
Esas No: 2021/5511
Karar No: 2022/6676
Karar Tarihi: 05.09.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/5511 Esas 2022/6676 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin açılan dava sonucunda verilen kararın bozulmasına karar verdi. Davacılar, kendilerine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği iddiasıyla dava açmıştı. Mahkeme, uygulama kadastrosuna ilişkin davaların, taşınmazın kimin veya kimlere ait olduğu hususunda bir değerlendirme veya yargılama yapılmadığını belirtti. Ancak kararda, paydaş ve ortaklar arasındaki ihtilaflarda, birinin işlemin doğruluğunun denetlenmesini istemesinin davanın niteliği gereği taşınmazın bütününe yönelik olduğu belirtildi. Dolayısıyla, her bir paydaş ve ortağın diğerlerini temsilen dava açabileceği kabul edildi. Mahkeme, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddedilmesini usul ve yasaya aykırı buldu ve kararın bozulmasına karar verdi.
İlgili kanun maddeleri:
- 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 693/3. ve 702. maddeleri
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Uygulama Kadastrosuna İtiraz
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacılar vekili tarafından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama kadastrosu sırasında, ... İli Altınordu İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 179 parsel sayılı 108.900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2747 ada 34 parsel numarasıyla ve 102.232,98 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... ve ..., uygulama kadastrosu sırasında kendilerine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin 2018 ada 1 parsel, 2033 ada 1 parsel ve 2032 ada 1 ila 10 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'nce esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Eldeki dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca, uygulama kadastrosunun, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi amacına yönelik olduğu belirtilmiş olup, şu halde bu tür davalarda taşınmazların mülkiyetinin kim ya da kimlere ait olduğu hususunda bir değerlendirme ya da yargılama yapılmamaktadır.
Diğer yandan 4721 sayılı TMK'nin 693/3. maddesinde paydaşlardan her birinin, bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabileceği, TMK'nin 702/son maddesinde ortaklardan her birinin topluluğa giren haklarının korunmasını sağlayabileceği belirtilmiştir. Uygulama kadastrosuna ilişkin ihtilaflarda da paydaş veya ortaklardan birisinin işlemin doğruluğunun denetlenmesini istemesinin davanın niteliği gereği taşınmazın bütününe yönelik olduğu, bir diğer ifade ile talebin bölünemez nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, uygulama kadastrosuna ilişkin davaların, tüm paydaş ve ortaklar tarafından birlikte açılmasını gerektirir yasal bir zorunluluk da bulunmamaktadır. Dolayısı ile, 4721 sayılı TMK'nin 693/3 ve 702/4 maddesi uyarınca, her bir paydaş ve ortağın diğerlerini temsilen dava açabileceğinin kabulü gerekir.
Hal böyle olunca, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 10.05.2019 tarihli ve 2019/469 Esas, 2019/892 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.