10. Hukuk Dairesi 2015/4367 E. , 2015/11948 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali ve % 40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi...tarfından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 sayılı Kanunun 39.maddesinde "Üçüncü bir kimsenin suç sayılır hareketi ile bu Kanunda sayılan yardımların yapılmasını gerektiren bir halin doğmasında, Kurum, sigortalı veya hak sahiplerine gerekli bütün yardımları yapar. Ancak Kurum yapılan yardımların ilk peşin değeri için üçüncü kişilere, istihdam edenlere ve diğer sorumlulara rücu eder." hükmü öngörülmüştür.
Dava; 19.04.2002 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan sigortalının için Kurumca yapılan tedavi gideri ve geçici iş göremezlik ödemelerinin, tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve % 40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı, zamanaşımı def"inde bulunduğu halde, yöntemince irdelenmediği anlaşılmaktadır. 506 sayılı Kanunun 39’uncı maddesine dayalı açılan dava, olayın trafik kazası niteliğinde olması da gözetildiğinde Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre, 2 ve 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Yani zarara ve faile ıttıla tarihinden itibaren 2 yıl her halükarda ise, kaza tarihinden itibaren 10 yıl içinde davanın açılması veya takip yapılması gerekmekte olup, 2 yıllık sürenin ise zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacak olup, Kurumca zararın öğrenildiği tarih giderlerin sarf ve ödeme tarihi olduğu açıktır. Tazminat yükümlüsünün öğrenilme tarihi ise, Kurumun yetkili organının faili öğrendiği tarih esas alınmalıdır. Bu kapsamda, ceza mahkemesinde yargılanıp hakkında cezalandırma kararı verilen üçüncü kişiler yönünden ceza kararının kesinleştiği tarihte Kurumun
./...
faili öğrendiği kabul edilmeli, cezalandırma kararının bulunmaması halinde ise, yöntemince yapılacak araştırma sonunda tazminat yükümlüsünün yetkili organ tarafından öğrenilme tarihi açıklıkla saptanmalıdır. Zamanaşımı, hem tazminat yükümlüsünün öğrenildiği, hem de zararın öğrenildiği tarihte yani her iki olgunun gerçekleştiği tarihte işlemeye başlayacağı gözetilmelidir.
Davacı Kurum tarafından, davalı aleyhine Trabzon 1. İcra müdürlüğü"nde 20.12.2006 tarihinde ilamsız icra takibi yapılmış, süresinde yetkiye ve borca itirazı üzerine, kurum tarafından itirazın iptali istemiyle ...Asliye Hukuk Mahkemesi"nde açtığı 2009/36 Esas ve 2009/169 Karar sayılı itirazın iptali davasında, Mahkemesince takibin yetkili icra dairesinde yapılmaması nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın, Dairemizin 05.06.2010 tarih ve 2010/4297 Esas ve 2010/8271 Karar sayılı ilamıyla onandıktan sonra, onama ilamının davacıya 13.07.2010 tarihinde tebliğ edildiği, kurum vekilinin ise 31.03.2011 tarihinde dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi talebinde bulunduğu görülmüştür.
Bilindiği üzere, takip tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK"nun 193. maddesinde; görevsizlik kararı verilmesi üzerine kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren 10 gün içinde görevli mahkemeye başvurulması, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmektedir. Aynı husus takip hukuku bakımından da geçerlidir. Hal böyle olunca, davacı Kurumun süresinde gönderme talebinde bulunmaması nedeniyle, zamanaşımının ...İcra Müdürlüğü"nde takip talebinde bulunduğu tarihte kesildiğinin kabul edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, Mahkemece, zarara ıtıla tarihi yukarıda yapılan açıklamalara göre tam olarak tespit edilmeli ve sonucuna göre davalının zamanaşımı def"i irdelenmelidir.
Öte yandan, trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının ...esasının getirilmesi amacıyla 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Yasanın 59.maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ...dan karşılanır. ” hükmü getirilmiştir.
6111 sayılı Kanunun, yayımı tarihinde yürürlüğe giren geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri... tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer.” hükmü öngörülmüştür.
Davalı sürücünün tedavi gideri nedeniyle Kuruma karşı sorumluluğunun, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirildiği ve dava tarihi itibariyle anılan yasa yürürlükte olmakla tedavi gideri alacağının reddine karar vermek gerektiği gözetilmemiştir.
Ayrıca, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmişse de, itirazın iptali davalarında icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında,
../...
alacağın likit olması gerektiği, davalının sorumlu olduğu tutarın belirlenmesi yargılamayı gerektirdiği halde icra inkar taziminatına hükmedilmesi, kabule göre de davalı lehine vekalet ücreti reddedilen tutarı aşamayacağı halde, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalıya iadesine, 16.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.