13. Hukuk Dairesi 2015/30198 E. , 2018/3624 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca ve davalı .... Oto Ltd. Şti. avukatınca duruşmasız, davalı ...Ş. avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ...Ş. vekili avukat .... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı yetkili bayiiden 08.08.2008 tarihinde 2009 model .... marka bir araç satın aldığını, 2012 yılında aracın direksiyonunda seyir halinde iken sertleşme arızasının baş gösterdiğini, dört defa servise gittiği halde düzelmediğini, aracın bu haliyle ayıplı olduğunu ve aracın misli ile değişimine ve ayrıca ikame araç bedelinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Eldeki dava ile davacı, davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olduğundan bahisle aracın yenisi ile değişimini istemiş, davalı ise aracın ayıplı olmadığından ve yönetmeliğin seçimlik hakların kullanılmasına ilişkin şartlarının oluşmadığından bahisle davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, araçta gizli ayıp olduğu sabit olduğundan bahisle davanın kısmen kabulüne ve ikame araç bedeli olarak 2.400,00 TL, araba bedeli olarakta 28.000,00 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dava ve sözleşme tarihi dikkate alındığında somut olaya eski 4077 sayılı Tüketici Kanunu"nun ve yönetmeliklerin uygulanması gerekmektedir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun"un 4. maddesi hükmü gereğince "tüketici satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde satıcıdan, verdiği bedelin iadesini, ayıp nispetinde bedelin tenzilini, ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını, son olarak da aracın yenisi ile değiştirilmesini isteyebilir.” Aynı Kanunun 13. maddesinin 3. fıkrasında da “Tüketici Onarım hakkını kullanmışsa, garanti süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yararlanamamasının süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirin mümkün bulunmadığının anlaşılması halinde, 4. maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir.” hükmü bulunmaktadır. Öte yandan 14.06.2003 gün ve 25138 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde de “... tüketicinin onarım hakkını kullanılmasına rağmen malın tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen garanti süresi içerisinde kalmak kaydıyla bir yıl içerisinde aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen garanti süresi içerisinde farklı arızaların toplamının 6’dan fazla olması unsurlarının yanı sıra bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması durumunda tüketicinin malın ücretsiz olarak değiştirilmesini talep edebileceği” hükmü mevcuttur. Bu hükümlere göre davacı tüketici ayıp halinde yasanın tanıdığı seçimlik haklarından her hangi birini kullanabilir. Dava dilekçesi ile davacı öncelikle değişim talep ettiğini, mümkün olmazsa da aracın bu günkü bayi satış değerini talep ettiğini beyan etmiş yargılama sürecinde talebinin araç değişimi olduğunu açıklamıştır. Mahkeme ise aracın 2. el fiyatından değer kaybını mahsup ederek ortaya çıkan meblağa hükmetmiştir. 6100 sayılı HMK.’nın “taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1. maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır.
O halde, mahkemece, bu yasa hükmü gereği davacının talebi dışına çıkılarak hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 526,00 TL harcın istek halinde davalı ...Ş."ye, 535,08 TL harcın davalı Çamkıran Oto Ltd. Şti."ne iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.