
Esas No: 2021/8838
Karar No: 2022/6826
Karar Tarihi: 08.09.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/8838 Esas 2022/6826 Karar Sayılı İlamı
8. Hukuk Dairesi 2021/8838 E. , 2022/6826 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili, Kahramanmaraş Orman Bölge Müdürlüğünce ... İli ... İlçesi Yukarı Nasırlı Köyün’de 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 3302 sayılı Kanun’la değişik 2/B maddesine göre yapılan çalışmalar neticesinde, 148 ada 9, 10, 68 ve 84B parsel sayılı taşınmazların orman sınırı dışına çıkarıldığını, oysa; bu taşınmazların fiilî olarak orman olduğunu, 1988 tarihli memleket haritasının da bu yerlerin orman olduğunu teyit ettiğini belirterek, çekişmeli taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkarılma işlemlerinin iptaline ve taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece ilk olarak, dava konusu taşınmazların hükmen orman olması sebebiyle davanın kabulü ile 148 ada 9, 10, 68 ve 84 parsel sayılı taşınmazların 2/B maddesine göre yapılan tespitlerinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapu siciline tescillerine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiş ve 20. Hukuk Dairesinin 11.03.2015 tarihli ve 2015/2972 Esas, 2015/1447 Karar sayılı kararı ile taşınmazın dava tarihindeki eylemli durumunun orman olmaması şartıyla orman sayılan alanlarda dahi 2/B uygulamasının yapılabileceği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak devam eden yargılama neticesinde, davalı Bakanlık aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, ... İli ... İlçesi Yukarınasırlı Köyü 148 ada 9, 10, 68 sayılı parseller yönünden davanın reddine, aynı yer 148 ada 84/B sayılı parsele ilişkin açılan davanın kabulü ile Yukarınasırlı Köyü 148 ada 84/B parsele ilişkin yapılan 2/B uygulamasının iptaline karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiş ve 20. Hukuk Dairesinin 03.05.2018 tarihli ve 2016/7902 Esas, 2018/3410 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazların 31.12.1981 tarihi öncesi bilim ve fen bakımından orman niteliğinde olup olmadığı hususunda yapılan araştırmanın yeterli olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak devam eden yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile davalı Bakanlık aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, ... İli ... İlçesi Yukarınasırlı Köyü 148 ada 9, 10 sayılı parseller yönünden davanın reddine, aynı yer 148 ada 68, 84/B sayılı parsellere ilişkin açılan davanın kabulü ile Yukarınasırlı Köyü 148 ada 68, 84/B parsellere ilişkin yapılan 2/B uygulamasının iptaline karar verilmiş olup; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, askı ilân süresi içinde açılan 2/B uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun’un 4. maddesi hükmüne göre yapılan ve 18.07.2008 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ile 05.03.2013 tarihinde ilân edilen ve dava nedeniyle kesinleşmeyen 2/B uygulaması bulunmaktadır.
1.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalı Hazine vekilinin 148 ada 68 ve 84/B parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı ... İdaresi vekilinin 148 ada 9 ve 10 nolu parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; dosya kapsamından dava konusu 148 ada 9 ve 10 parsellerin 2002 yılında yapılan tapulama çalışması sırasında senetsizden fıstıklık niteliğiyle sırasıyla Ömer Küçük ve Hasan ... küçük adlarına tespit edildikleri, sonrasında ise hükmen orman niteliği ile Hazine adına tescil edildikleri anlaşılmıştır.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Taşınmazların hali hazırdaki eylemli durumu ile 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden olup olmadıkları yeterince araştırılmamıştır. 