
Esas No: 2021/2400
Karar No: 2022/297
Karar Tarihi: 17.01.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/2400 Esas 2022/297 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Silifke Ağır Ceza Mahkemesinde davacı hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından 7 gün gözaltında ve tutuklu kalmış, beraat etmiştir. Davacının açtığı dava sonucunda, yerel mahkeme 272 TL maddi, 550 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir. Ancak davacı ve davalı vekilleri kararı temyiz etmişlerdir. Davalı vekilinin temyiz istemi reddedilirken, davacı vekilinin temyiz istemi kabul edilerek, kararın aşağıdaki nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir:
1) Davacı hakkında düzenlenen belgelerin eksik inceleme ile karar verilmesi
2) Davacının tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediğinin açıklığa kavuşturulmaması
3) Aynı konu ve nedene dayalı olarak açılmış başka bir dava olup olmadığının araştırılmaması.
Kanun Maddeleri:
- 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesi: Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anında dava açılabileceğini belirtir.
- 5271 sayılı CMK'nın 144/1-a maddesi: Tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin sağlanması gere
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 272 TL maddi ve 550 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat talebinin dayanağı olan Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/529 - 2015/454 sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından 14/10/2014 - 21/10/2014 tarihleri arasında 7 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04/09/2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 272 TL maddi, 550 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmakla;
A)Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 2.190,00 TL olduğu ve kabul edilen tazminat miktarının 822,00 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin oluğu anlaşılmakla;
6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
B)Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
1)Davacı hakkında düzenlenen yakalama, olay, gözaltı ve sevk – serbest bırakma, tutuklama müzekkereleri, sorgu zaptının Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneğinin dosya arasına alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
2)Davacı ile ilgili tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ile infazı yapılan tutuklama müzekkeresi suç bilgisinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmemesi,
3) 5271 sayılı CMK'nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulmadan, yazılı şekilde karar verilmesi,
4) Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve nedene dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve nedene dayalı olarak açılmış başka bir dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.