12. Ceza Dairesi 2021/3323 E. , 2021/6353 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm:CMK’nın 223/2-b. maddesi gereğince beraat
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1)Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/02/2020 tarihli ve 2017/8-948 esas 2020/162 sayılı kararında belirtildiği üzere, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığının resmen ilan edilmesinden önceki evrede aleyhine temyiz yoluna başvurulan kararlar söz konusu olduğunda, diğer bir ifadeyle 1412 sayılı CMUK’un 305. ile 326. maddelerinin uygulanması gereken hâllerde, mahalli Cumhuriyet savcılarının duruşmalarına iştirak etmediği asliye ceza mahkemesi kararlarına yönelik temyiz sürelerinin de bu Kanunun 310. maddesinin üçüncü fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle belirlenmesi ve bu sürenin “tefhim tarihinden itibaren bir ay” olduğunun kabul edilmesi gerektiği; 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlük ve uygulama şekli hakkında kanuna eklenen geçici 3. madde uyarınca mahalli Cumhuriyet savcılarının, duruşmalarına iştirak etmedikleri asliye ceza mahkemesi kararlarına karşı, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK"un 310. maddesinin 3. fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle, tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz süresinin görüldü ile değil tefhimle başlayacağı, 5320 sayılı Kanuna 12/12/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6572 sayılı Kanunun 45. maddesi ile eklenen geçici 9. maddesine göre, 31/12/2019 tarihine kadar Asliye Ceza Mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmayacağının ancak, verilen hükümlere karşı Cumhuriyet savcısının kanun yoluna başvurabilmesi amacıyla dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceğinin belirtildiği, 12/12/2014 ve sonrasında duruşmalara Cumhuriyet savcısı katılamayacağından, mahalli Cumhuriyet savcıları yönünden temyiz süresinin tefhimden itibaren 1 ay, 01/01/2014 ve 12/12/2014 tarihleri arasındaki hükümlerde ise temyiz süresinin tefhimden itibaren 1 hafta olduğu, incelenen dosyada hüküm duruşmasına katılmayan mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından 19/11/2019 tarihinde verilen hükme karşı 18/06/2020 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmakla, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK"un 310 ve 317. maddeleri uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2)Katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise;
Menemen Koyundere"de inşa edilen Koyundere Toki inşaat yapım işinin Fetih İnşaat Ltd. şirketine taşeron sözleşmesi ile devredildiği, dosya kapsamına göre sanık ..."ın şirket ortağı olduğu, olay günü katılan ..."ın inşaatın zemin katında bulunan kanalizasyon bacalarına rögar künkünü halat yardımıyla yerleştirmeye çalıştığı sırada, künkün bir ucuna halat bağlandığı ancak diğer ucuna henüz halat bağlanmadan kepçe operatörünün künkü kaldırmaya çalışması üzerine dengesiz kalkan künkün katılanın ayağına çarparak, dördüncü derecede kırık oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda, sanık ..."ın taşeron şirketin ortağı olduğu, şirketin diğer ortağı olan ..."nin hem şantiye şefi hem de dosya içerisinde mevcut olan 14/03/2007 tarihli imza sirküleri gereği şirketi münferiden 10 sene temsile yetkili olduğu, 07.02.2012 ve 11.03.2013 tarihli bilirkişi raporlarına göre "malzeme kaldırılması ve taşınması işinin önceden planlanarak uygun ekipmanların temin edilmesi ve uygun iş organizasyonunun sağlanması, bu tür işlemler için operatör ve malzeme bağlayan kişi arasına koordinasyonu sağlayacak işaretçinin görevlendirilmesi, operatöre ve kazalı işçiye kaldırma, yükleme ve taşıma işleri ile ilgili iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmesi, şantiye alanında uyulacak kurallar, yasaklı eylemler, alınacak önlemler konularında gerekli talimatların verilmesi hususlarını yerine getirmemesi" hususlarındaki kusurlu eylemlerin ..."ye ait olduğu ve dosyaya eklenen Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2014/217 esas 2014/516 sayılı kararına göre ... hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın Dairemizin 2016/6159 esas 2017/4094 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, böylece sanığın dava konusu işin yürütülmesi ile doğrudan ilgisi olmadığı ve sahada sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kusuru bulunmayan sanık hakkında CMK"nın 223/2-c. maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken, olayda suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu gerekçe gösterilerek aynı Kanunun 223/2-b maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının "birinci" fıkranın hükümden çıkarılarak, yerine "Sanığın taksire dayalı kusurlarının bulunmaması nedeniyle CMK"nın 223/2-c maddesi gereğince BERAATİNE" ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.