Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalının B… projesi adı altında Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı projesi başlattığını, bu projenin inşaat ve satış işi için Y… E… Ltd. Şti. ile sözleşme imzaladığını, tanıtım ve reklamlarda bu projenin TOKİ Kaynak Geliştirme Uygulamaları kapsamında yapıldığının belirtildiğini, TOKİ güvencesiyle uygulanacağına dair güven verildiğini, kendisinin basın ve televizyon reklamları vasıtasıyla TOKİ güvencesiyle başlatılan projeyi öğrenip daire almaya karar verdiğini, davalıya güvenerek müteahhit firma ile daire almak için sözleşme imzaladığını, peşinat bedeli olarak 15.800 TL’yi bildirilen banka hesabına yatırdığını, davalının müteahhit firma ile olan sözleşmesini feshedip inşaatı başka bir müteahhide tamamlatarak kendisinin dairesini teslim etmediği gibi, sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle ödediği peşinatı da iade etmediğini, davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere 15.800 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, satış işlemleriyle ilgili olarak kullanılacak belgeler ile yapılacak iş ve işlemlerin yürürlükteki mevzuata uygun olarak yerine getirilmesinden yüklenicinin sorumlu olduğu, satış işlemlerinin yüklenici tarafından kendi adına yapıldığı, tüketici ile yüklenici arasında olan sözleşme yönünden davalının sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacı tarafından “B… Projesi” konutları olarak bilinen proje nedeniyle ödenen bedelden davalı TOKİ’nin sorumlu olup olmayacağı konusunda toplanmaktadır. TOKİ tarafından 07.02.2006 tarihinde ihalesi yapılan projeyi A… A… Grup İnş. San. ve Tic. A.Ş. & M… Ç… ortak girişimi kazanmış, ancak 13.04.2007 tarihinde yapılan devir sözleşmesiyle ortak girişim yerini Y… E… İnş. ve Elektronik San. Ltd. Şti. devralmıştır. Bu devir sözleşmesinde Başbakanlık Toplu Konut İdaresi’nin de muvafakatı bulunmaktadır. Akabinde sözleşmenin 12.05.2008 gün ve 2327 sayılı Başkanlık Olur’u ile feshedilip, teminatların gelir kaydedildiği, feshin ilgili firmaya Ankara Kırkbirinci Noterliği’nin 14.05.2008 gün ve 20303 sayılı ihtarnamesiyle bildirildiği anlaşılmıştır. TOKİ ile Y… E… Ltd. Şti. arasında düzenlenen sözleşme incelendiğinde gelir paylaşımı şeklinde düzenlenmiş olup, bu sözleşmenin 5.1. maddesi hükmünde “Satışların yüklenici adına yapılacağı, dolayısıyla satış işlemlerinde kullanılacak sözleşmelerin alıcılar ile yüklenici arasında imzalanacağı, satış ilanlarında İdare adı ve Yüklenici adının birlikte kullanılacağı” yazılıdır. Yine sözleşmenin 5.4 maddesinde ise, yüklenicinin satış yöntemi, satış bedelleri, satış ilanları ve rakamlar konusunda İdarenin onayını alacağı, tüm ilan ve reklam masraflarının ise yükleniciye ait olacağı kararlaştırılmıştır. Dosyada mevcut ilanlarda TOKİ logosu kullanıldığı halde, satış bedelinin mutlaka TOKİ adına açılacak hesaba yatırılacağına dair bir uyarı mevcut değildir. 4077 sayılı Yasa’nın Ticari Reklam ve İlanlar bahsini düzenleyen 16. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkartılan Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesi, reklamların doğruluk ve dürüstlük kuralına uygun olması esası getirildiği gibi, yine, davalı tarafından ibraz olunan Konut Edinme Rehberi başlıklı belgede de bu hususta bir düzenleme yer almamaktadır. Davacı ile dava dışı yüklenici arasında imzalanan sözleşmenin 6.22 maddesinde TOKİ’nin sorumlu tutulmayacağı belirtilmiş ise de, bu hüküm 4077 sayılı Yasa’nın 6. maddesi kapsamında (haksız şart) niteliğinde olup davacı tüketiciyi bağlamaz. Dava konusu konutun bulunduğu projeye ait ilan ve tanıtımlar ile sözleşmenin az yukarıda belirtilen hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davacı tüketicinin yatırdığı bedelin taşınmazın teslim edilememesi nedeniyle geri ödenmesinden davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, açıklanan bu ilkeler doğrultusunda işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
S o n u ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.