4. Hukuk Dairesi 2018/3868 E. , 2019/1776 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ...... İç ve Dış. Tic. Paz. AŞ vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/04/2015 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01/09/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, İİK"nin 89/3. maddesi uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalı takip alacaklısının müvekkili şirkete, dava dışı takip borçlusu .....ve Tic. AŞ"nin borcundan dolayı 89/1 haciz ihbarnamesi gönderdiğini, süresinde itiraz edilmesine rağmen ikinci ihbarnamenin tebliğ edildiğini, müvekkilince süresi içerisinde ikinci haciz ihbarnamesine de itiraz edildiğini, müvekkilinin takip borçlusu ...... Hizmetleri San. ve Tic. AŞ"ne herhangi bir borcu bulunmadığını, buna rağmen davalı takip dosyası alacaklısı tarafından kötü niyetli olarak üçüncü haciz ihbarnamesi gönderildiğini belirterek, İİK 89/3 maddesi gereğince üçüncü haciz ihbarnamesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile; davacının ......San. ve Tic. AŞ" ye borcu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK"nın 118-186. maddeleri arasında düzenlenen yazılı yargılama usulünde ilk derece yargılaması beş aşamadan oluşmaktadır. Bunlar; davanın açılması ve karşılıklı dilekçelerin verilmesi, ön inceleme, tahkikat, tahkikatın sona erdirilmesi ve sözlü yargılama ile hüküm aşamalarıdır.
Anılan kanunun Tarafların Dinlenmesi başlıklı 144. Maddesinde; tahkikat aşamasında mahkemenin, her iki tarafı usulüne uygun olarak davet edip, davada ileri sürülen vakıalar hakkında dinleyebileceği, dinlenilmek üzere mahkemeye gelmeleri için iki tarafa vereceği süre iki haftadan az olamayacağı, bu süre gerektiğinde, mahkemece re"sen veya iki taraftan birinin talebi üzerine uzatılabileceği gibi kısaltılabileceği hüküm altına alınmıştır. Mevcut Delillerle Davanın Aydınlanması başlıklı 146. Maddesinde ise mahkemenin, taraflarca gösterilmiş olan delillerin incelenmesinden sonra, davanın muhakeme ve hüküm için yeterli derecede aydınlandığını anlarsa, tahkikatın bittiğini kendilerine bildireceği ifade edilmektedir.
Aynı kanunun Tahkikatın Sona Ermesi başlıklı 184. maddesinde hâkimin, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz vereceği; tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim edeceği belirtilmiştir. Son olarak Sözlü Yargılama başlıklı 186. maddesinde; mahkemenin, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği, taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususunun bildirileceği, nihayet sözlü yargılamada mahkemenin, taraflara son sözlerini soracağı ve hükmünü vereceği hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacının Malatya 3. İcra Dairesinin 2012/4104 Esas sayılı takip dosyasındaki takip borçlusu davadışı ...... Hizmetleri San. ve Tic. AŞ’ye borcu olmadığı iddiası ile işbu davanın açıldığı, davacı ile dava dışı diğer şirket olan ...... Tic. ve San. Ltd. Şti. arasında imzalanan 05/05/2014 tarihli işletme devir sözleşmesi bulunduğu, davacının bu şirket ile ticari bir ilişkisinin var olduğunu iddia ettiği, ancak dosya içeriğinde bu şirketin ticari defter ve kayıtlarının bulunmadığı, davalı tarafından bahsi geçen bu iki şirketin aynı şirket olduğunun ifade edildiği, ayrıca davaya konu icra dosyasında davacıya gönderilen 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin tebligatlarının bulunmadığı, bunların davacıya ne zaman tebliğ edildiklerinin tespit edilemediği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK"nın 144. ve devamı maddelerindeki usul hükümlerine uyulmadan yargılamanın yapılması ve sonuçlandırılması doğru değildir. Mahkemece anılan belgeler temin edilmeden, gerekli tahkikat yapılmadan ilk celsede hüküm kurulmuştur. Eksik incelemeye dayalı olarak ve yargılama safahatlarına riayet edilmeksizin hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27/03/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.