4. Hukuk Dairesi 2018/3007 E. , 2019/1768 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ... ve diğerleri aleyhine 08/06/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/09/2017 günlü karara karşı davalı ... ... vekilinin ve davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair verilen 27/03/2018 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 26/03/2019 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davacılar vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davalılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacının davalılardan ..."a yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin davalı ... yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden ise reddine karar verilmiş, hükme karşı; davacılar vekilinin ve davalılardan ... vekilinin istinaf yoluna başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun ise kabulüne dair karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili; tatil sitesi içerisinde oturan yakınlarını ziyarete giden davacıların binada kullanılmasının sakıncalı olmadığı anlaşılan asansöre bindiklerini, ancak 11. katta iken asansörün halatının kopması nedeniyle asansörle birlikte yere düşen ve yaralanan davacılarda iş gücü kaybı meydana geldiğini beyan ederek davacıların uğradığı maddi ve manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar; taraflarına atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; tarafların kusur durumuna ilişkin alınan 17/06/2016 havale tarihli bilirkişi raporu benimsenerek olayın meydana gelmesine davalılardan asansörün bakım ve onarım çalışmalarını yürüten ... "ın tam kusuru ile neden olduğu, davalı site yönetimi ile site başkanı olan..."in asansörün gerekli bakım ve onarımları zamanında yaptırmış olmaları nedeniyle kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle istemin davalı ... yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Hükme karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı ..."ın istinaf başvurusunun kabulü ile ıslah ile arttırılan maddi tazminat taleplerinin ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan BK"nun 55/1. maddesine göre ; ""Başkalarını istihdam eden kimse, mahiyetinde istihdam ettiği kimselerin ve amelesinin hizmetlerini ifa ettikleri esnada yaptıkları zarardan mesuldür. Şu kadar ki, böyle bir zararın vukubulmaması için hal ve maslahatın icabettiği bütün dikkat ve itinada bulunduğunu yahut dikkat ve itinada bulunmuş olsa bile zararın vukuuna mani olamıyacağını ispat ederse mesul olmaz."" (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 66. maddesi)
Borçlar Kanununun 55. maddesi hükmü gereğince adam çalıştıranın sorumlu tutulabilmesi için; zararın çalışanın hukuka aykırı eyleminden doğması ve zarar ile çalışanın eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir.
Sorumluluk Hukukunun önemli ögelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada; mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur.
Adam çalıştıran, görülecek işe uygun fikri, mesleki bilgi ve yeteneklere sahip bir kişi seçmekle yükümlüdür. Seçeceği yardımcı kişinin göreceği iş için vasıflı, yeterli eğitim görmüş, yeni bilgi, yöntem ve tekniği, özümsemiş ve izlemiş olmasını arayacaktır (Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Prof. Fikret Eren, Cilt: 2-4 bası, sh.160). (HGK. 15.06.1994 gün ve 11-178 K.). Davalının bu en basit tedbirlere başvurmaması objektif özen görevini açıkça kötüye kullandığını kanıtlayan deliller olarak görülmelidir. Davalı, adam çalıştıran sıfatıyla sorumluluktan kurtulabilmesi için, gerekli özeni göstermiş olması halinde de zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi icap etmesi gerekecektir.
Dosya içeriğinden; davalı site yönetimi ve yönetim kurulu başkanı diğer davalı ... ile kazaya yol açan asansörün bakım ve onarım çalışmalarını yürüten firma arasında
onarım ve bakım sözleşmesinin imzalandığı, firma yetkilisi davalı ..."ın asansör kapısında ve kabininde azami kişi ve yük sayısını belirten uyarı levhasının bulunmaması, aşırı yük rölesinin aşırı yük olan 320 kg"a göre ayarlaması nedeniyle % 100 kusurlu olduğunun kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda; davaya konu kazanın davalı ... ve site yönetimi başkanı olan davalı ..."in tarafından görevlendirilen asansör bakım firması yetkilisi diğer davalı ..."ın yaptığı iş ile ilgili asansörün gerekli bakım ve onarımlarını yapmaması şeklinde gelişen eylemi nedeniyle meydana geldiği, davalı site yönetimi ve başkanı olan davalıların, davalı ..."ın işlediği fiil nedeniyle B.K."nun 55. (T.B.K. 66.) maddesi hükmü gereğince sorumlu tutulmaları gerektiği anlaşıldığından yazılı gerekçe ile iş bu davalılar açısından davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıların davalılardan ..."a yönelik temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE ve davacılar yararına takdir olunan 2.037,00 TL duruşma avukatlık ücretinin ... Oğuzhan Akpınardan gayrı davalılara yükletilmesine, peşin alınan harcının istek halinde geri verilmesine 26/03/2019 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davalılardan ... ... vekili 03/05/2018 günlü süresinde verdiği temyize cevap dilekçesi içeriğinde kararın maddi tazminat yönünden onanmasını istemekle birlikte, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek, aynı konuyu bildirdiği istinaf dilekçesine göndermede bulunmuştur. Bu haliyle dilekçenin katılma yoluyla temyiz olarak yorumlanıp, temyiz harcının davalı ... ..."dan alınması için dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesine geri verilmesi gerektiğini düşündüğümden esasa ilişkin görüşüm saklı kalmak üzere sayın çoğunluğun dosyanın incelenmesi görüşüne katılmamaktayım. 26/03/2019