Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/4089
Karar No: 2022/1082
Karar Tarihi: 15.02.2022

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2021/4089 Esas 2022/1082 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2021/4089 E.  ,  2022/1082 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ



    Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen maddi ve manevi tazminat davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/07/2019 tarih, 2018/124 E., 2019/367 K., sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen karar, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle, duruşma günü olarak belirlenen 15/02/2022 tarihinde davacılar vekili Av. ... ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacılar, küçük ...'in diğer davacılar ... ve ...'in çocuğu olduğunu, 24/10/2008 tarihinde küçüğün prematüre olarak doğduğunu, doğumun İzmir Şifa Hastahanesi'nde yapıldığını, doğumdan sonra 19/12/2008 tarihine kadar küçüğün bu hastahanede kaldığını, bu zaman içinde gerekli tetkikler arasında küçüğün göz ile ilgili bakımınında bulunmakta olduğunu, göz kontrolünün ilk olarak 28/11/2008 tarihinde davalı Prof. Dr. ... tarafından hastahanede yapıldığını, muayene sonunda zon -3 ve evre 1 plas (+) olarak değerlendirildiğini, 10'ar günlük aralar ile izlenim teşhisinin konulduğunu, 04/12/2008 tarihinde aynı doktor tarafından incelenerek zon-3 evre 1 değerlendirildiğini ve 2-3 haftalık kontrol önerildiğini, küçüğün 19/12/2008 tarihine kadar hastanede yattığını, bu zaman içinde bir daha göz kontrolü yapılmadığını, hastaneden çıkış tarihinin kontrolün ikinci haftasına denk geldiğini, kontrol konusunda uyarılmadığını, kendileri ile ilgilenen Uzm. Dr. ...'ün göz kontrolünün gerekmediğini söylediğini, 23/12/2008 tarihinde kontrole gidildiğinde kulak muayenesi yapıldığını, göze bakılmadığını, 26/12/2008 tarihinde akşam üzeri telefon ile aranarak küçüğün göz kontrolü yapılması gerektiği bildirilmesi üzerine daha önce bakım ve kontrol yapmış olan davalı hocadan aldığı randevu üzerine 31/12/2008'de muayeneye götürdüğünü, bu muayenede zon 1-2 evre 3 izlendiği, kanamanın başladığı ve lazer tedavisinin gerekli olduğunun öngörüldüğünü, doktorun daha önceki tanısıyla çeliştiğini, zon 3 gözdeki damarların tamamlanma aşaması olduğunu, bebeğin gözünün hiçbir zaman zon-3'e ulaşmadığını, zon 1-2 de ise lazer tedavisi yapılmak suretiyle kanamanın durdurulmasının mümkün olduğunu, doktor önceki tarihlerde sorunu doğru tespit etseydi lazer ile kanamayı engelleyebileceğini, 2-3 hafta gibi uzun kontrol sürelerinin olmayacağını, doktorun 31/12/2008'de kanamayı tespit ettikten sonra 02/01/2009'da lazer tedavisi yaptığını, 07/01/2009'da kontrole gidildiğinde kanamanın devam ettiğinin görüldüğünü, bunun üzerine bebeğin İstanbul Acıbadem Hastanesinde ve sonra Cerrahpaşa Hastanesinde birden fazla ameliyat geçirdiğini ancak geç kalındığı için küçüğün iki gözünü de kaybettiğini, bir daha göremeyeceğini, davalının zararlardan dolayı sorumluluğunun bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... için 1.000,00-TL maddi tazminat ile 60.000,00-TL manevi tazminatın, diğer davacılar için ayrı ayrı 15.000,00-TL manevi tazminatın zararın meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
    Davalı, Şifa Hastanesinde çalışmadığını, ... Üniversitesinde profosör olduğunu, ayrıca retina göz merkezi denilen bir kuruluşta da çalıştığını, Şifa Hastanesine davacıların çocuğu ...'in konsültasyonuna çağrıldığını, davacıların çocuğu Ege'nin prematüre doğduğunu, bebek 6,5 aylıkken doğduğunu, babanın 49 yaşında annenin 38 yaşında olduğunu, doğum için oldukça ileri bir yaş olduğunu, bu yaşlarda prematüre doğum riski bulunduğunu, görme sinirinin anne karnında 8. ve 9. aylarda geliştiğini, 8. aydan daha önce doğmuş bebeklerin göz sinirlerinin gelişmediğini, bebeğin her iki gözünü muayene ettiğinde prematür retinopatisinin erken bulgularını gördüğünü, bunun 6,5 aylık doğan bir çocuk için olağan olduğunu, 6,5 aylık doğan çocuklarda bu hususun devamlı görüldüğünü, prekatür retinopatisinde 5 evresi olduğunu, ilk iki evreye tedavi yapılmayacağını, çocuğun gözlerinde 1 ve 2 evre olduğunu, bu evrelerde tedavi değil tarama yapıldığını, taramada da göz 2-3 hafta ara ile muayene edildiğini, çocuğu ilk muayene ettikten sonra ikinci muayene edişinde prematür retinopatinin ilerlediğini 3.evre olduğunu gördüğünü, yani 3.evreye doğru ilerlediğini gördüğünü ve lazer tedavisinin gerekli olduğunu düşünerek lazer tedavisi yaptığını, kusuru olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece; davanın reddine, karar verilmiş; hüküm süresi içinde davacılar tarafından istinaf edilmiştir.
    Bölge adliye mahkemesince; davacıların istinaf talebinin kısmen kabulüne, İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/07/2019 tarih, 2018/124 E., 2019/367 K., sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile; küçük ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 28/11/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, küçük ... için 10.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28/11/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacı ... için 40.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28/11/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacı ... için 40.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28/11/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-Dava, doktor hatasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacılar, küçük ...’in premetüre doğduğunu, prematüre doğum nedeniyle prematür retinopatisi teşhisinin konulduğunu, davalı doktor tarafından göz muayenesinin yapıldığını, kontrollerde gecikme nedeniyle davacı küçük ...’in görme yetisini yitirdiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... için 1.000,00-TL maddi tazminatın ve 60.000,00-TL manevi tazminatın, diğer davacılar için ayrı ayrı 15.000,00-TL manevi tazminatın zararın meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise, kusuru olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde; davacıların küçük ... için maddi tazminat talebi yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu, ancak dosya kapsamında ıslah dilekçesinin verilmediği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince davacı ...’nun 15.000,00-TL manevi tazminat ve ...’nun 15.000,00-TL manevi tazminat talep etmesine rağmen davacı ... için 40.000,00-TL manevi tazminata ve ... için 40.000,00-TL manevi tazminata karar verilmiş olmakla, davacıların manevi tazminata ilişkin talebinden fazlasına hükmedilmiştir. 6100 sayılı HMK.’nın “taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1 maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır. O halde Bölge Adliye Mahkemesince, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, davacılar ... ve ...’nun talep ettiğinden fazlasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 371. maddesi uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.815 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine,
    peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 15/02/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi