13. Hukuk Dairesi 2018/1564 E. , 2018/3567 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirke ile aralarında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında iş yerinde çalışan davalı işçisi .... "ın işçi alacaklarından dolayı aleyhlerine ... 12. İş Mahkemesi"nin 2012/807 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, dava sonunda adı geçen işçiye 5.123,20.- TL ödemek zorunda kaldıklarını, sözleşme gereğince bu alacaklardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 5.123,20.- TL"nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... End. ve Kur. Hiz. Ve Ürün. San. Tic. A.Ş, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile, 5.123,20 TL alacağın 31/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı .... Endüstriyel ve Kurumsal Hizmetler ve Ürünler San Tic A.Ş tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, asıl işveren davacı kurumun, davalı şirket tarafından çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı miktarın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, hizmet alım ihalesinin davalı tarafından üstlenildiğini, ihale şartnamesine göre, davalı yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin iş hukukundan doğan her türlü işçilik hakları ile ilgili ücret ve tazminatlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış olup, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsili için açtığı dava sonunda hesaplanan miktarın eldeki davanın tarafı olan davacıdan tahsiline karar verildiği ve icra takibi sonunda da, davacı tarafından ödendiği ihtilafsızdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye ödenen ve ücret zammı farkı ve sosyal yardım alacaklarından hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Somut olaya bakıldığında; davacı tarafça dava konusu edilen ve dava dışı işçiye ödenmiş bulunan alacakların doğum tarihi Mart 2011-Aralık 2011 dönemidir. Oysa, davacı ve davalı tarafın imza altına aldığı ve dava dışı işçinin çalışmasına esas hizmet alım sözleşmesi 01.01.2012-31.12.2012 tarih aralığı için yürürlüğe konulmuş olup; İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işveren dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise dava dışı işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ... olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden rücuen tahsilini talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, davacı üst işverene karşı kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda son işveren olan alt işverenin, dava konusu edilen işçilik alacakları bakımından kendi dönemine isabet eden miktarlar üzerinden sorumlu olduğu kabul edilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar göz ardı edilerek, yazılı şekilde davalı şirketin sorumlu tutulması suretiyle karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.