(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/10359 E. , 2012/1019 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Davalı ... İnş. Sağ. Tur. San. AŞ. ile 08.07.2008"de 39 nolu bağımsız bölüm için taşınmaz satış sözleşmesi imzaladıklarını, davalı ... Aş ile arsa malikleri arasında Beyoğlu 5. Noterliğinde düzenlenen kat karşılığı inşaat yapımı ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin imzalandığını, davalı ... AŞ"ye sözleşme gereği düzenlenen senetlere karşılık dava tarihine kadar toplam 95.816,00 TL ödediğini, bakiye satış bedeline ilişkin senetlerin bir kısmının diğer davalı bankaya ciro edildiğini, bir kısmının da davalı şirketin zilyetliğinde bulunduğunu, hukuken batıl olan sözleşme gereği davalı ... AŞ"ye yaptığı ödemelerin hukuki dayanağı olmadığını ileri sürerek, BK"nun 358. maddesindeki şartlar oluştuğundan davalı ... AŞ"ye ödediği 95.916,00 TL nın dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini, davalı bankaya ciro edilen 4 adet toplam 20.192,00 TL senet ile halen ... AŞ zilyetliğinde bulunan toplam 99.624,00 TL senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı ... davanın reddini dilemiş, diğer davalıya Tebligat kanununun 35. maddesi gereğince tebligat çıkartılmış savunmada bulunmamıştır
Mahkemece, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin 2011/10359-2012/1019
Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlık, tüketici davacı ile satıcı davalı arasındaki konut satışından kaynaklanmakta olup, satıcı davalının kat karşılığı inşaat yaparak satan yüklenici olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 25.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.