
Esas No: 2022/3572
Karar No: 2022/6854
Karar Tarihi: 08.09.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3572 Esas 2022/6854 Karar Sayılı İlamı
8. Hukuk Dairesi 2022/3572 E. , 2022/6854 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tespite İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilleri ile bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Gölköy İlçesi Kale Mahallesi çalışma alanında bulunan 277 ada 1 ve 180 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar orman niteliği ile Hazine adına; 180 ada 21, 23, 27, 28, 30, 31, 32, 33, 34, 37, 38, 40, 41, 42, 130, 131 ve 141 parsel sayılı yüzölçümleri ve nitelikleri tutanaklarında yazılı bulunan taşınmazlardan 180 ada 30, 31, 32, 33, 34, 37, 38, 40, 41, 42, 130 ve 131 sayılı parseller tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, diğerleri ise sadece kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalı gerçek kişiler ve murisleri adına tespit edilmiştir.
Davacı ... İdaresi, 277 ada 1 ve 180 ada 1 sayılı orman parsellerinin kısmi ilan süresinde dava dilekçesi ekinde yer alan krokide sınırları belirtilen taşınmazların da orman alanına dahil edilmesi istemiyle dava açmış, bilahare arazi kadastrosunun askı ilan süresinde malik hanesi açık olması gerekirken davalılar adına tespit edilen çekişmeli parsellerden 180 ada 130 ve 131 sayılı parseller haricinde kalan taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasına dayanarak, davacı Hazine de 180 ada 130 ve 131 sayılı parsellerde davalı gerçek kişler yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece -180 ada 27, 28, 32, 33, 40, 41, 42 ve 141 parsel sayılı taşınmazlar haricinde kalan çekişmeli parseller yönünden davanın kısmen kabulüne dair ayrı ayrı verilen hükümlerin "Dava dosyalarının Orman İdaresinin kısmi ilan süresinde açtığı dava ile birleştirilmesi" gereğine değinilen bozma ilamlarına uyularak tüm davaların birleştirilmesi suretiyle- yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, 277 ada 1 ve 180 ada 1 parsel sayılı taşımazların tespit gibi tesciline, 180 ada 21, 23, 27, 28 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 180 ada 30, 31, 32, 33, 34, 37, 38, 40, 41, 42 ve 141 sayılı parsellerin ise 22.02.2016 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen bölümlerinin kadastro tespitlerinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına, geriye kalan bölümlerinin ve 180 ada 130, 131 sayılı parsellerin tamamının ise davalı tespit malikleri ve mirasçıları adına tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm davacı ... İdaresi vekili tarafından reddedilen bölümler yönünden, davacı-davalı Hazine temsilcisi tarafından 180 ada 130 ve 131 sayılı parsel yönünden ve bir kısım davalılar vekili tarafından 180 ada 23 ve 141 sayılı parseller yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemlerine ilişkindir.
1.Davacılardan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinden;
6100 sayılı HMK'nin 297. maddesine göre; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."
Somut olayda 180 ada 130 ve 131 parsel sayılı taşınmazların tespitlerine itiraza yönelik davalar Hazinece açıldığı halde Mahkemece belirtilen davaların diğer davacı ... İdaresince açılmış gibi reddine karar verilmesi doğru değil ise de bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının (17) ve (18) numaralı bentlerinin HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinden;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre 180 ada 23 ve 141 parsel sayılı taşınmazlar hakkında kurulan hükme yönelen yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine, hükmün 180 ada 23 parsel sayılı taşınmaz yönünden onanmasına karar verilmiştir.
3.Davacılardan Orman İdaresi vekilinin 180 ada 33 ve 41 parsel sayılı taşınmazlar hakkında kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinden;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere, özellikle 180 ada 33 parsel sayılı taşınmazın 1956 tarihli hava fotoğrafında görülen koyuluğun taşınmaz üzerinde bulunan 150-170 yaşlarındaki armut ağaçlarından kaynaklandığının anlaşılmasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine, hükmün 180 ada 33 ve 41 parsel sayılı taşınmazlar yönünden onanmasına karar verilmiştir.
