
Esas No: 2021/3711
Karar No: 2022/7072
Karar Tarihi: 15.09.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/3711 Esas 2022/7072 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Kadastro Mahkemesi'nde görülen kadastro tespitine itiraz davasında Mahkeme, davanın reddine karar verdi. Ancak Yargıtay tarafından bozulan karar sonrasında, yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildi. Temyiz eden davacılar ve müdahiller vekili, dosyanın incelenerek hükümdeki yanlışlıkların düzeltilmesini talep etti. Yapılan inceleme sonucunda, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na göre kadastro hakiminin doğru, infazı kabil karar vermek zorunda olduğu halde hükümde sadece davanın reddine karar verildiği belirlendi. Bu nedenle hüküm, düzeltilerek onandı. Kararda belirtilen kanun maddesi 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesidir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar ve müdahiller vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin vermiş olduğu karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup uyulan bozma ilamında özetle; "tanık beyanları arasında çelişki bulunmasına rağmen yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmadığı, dava konusu taşınmazların taksimde kime isabet ettiği hususunun yeterince araştırılmadığı, ayrıca diğer tanık beyanlarının taraflara daha yakın olan kök murisin mirasçılarından ...'ün beyanlarına neden üstün tutulduğu tartışılıp açıklanmadan hüküm kurulduğu açıklanarak, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tüm tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının katılımlarıyla yeniden keşif icra edilmesi, bu keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından, muris ...’den intikal eden çekişmeli taşınmazların yapılan taksimde kime düştüğünün, taksimden sonra taşınmazları kimin kullandığının maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi, taksime dair beyanların murise ait taşınmazların tutanakları ile denetlenmesi, taksime katılan ve hayatta olan taraflar dışındaki diğer ... mirasçılarının da tanık sıfatıyla dinlenmesi, diğer tanık beyanlarının, taraflara daha yakın olan kök murisin mirasçılarından ...' ün beyanlarına neden üstün tutulduğu hususunun tartışılıp açıklığa kavuşturulması ve bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ve müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde karar verildiğine göre, davacılar ve müdahiller vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca, kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olduğu halde, kadastro hakiminin, taşınmazlar hakkında sicil oluşturma yükümlülüğünün bulunduğu gözardı edilerek, hükümde sadece davanın reddine karar verilmekle yetinilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar ve müdahiller vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme hükmünün 1. fıkrasının sonuna "Dava konusu 122 ada 3 ve 144 ada 11 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline" ibaresinin eklenmesine, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 15.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.