16. Hukuk Dairesi 2017/3432 E. , 2020/4162 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında,...Köyü çalışma alanında bulunan 1719 parsel sayılı 10.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek, davalı Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı ..., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 1719 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile davacı Mahmut oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince 06.12.1982 tarihinde onanmasına karar verilmiş ve 11.03.1983 tarihi itibariyle tapu kaydı oluşmuştur. Bu kez davacı ..."ın mirasçısı ... vekili vasıtasıyla sunduğu 11.05.2016 tarihli dilekçesi ile, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında babası olan davacı ...’ın baba isminin yanlış yazıldığını belirterek, adı geçenin baba isminin tavzihen "Mehmet" olarak düzeltilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 12.04.2017 tarihli ek kararla talebin tapuda isim tashihi olarak görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, iş bu ek karar davacı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK"nın tavzihi düzenleyen "hükmün tavzihi" başlıklı 305. maddesinde, tavzihin koşulları açıklanmış olup, anılan Yasa maddesinde, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan hakların ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği hükmüne yer verilmiştir. Tavzih, hüküm infaz edilinceye kadar her zaman yapılabilir. Ancak tavzih, verilen hükmün hukuka uygunluğunu kontrol etmeye yarayan bir kanun yolu olmadığı gibi, yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen hükmün değiştirilmesi mümkün değildir.
Somut olayda Mahkemece, tavzihe konu hükmün değiştirilmesi sonucunu doğaracağı ve bunun ayrı bir dava açılması suretiyle gerçekleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de, tavzihi istenen hükmün infaz edilerek tapu kaydının oluştuğu, bir diğer ifadeyle hükmün icrasının tamamlandığı gözetilerek tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, davacı ...’ın baba adının "Mehmet" olarak değiştirilmesi istemi yönünden tavzih talebinin müstakil bir dava olmadığı gözetilmeksizin görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.