olduğunu, bu nedenle banka tarafından davacının borçları nedeniyle yapılan mahsup işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleşen dava da davacı vekili, davacı ile davalılar arasında imzalanan kredi sözleşmesi ve ... kredi kartı sözleşmesi gereğince davalıların davacı bankadan aldığı kredi kartını kullandığını ve yaptığı harcamalar dolayısıyla davacıya feri ve masraflar hariç olmak üzere 22.778,89 TL borçlandığını, bu nedenle hesabının kat edildiğini, sözleşmelerin de feshedildiğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, kartının kopyalandığını, davalının yapılan işlemlerden sorumlu tutulamayacağını, uluslararası mastercard protokolleri gereği kopyalanmış kart ile yapılan işlemlerde sorumluluğun bankada olduğunu belirterek davanın reddine ve %20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında ABD’de gerçekleşen işlemlerin kartın kopyası ile gerçekleştiği yönünde ihtilaf olmadığı, ABD’de chipli kart sistemi devrede olmadığından işlemlerin manyetik bant üzerinden ve imzaya dayalı olarak yürütüldüğü, harcamaların yüksek tutarda ve günde 10 kez kullanılma şeklinde gerçekleştirildiği, kayıp çalıntı veya sahte kart kullanımlarında üye iş yerleri tarafından kurallara aykırı işlem yapılmadığı sürece kart numarasının ait olduğu banka üzerinde kalacağı, davalının ... tarafından yayınlanan ana kurallar çerçevesinde lisans anlaşmaları kapsamında ... kullanımı suretiyle yapılan işlemlerden sorumlu olduğu hususu gözönünde bulundurularak asıl davanın davacısı ...’ın davasının kabulü ile 100.000 USD’nin 3095 sayılı Kanunun 4. md/a bendi uyarınca 1.03.2012 tarihinden fiili ödeme gününe kadar Devlet Bankalarının USD ile açılmış bulunan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı banka tarafından davacı ...’ın şahsi hesabından çekilen para olduğundan davanın davacı şirket yönünden husumet nedeniyle reddine, birleşen davanın reddine ve kredi kartının sahte olarak kullanılmasından doğan sorumluluk davacıya ait olmasına rağmen kötüniyetli olarak icra takibi başlattığından takip konusu alacağın %20’si oranında tazminatın birleşen davanın davacısından alınarak birleşen davanın davalı tarafına ödenmesine karar verilmiş, hüküm asıl davalı-birleşen davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davalı-birleşen davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden asıl davalı-birleşen davacıdan alınmasına, 05/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.