4.Davacılardan Orman İdaresi vekilinin 180 ada 141, 32, 40, 37, 34, 31, 30, 38 ve 42 parsel sayılı taşınmazlar hakkında kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinden;
a) 180 ada 141 parsel yönünden yapılan incelemede;
Mahkemece bu parsel yönünden teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 265,53 m2'lik kısım yönünden davanın kabulüne, (B) harfi ile gösterilen 7.044,32 m2'lik kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve hükme esas alınan raporlar karar vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; orman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22.02.2016 tarihli rapora ekli Ek-4 sıralı nizalı parselleri gösteren 1956 yılı 78 nolu hava fotoğrafının incelenmesinden, nizalı taşınmazın teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmının kuzey batı ve güneyinde açık alanlar bulunmakla birlikte büyük kısmında koyu alanlar bulunduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının yaşları itibariyle bu koyulukları açıklamayacakları, ziraat bilirkişi raporunda da bu koyulukları açıklayan bilgi bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece nizalı taşınmazın teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmında, orman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22.02.2016 tarihli rapora ekli Ek-4 sıralı 1956 yılı 78 nolu hava fotoğrafında koyu olan yerlerinin miktarı belirlenerek, bu kısımlar yönünden de davanın kabulü ile orman olarak tescili için hükmün bozulması gerekmiştir.
b) 180 ada 32 parsel yönünden yapılan incelemede;
Mahkemece bu parsel yönünden teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 535,39 m2'lik kısım yönünden davanın kabulüne, (B) harfi ile gösterilen 470,43 m2'lik kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve hükme esas alınan raporlar karar vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; orman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22.02.2016 tarihli rapora ekli Ek-4 sıralı nizalı parselleri gösteren 1956 yılı 78 nolu hava fotoğrafının incelenmesinden, nizalı taşınmazın teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmın 180 ada 1 parsel sayılı taşınmaz sınırına yakın yerlerinde koyu alanlar bulunduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının yaşları itibariyle bu koyulukları açıklamayacakları, ziraat bilirkişi raporunda da bu koyulukları açıklayan bilgi bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece nizalı taşınmazın teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmın 180 ada 1 parsel sayılı taşınmaz sınırına yakın yerlerinde orman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22.02.2016 tarihli rapora ekli Ek-4 sıralı 1956 yılı 78 nolu hava fotoğrafında koyu olan yerlerinin miktarı belirlenerek, bu kısımlar yönünden de davanın kabulü ile orman olarak tescili için hükmün bozulması gerekmiştir.
c) 180 ada 40 parsel yönünden yapılan incelemede;
Mahkemece bu parsel yönünden teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 107,67 m2'lik kısım yönünden davanın kabulüne, (B) harfi ile gösterilen 351,29 m2'lik kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve hükme esas alınan raporlar karar vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; orman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22.02.2016 tarihli rapora ekli Ek-4 sıralı nizalı parselleri gösteren 1956 yılı 78 nolu hava fotoğrafının incelenmesinden, nizalı taşınmazın teknik bilirkişi...'nun 22/02/2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmında koyu alanlar bulunduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının yaşları itibariyle bu koyulukları açıklamayacakları, ziraat bilirkişi raporunda da bu koyulukları açıklayan bilgi bulunmadığı, eldeki dava ile birleşme öncesi yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında taşınmazın orman olarak bildirilen alanı (207,30 m2) ile hükme esas alınan raporda bildirilen alan arasında çelişki olduğu ve Mahkemece bu çelişkinin nedeni araştırılmadan hüküm tesisi yoluna gidildiği anlaşıldığından, Mahkemece nizalı taşınmazın teknik bilirkişi...'nun 22/02/2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen alanda, orman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22.02.2016 tarihli rapora ekli Ek-4 sıralı 1956 yılı 78 nolu hava fotoğrafında koyu olan yerlerinin miktarı belirlenerek, bu kısımlar yönünden de davanın kabulü ile orman olarak tescili için hükmün bozulması gerekmiştir.
