
Esas No: 2019/13557
Karar No: 2022/225
Karar Tarihi: 17.01.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/13557 Esas 2022/225 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen bir kararda, taksirle yaralama suçundan sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar ile sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm incelenmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraza tabi olduğu ve temyiz kabiliyetinin bulunmadığı belirtilmiştir. Ancak, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü, basit yargılama usulüne göre verildiği için, mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilmesi gerekiyordu. Bu sebeple, karar kapsamında yer alan TCK'nın 7. maddesi ve CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilerek, sanık lehine olan uygulamanın belirlenmesi ve basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Kararda, sanık hakkında TCK'nın 89/1, 89/2-d, 62/1, 52/2-4 maddeleri ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve mahkumiyet kararı verilmesi öngörülmüştür.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 1-Sanık ... hakkında; TCK'nın 89/1, 89/2-d, 62/1, 52/2-4 ve CMK'nın 231/5. maddelerine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması
2-Sanık ... hakkında; TCK'nın 89/1, 89/2-d, 62/1. 52/2-4. maddelerine göre mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar ile sanık ...'nın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara dair katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi gereğince itiraza tabi olup temyiz kabiliyeti bulunmadığı, yapılan itirazın mercii tarafından 11.10.2016 tarihli kararla reddine karar verildiği anlaşılmakla, bu konuda yeniden bir karar verilemeyeceğinden dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II-Sanık ...'nın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 89. maddesinin 1-2-3. fıkralarında düzenlenen ''taksirle yaralama'' suçuna ilişkin olduğu, taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verilmesi halinde gerçekleşecek olan taksirle yaralama suçu için TCK'nın 89. maddesinin 1. fıkrasında temel ceza miktarının ''üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası'' olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan ''01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.'' şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas-2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile ''...kovuşturma evresine geçilmiş..., ...hükme bağlanmış...'' ibarelerinin, aynı bentte yer alan ''...basit yargılama usulü...'' yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;
Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı sair yönler incelenmeksizin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; 17.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.