13. Hukuk Dairesi 2015/36667 E. , 2018/3589 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, banka kanalıyla davalıya 24.11.2009 tarihinde 41.352,91 TL emanet para gönderdiğini, parayı geri ödemesini talep ettiği halde davalının borcunu ödemediğini, davalı aleyhinde ... 6. İcra Müdürlüğü"nün 2012/1649 Esas sayılı dosyasıyla takip yaptığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek 41.352,91 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı ve .... isimli şahıslarla birlikte yeminli mali müşavirlik şirketi kurmak üzere karara varıp .... Müşavirlik ve Denetim A.Ş. adlı şirketini kurduklarını, bu şirketin kurucu ortağı olduğunu, dava dışı ...."inde şirketi temsil ettiğini, davacı tarafından emanet gönderildiği iddia edilen meblağın şirketin kuruluşuna yönelik bir takım harcamalar için kullanıldığını, davacının şirketin kurulması aşamasında işyerinin kiralanması esnasında kefil olarak hazır bulunup sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığını, şirketin kuruluşu aşamasındaki harcamalar sonrasında taraflar arasında anlaşmazlık başlayıp diğer iki ortağın kendisini ortaklıktan ayrılmaya zorladıklarını, davacının bu aşamada aleyhine şirket kuruluşunda harcanmak üzere gönderdiği meblağ için icra takibi başlattığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile davalı tarafa emanet olarak gönderdiği paranın tahsilini istemiştir. Davalı bu paranın davacının da kuruluşunda yer aldığı şirketin kuruluş ve faaliyetleri için harcandığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, " davacının dayandığı belgenin havale dekontu olup, BK.nun 555 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan havalenin hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtası olduğu, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcut olup, havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını ileri süren havaleyi yapanın bu iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, tüm dosya kapsamından davacı, havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını ispatlayamadığından " davanın reddine karar verilmiştir. Davacının davalıya gönderdiği, havale dekontlarında gönderilme sebebi açıklanmamıştır. Kural olarak havale bir ödeme vasıtası olduğundan bu dekonta dayalı olarak alacak isteminde bulunulması halinde ispat yükü davacı tarafa aittir. Davacının bu paranın emaneten gönderildiğini iddia etmesi karşısında davalı taraf paranın alındığını ancak .... Mali Müşavirlik ve Denetim A.Ş. adlı şirketin kurulması için gönderildiğini, bu şirketin kuruluş faaliyetleri için harcandığını ve davacının bu şirketin gizli ortağı olduğunu yani taraflar arasında adi ortaklık olduğunu savunmuş ve bir takım belgeler dosyaya ibraz etmiştir. Davacı taraf davalının savunmasında yer alan şirketle bir bağlantısının olmadığını iddia etmiştir. Taraflar arasında görülen dava da hukuki nitelendirme hakime ait olup mahkemece tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.