d) 180 ada 37 parsel yönünden yapılan incelemede;
Mahkemece bu parsel yönünden teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 290,54 m2'lik kısım yönünden davanın kabulüne, (B) harfi ile gösterilen 1.919,11 m2'lik kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve hükme esas alınan raporlar karar vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; orman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22.02.2016 tarihli rapora ekli Ek-4 sıralı nizalı parselleri gösteren 1956 yılı 78 nolu hava fotoğrafının incelenmesinden, nizalı taşınmazın teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmının kuzey ve kuzeydoğu bölümlerinde koyu alanlar bulunduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının yaşları itibariyle bu koyulukları açıklamayacakları, ziraat bilirkişi raporunda da bu koyulukları açıklayan bilgi bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece nizalı taşınmazın teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmının kuzey ve kuzeydoğu bölümlerinde, orman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22.02.2016 tarihli rapora ekli Ek-4 sıralı 1956 yılı 78 nolu hava fotoğrafında koyu olan yerlerinin miktarı belirlenerek, bu kısımlar yönünden de davanın kabulü ile orman olarak tescili için hükmün bozulması gerekmiştir.
e) 180 ada 34 parsel yönünden yapılan incelemede;
Mahkemece bu parsel yönünden teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 352,93 m2'lik kısım yönünden davanın kabulüne, (B) harfi ile gösterilen 1.651,71 m2'lik kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve hükme esas alınan raporlar karar vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; orman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22.02.2016 tarihli rapora ekli Ek-4 sıralı nizalı parselleri gösteren 1956 yılı 78 nolu hava fotoğrafının incelenmesinden, nizalı taşınmazın teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmının 180 ada 1 parsel sayılı taşınmaz sınırına yakın yerleri ile güney ve güneydoğu bölümlerinde koyu alanlar bulunduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının yaşları itibariyle bu koyulukları açıklamayacakları, ziraat bilirkişi raporunda da bu koyulukları açıklayan bilgi bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece nizalı taşınmazın teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmının 180 ada 1 parsel sayılı taşınmaz sınırına yakın yerleri ile güney ve güneydoğu bölümlerinde orman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22.02.2016 tarihli rapora ekli Ek-4 sıralı 1956 yılı 78 nolu hava fotoğrafında koyu olan yerlerinin miktarı belirlenerek, bu kısımlar yönünden de davanın kabulü ile orman olarak tescili için hükmün bozulması gerekmiştir.
f) 180 ada 31 parsel yönünden yapılan incelemede;
Mahkemece bu parsel yönünden teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 536,28 m2'lik kısım yönünden davanın kabulüne, (B) harfi ile gösterilen 384,46 m2'lik kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve hükme esas alınan raporlar karar vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; orman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22.02.2016 tarihli rapora ekli Ek-4 sıralı nizalı parselleri gösteren 1956 yılı 78 nolu hava fotoğrafının incelenmesinden, nizalı taşınmazın teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmının 180 ada 1 parsel sayılı taşınmaz sınırına yakın yerleri ile krokide (A) ile gösterilen kısmına yakın yerlerinde koyu alanlar bulunduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının yaşları itibariyle bu koyulukları açıklamayacakları, ziraat bilirkişi raporunda da bu koyulukları açıklayan bilgi bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece nizalı taşınmazın teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmının 180 ada 1 parsel sayılı taşınmaz sınırına yakın yerleri ile krokide (A) ile gösterilen kısmına yakın yerlerinde orman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22.02.2016 tarihli rapora ekli Ek-4 sıralı 1956 yılı 78 nolu hava fotoğrafında koyu olan yerlerinin miktarı belirlenerek, bu kısımlar yönünden de davanın kabulü ile orman olarak tescili için hükmün bozulması gerekmiştir.
g) 180 ada 30 parsel yönünden yapılan incelemede;
Mahkemece bu parsel yönünden teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 172,24 m2'lik kısım yönünden davanın kabulüne, (B) harfi ile gösterilen 211,12 m2'lik kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve hükme esas alınan raporlar karar vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; orman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22.02.2016 tarihli rapora ekli Ek-4 sıralı nizalı parselleri gösteren 1956 yılı 78 nolu hava fotoğrafının incelenmesinden, nizalı taşınmazın teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmının tamamında koyu alanların bulunduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının yaşları itibariyle bu koyulukları açıklamayacakları, ziraat bilirkişi raporunda da bu koyulukları açıklayan bilgi bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece nizalı taşınmazın teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmı yönünden de davanın kabulü ile orman olarak tescili için hükmün bozulması gerekmiştir.
h) 180 ada 42 parsel yönünden yapılan incelemede;
Mahkemece bu parsel yönünden teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 54,25 m2'lik kısım yönünden davanın kabulüne, (B) harfi ile gösterilen 527,18 m2'lik kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve hükme esas alınan raporlar karar vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; orman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22.02.2016 tarihli rapora ekli Ek-4 sıralı nizalı parselleri gösteren 1956 yılı 78 nolu hava fotoğrafının incelenmesinden, nizalı taşınmazın teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmının batı ve kuzey bölümlerinde koyu alanlar bulunduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının yaşları itibariyle bu koyulukları açıklamayacakları, ziraat bilirkişi raporunda da bu koyulukları açıklayan bilgi bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece nizalı taşınmazın teknik bilirkişi...'nun 22.02.2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmının kısmının batı ve kuzey bölümlerinde orman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22.02.2016 tarihli rapora ekli Ek-4 sıralı 1956 yılı 78 nolu hava fotoğrafında koyu olan yerlerinin miktarı belirlenerek, bu kısımlar yönünden de davanın kabulü ile orman olarak tescili için hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; usuli müktesep hak, bir davada taraflar, mahkeme ve Yargıtay tarafından yapılmış ve istisnalar kapsamında olmayan bir işlemle taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder. Mahkemenin Yargıtayın bozma kararına uymasıyla bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış bir hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli müktesep hak gerçekleşebilir.
Usuli müktesap hak ilkesi, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve yargı kararlarına karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ilkelerinden biri haline gelmiştir. Bu ilke, özlü bir biçimde 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Umumi Heyeti Kararı ile açıklanmış olup iş bu kararda da belirtildiği gibi, bozmaya uyulmakla bir taraf yararına "usulî müktesep hak" doğar. Artık bozmanın kapsamına girmeyen hususlarda yeni bir karar verilemez.
Dava konusu 180 ada 37, 34, 31, 30 ve 38 parsel sayılı taşınmazlara yönelik açılan davalar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin bozma ilamları doğrultusunda eldeki dava ile birleşmeden önce, Mahkemelerince yapılan yargılama sonunda verilen kısmen kabul kararları yalnız davacı ... İdaresi tarafından temyiz edildiğinden, bu davalarda kabul edilen kısımlar için davacı ... İdaresi lehine usuli müktesep hak oluşmuştur. Buna göre, Mahkemece 180 ada 37, 34, 31, 30 ve 38 parsel sayılı taşınmazlar hakkında hüküm kurulurken birleşme öncesi verilen kararlardaki kabul miktarlarının gözetilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davacılardan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (17.) ve (18.) bentlerindeki "...'nin" ibaresinin metinden çıkartılarak, yerine "Davacı Hazinenin" yazılmak suretiyle, kararın 6100 sayılı HMKnın geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nun 304. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası) gereğince düzeltilmesine ve DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, yukarıda (2.) bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin, (3.) bentte açıklanan nedenlerle davacılardan Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddine ve 180 ada 23, 33 ve 41 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükmün ONANMASINA, yukarıda (4.) bentte açıklanan nedenlerle davacılardan Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, 180 ada 141, 32, 40, 37, 34, 31, 30, 38 ve 42 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, 08.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.