25.06.2018 tarihinde yapılan keşif sonrası 1988 tarihli memleket haritası ile 1973 ve 1985 tarihli hava fotoğrafları uygulanmıştır. Bu keşif sonrası alınan 07.08.2018 tarihli fen raporunda, 1988 memleket haritasında ağaç simgeleri olduğu ancak bu ağaç simgelerinin ne anlama geldiğinin orman bilirkişisince yorumlanmasının daha doğru olacağı, hava fotoğraflarında ise taşınmazlarda bağ olarak kullanım görüldüğü ve taşınmazın içinde çokça ağaç bulunduğu belirtilmiş ancak hava fotoğraflarında ağaç türlerinin belirlenemediği, orman bilirkişisince amenajman vb. haritalardan ve simgelerden ağaç türlerinin belirlenmesi gerektiği ifade edilmiş olmasına rağmen 07.09.2018 tarihli orman raporunda ne memleket haritasındaki ağaç sembollerinin ne anlama geldiği ne de hava fotoğraflarında görülen ağaçların ne ağacı olduğu hususlarına hiç değinilmemiş, doğrudan (yıllarını belirtmediği) hava fotoğrafları incelendiğinde 148 ada 9 ve 10 parselin tarım arazisi olarak göründüğü, meşçere haritasında da 9 ve 10 parselin 806 nolu bölme içerisinde Z rumuzu ile gösterilen ziraat alanı olarak ifade edilen ve orman sayılan alan içerisinde kaldığı ifade edilmiş ve neticeten 9 ve 10 parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiştir. 14.09.2018 tarihli ziraatçi bilirkişi raporunda, 148 ada 9 ve 10 numaralı parsellerin evveliyatı itibarıyla orman sayılan alanlardan açılma olduğu, parseller üzerinde menengiç ağacının aşılanmasıyla elde edilen 150-200 kadar 20-25 yaşlarında fıstık ağacı ile 300-350 kadar 20-25 yaşlarında bağ bulunduğunun gözlemlendiği ayrıca 148 ada 9 parselin %60-65’inde tarımsal faaliyet yapıldığı geri kalan alanın tahrip edilmiş ve ihmal edilmiş orman alanı olduğu, 148 ada 10 parselin ise %20 ile %30’unda tarımsal faaliyet yapıldığı geri kalan alanında ihmal edilmiş orman bitki örtüsü olduğunun gözlemlendiği, netice olarak da 9 ve 10 parselin orman olduğu belirtilmiştir. Mahkemece çelişkilerin giderilmesi için bilirkişilerden ek rapor alınmış ancak bilirkişiler ilk raporlarında ısrar etmiştir. Bozma öncesi yapılan keşif sonrası alınan 25.11.2015 havale tarihli orman raporunda, 1988 tarihli memleket haritasında dava konusu parsellerin kısmen yeşil kısmen açık alanda kaldığı, amenajman haritasında 9 nolu parselin büyük çoğunluğu Z rumuzu ile gösterilen ziraat alanında, 10 nolu parselin ise BMBT-T rumuzu ile gösterilen ve Bozuk ... Baltalığı-Taşlık olarak ifade edilen alan içerisinde kaldığı belirtilmiştir. 15.12.2015 havale tarihli ziraatçi bilirkişi raporunda, 9 parselin bağ ve fıstıklık 10 parselin tamamen fıstıklık olduğu, fıstıkların 50-60 yaş ve üstü, bağın ise yaklaşık 20 yaşlarında olduğu hem fıstıkların hem bağın aşı yapılarak veya dikim yoluyla oluşturulduğu, parseller her ne kadar evveliyatında orman olsa da imar ihya yoluyla orman ağaçları ayıklanarak bahçeye dönüştürüldüğü belirtilmiştir. Son keşif sonrası alınan ve hükme esas ziraat, fen ve orman raporları hazırlanırken dosyada daha önce alınan raporlar dikkate alınmadığı gibi dosya içerisinde bulunan hükmen tescile ilişkin dosyalar da dikkate alınmamıştır. Hatta hükme esas alınan fen, ziraat ve orman raporları birbiriyle uyum içerisinde olmadığı gibi raporlar açık ve net de değildir. Bu haliyle Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
O halde; Mahkemece, 1982 yılına en yakın tarihli memleket haritasının yapımına esas olan hava fotoğrafı ve memleket haritası getirtilip halen ... (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman 3 orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir jeodezi mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle yeniden yapılacak keşif ve alınacak raporlar ile dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkinlik, verimlilik ve kârlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmazlar üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği hususları değerlendirilmeli; dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği incelenerek bu olgular tartışılmalı ve orman niteliği kısmen veya tamamen kaybolmuş ise, çekişmeli bölümler üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların sayısı ve yaşları kesin olarak saptanmalı, çekişmeli taşınmazların nitelik yitirip yitirmediği bilimsel metodlarla kesin olarak saptanarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Ayrıca bilirkişiler raporlarını hazırlarken dosyada alınan önceki raporlar ve hükmen tescil dosyalarında alınan raporlar ile oluşan çelişkileri gidermelidir. Yukarıda açıklanan ilke ve usuller çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda dava konusu 148 ada 9 ve 10 parselin bir kısmının veya tamamının 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybedip kaybetmediği tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine; davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA,taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
08.09.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.