Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/19987
Karar No: 2018/3653
Karar Tarihi: 28.03.2018

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/19987 Esas 2018/3653 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/19987 E.  ,  2018/3653 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    İHBAR OLUNAN : .... Sigorta A.Ş.

    Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat ..... geldi. Davalı ... Sağ. Hiz. A.Ş.vekili avukat ... için çıkartılan tebligata verilen cevapta adresten taşındığı gerekçesi ile tebliğ edilemediği görüldü. Duruşma isteyen vekili duruşma talebinden vazgeçtiğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    KARAR

    Davacılar vekili, davacılardan .... "ın gebeliğine ilişkin baştan beri tüm takibinin davalı şirkete bağlı tıp merkezinde davalı Op. Dr. ... tarafından yapıldığını, gebeliğin seyrinde bir sorunun olmadığının söylendiğini ve 38.haftada sezaryanla doğumun planlandığını, ancak .... "ın 37.haftada hastane araştırırken 11/11/2010 tarihinde gittiği başka hastanede yapılan muayenesinde bebeğin kalbinde ve kalp damarlarında ciddi anomali saptandığını, bu durumun da gebeliğin 20. ile 25. haftalar arasında fark edilebileceğinin söylendiğini, bu durumu hemen aktardıkları Dr. .... "in çağırdığı konsültan hekim tarafından ve daha sonra gittiği başka merkezlerde de anomalinin mevcudiyetinin teyit edildiğini, bu durumun vaktinde tespit edilmesi halinde tahliyenin düşünülebileceğini ileri sürerek, bebeğin bu haliyle ağır sağlık sorunlu doğması nedeniyle davalı hekim ve Tıp Merkezinden bebek ve ebeveynleri için 15.000,00TL maddi, 100.000,00TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
    Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, davalıların ihmali ile anne karnındaki bebekteki anomalinin tespit edilememesi ve bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle istenilen maddi manevi tazminata ilişkindir. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesidir. Vekil, vekalet görevini yerine getirirken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur. O nedenle, vekil konumunda olan doktorların bilim ve teknolojinin getirdiği bütün imkanları kullanmak suretiyle özen borcunu yerine getirmeleri gerekir.
    Mahkemece, dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan Adli Tıp 2. ihtisas Kurulu"nun 15.11.2013 tarihli raporunda,
    "Doğum öncesi 37. haftada yapılan tetkiklerde fetusda büyük damarların transpozisyonu, kalp boşluklarında hipoplazi, ventriküler septal defekt, gelişmekte olan pulmoner stenoz tespit edildiği, söz konusu kardiak anamolinin niteliği dikkate alındığında gebeliğin 26. Haftasında ve daha sonraki dönemde tespit edilebilir ancak bu tür anomalilerinin doğum öncesi %25-35 oranında tespit edilebildiğinin bilindiği, geriye kalan büyük bölümünün ise tanımlanamadığının tıbben bilindiği,
    Bu tür anamolilerin teşhisi durumunda dahi doğum öncesi herhangi bir tedavisinin olmadığı ve yürürlükteki mevzuatımıza göre tahliye endikasyonu bulunmadığı, doğum öncesi yapılan rutin kontrollerde tespit edilememesinin tıbbi eksiklik olarak nitelendirilmediği, şikayet edilen hekime atfı kabil ihmal ya da kusur tespit edilmediği oybirliği ile mütalaa olunur." denilmiştir. Davacı tarafından işbu rapora çeşitli itirazlarda bulunulmuşsa da mahkemece reddedilmiştir.
    İşbu raporda, bebekte görülen anomalinin tespiti halinde dahi tahliye endikasyonunun olmadığı belirtilmekte ise de, tespitin erken olup olmamasının tahliye ile ilgili sonucu değiştirip değiştirmeyeceği net olarak anlaşılamamaktadır. Ayrıca, davacının hamileliği sırasında ayrıntılı ultrasyona yönlendirilmesinin gerekliliği ve sonuca etkisi üzerinde de durulmamıştır. O halde mahkemece, bu konuda rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden, aralarında konularında uzmanların bulunduğu, akademik kariyere sahip 3 kişilik bilirkişi kurulundan, dava konusu olayda davalılara atfı kabil bir kusur olup olmadığı, erken tespit halinde tedavinin veya tıbbi tahliye endikasyonun bulunup bulunmadığı, hamilelik sırasında ayrıntılı ultrasyona yönlendirilmesinin gerekliliği ve sonuca etkisi hususunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, itirazlara cevap verir nitelikte rapor alınarak, davalıların kusurlu olup olmadığının belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi