
Esas No: 2022/671
Karar No: 2022/6850
Karar Tarihi: 08.09.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/671 Esas 2022/6850 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme, Solhan İlçesi Yenidal Köyü'nde bulunan muhtelif taşınmazların kadastro tespitiyle davalılar adına tespit edildiği, davacı Hazine'nin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmazların tescilinin iptali için dava açtığı ancak davanın reddedildiği belirtilmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamının ardından yapılan incelemeler sonucu bazı taşınmazların mera olarak sınırlandırılması ve tesciline karar verildiği, ancak diğer taşınmazlar için hükmün bozulması gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme, hakimin doğru sicil oluşturma yükümlülüğü bulunduğunu ve taşınmazların yüzölçümünün kesin olarak belirlenmeden hüküm tesisi yoluna gidildiğini tespit etmiştir. Bu nedenle, kararda açıklanan taşınmazların tescilinde kullanılan kanun maddeleri 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesidir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen asıl davanın reddine, birleşen davaların kısmen kabulüne dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarihli ve 2020/8271 Esas, 2021/250 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi,gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Solhan İlçesi Yenidal Köyü çalışma alanında bulunan 123 ada 2, 19, 20, 58, 62, 63 parsel, 148 ada 34, 35 parsel, 129 ada 2 parsel, 107 ada 2 parsel, 109 ada 9, 10, 28, 29 parsel, 111 ada 5, 6, 7 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar; irsen intikal, taksim, ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazlarda davalıların kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik sürelerinin dolmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 21.05.2012 tarihli ve 2011/6626 Esas, 2012/3632 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın niteliği ve davalıların zilyetliği hususlarında araştırmanın yeterli olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu 123 ada 62 parsel ile 107 ada 2 parsel, 109 ada 9, 10, 28, 29 parsel, 111 ada 5, 6, 7 parsel, 123 ada 2, 19, 20 ve 63 parsel, 148 ada 34 ve 35 parsel nolu taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 129 ada 2 parsel ile 123 ada 58 parsel nolu taşınmazlar yönünden davanın kabulü ile taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş; anılan hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarihli ve 2020/8271 Esas, 2021/250 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır.
Söz konusu onama ilamına karşı davacı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre davacı Hazine vekilinin 107 ada 2, 109 ada 9, 10, 28 ve 29, 111 ada 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yerinde olmayan ve HUMK'un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.123 ada 62, 63, 2, 19 ve 20, 148 ada 34 ve 35 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan karar düzeltme incelemesine gelince;
a-123 ada 62 parsel sayılı taşınmaza yönelik yapılan incelemede,
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre davacı Hazine vekilinin sair karar düzeltme itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca, hakimin doğru sicil oluşturma yükümlülüğü bulunmaktadır. Mahkemece dava konusu 123 ada 62 parsel yönünden taşınmazın miktarına yönelik bozma öncesi (27.653,31 m2) ve sonrası (25.912,60 m2) aldırılan fen bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve taşınmazın yüzölçümü kesin olarak belirlenmeden hüküm tesisi yoluna gidildiği bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
b-123 ada 63, 2, 19 ve 20, 148 ada 34 ve 35 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yapılan incelemede,
Mahkemece bu parseller yönünden de davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme ile hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığı, bozmaya uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirilmediği, Mahkemece bozma sonrası aldırılan ve hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda sözkonusu taşınmazların 1947 tarihli hava fotoğrafında orman olmayan alanda kaldığı, temyiz aşamasında Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince aldırılan, orman ve jeodezi-fotogrometri bilirkişileri tarafından düzenlenen 12.09.2019 tarihli raporda ise 1947 tarihli hava fotoğraflarının nizalı taşınmazları kapsamadığının bildirildiği, bu şekilde taşınmazların evveliyatı bakımından çelişki oluştuğu, yine orman ve ziraat bilirkişileri raporları arasında ve sözkonusu raporlar ayrıca kendi içlerinde nizalı taşınmazların niteliği, orman ve mera olup olmadıkları bakımından çelişkiler içerdiği ve denetime elverişli olmadıkları bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından, Mahkemece, uyulan önceki bozma ilamında değinilen hususlar dikkate alınarak işlem yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin karar düzeltme itirazlarının kısmen kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarihli ve 2020/8271 Esas, 2021/250 Karar sayılı onama kararının 123 ada 62, 63, 2, 19 ve 20, 148 ada 34 ve 35 parsel sayılı taşınmazlar yönünden kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bu taşınmazlar yönünden açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle 107 ada 2, 109 ada 9, 10, 28 ve 29, 111 ada 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar yönünden Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarihli ve 2020/8271 Esas, 2021/250 Karar sayılı onama ilamına yönelen karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, 08.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.