Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/4181
Karar No: 2021/6322
Karar Tarihi: 28.09.2021

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4181 Esas 2021/6322 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Mersin 1. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 17/06/2020 tarihli ve 2020/2646 değişik iş sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin dosya incelendiğinde, şüphelilerin sebep olduğu trafik kazasında şüphelilerin kusursuz, müştekinin ise kusurlu olduğuna dair trafik bilirkişisi raporuna rağmen soruşturmanın yeterince genişletilmeden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği belirlenmiştir. Bu nedenle, bozma istemi kabul edilerek kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Kanunlar arasında ise 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160., 170/2, 172. ve 173/3. maddeleri yer almaktadır.
12. Ceza Dairesi         2021/4181 E.  ,  2021/6322 K.

    "İçtihat Metni"

    Hakimliği : Mersin 1. Sulh Ceza Hakimliği


    Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/02/2020 tarihli ve 2019/63501 soruşturma, 2020/4000 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Mersin 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/06/2020 tarihli ve 2020/2646 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
    5271 sayılı Kanunun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanunun 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanunun kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanunun 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
    Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01/10/2019 tarihli ve 2019/12752 esas, 2019/9695 karar sayılı ilâmında yer alan "Şüphelinin idaresindeki otomobil ile gündüz vakti meskun mahalde tek yönlü iki şeritli yolda sol şeritte seyir halindeyken seyrine göre sağından karşıya geçmek üzere kaplamaya giren yayaya aracının sağ ön kesimi ile çarpması şeklinde gerçekleşen olayda; kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporuna göre sanığın kusuru olmadığına ilişkin tespitlerin dosya kapsamı ve oluşa uygun olduğu, şüpheliye yüklenilecek bir kusur bulunmadığı, şüpheli hakkında düzenlenen 2019/1658 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik yapılan itirazın reddine...kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin...REDDİNE" şeklindeki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, kaza tespit tutanağı ile trafik bilirkişisi raporunun birbiri ile tutarlı ve dosya ile uyumlu olması halinde Adli Tıp Kurumu"ndan ayrıca bir rapor alınmasına gerek bulunmadığı, ancak kaza tespit tutanağı ile trafik bilirkişisi raporu arasında çelişki olması halinde ise bu çelişkinin giderilmesi bakımından tekrardan bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği nazara alındığında;
    Şüpheli ..."ın sevk ve idaresindeki araç ile cadde üzerinde seyri sırasında, sokak ile caddenin kesiştiği kavşaktan caddeye diğer şüpheli ..."ın sevk ve idaresindeki aracın hafifçe çıkması üzerine, şüpheli Devrim"in şerit değiştirdiği ancak bu esnada arkadan aynı cadde üzerinde seyir halinde olan müştekinin sevk ve idaresindeki motosikletin duramayarak şüpheli Devrim"e ait araca çarparak yaralanmasından ibaret somut olay sebebiyle, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma kapsamında düzenlenen trafik kaza tespit tutanağında hem şüpheli sürücülere hem de müşteki sürücüye kusur atfedildiği halde, trafik bilirkişi tarafından tanzim edilen 27/01/2020 tarihli raporda şüpheli sürücülere hiç kusur atfedilmeyip müştekinin asli kusurlu kabul edildiği, soruşturma savcılığınca da bilirkişi raporu dikkate alınarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla; 04/09/2019 tarihli kaza tespit tutanağı ile 27/01/2020 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu gözetilerek öncelikle bu çelişkinin giderilmesi bakımından tarafların kusur oranının açık bir şekilde belirlenmesini sağlamak amacıyla Adli Tıp Kurumundan bir rapor alındıktan sonra sonucuna göre tarafların hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 18/05/2021 gün ve 94660652-105-33-2836-2021-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22/06/2021 gün ve 2021/68991 sayılı ihbarnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
    Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Şüphelilerden İbrahim Halil"in idaresindeki otomobille, meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı, bölünmüş asfalt sokakta seyrederken, sağa dönüş yaparak, bulunduğu sokak ile kesişen 34. caddeye katılmak için durakladığı esnada, durakladığı yöne göre soldan cadde üzerinde sağ şeritte seyretmekte olan ve otomobile çarpmamak için sola manevra yapan diğer şüpheli Devrim Berat"ın aracın sol arka kısmına, hemen arkasında seyreden müşteki sürücü Okan"ın idaresindeki motosikletin çarpmasıyla, müştekinin vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını 4. dereceden etkileyecek şekilde yaralandığı olayda; dosyada mevcut olay tarihli kaza tespit tutanağında şüphelilere kusur atfedilmesine karşın, trafik bilirkişisi Hasan Doğan tarafından tanzim edilen 27/01/2020 tarihli rapora göre, kazanın oluşumunda şüphelilerin kusursuz, müştekinin ise kusurlu olduğunun bildirildiği, dolayısıyla kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasında kusur tayini açısından farklılıklar bulunduğunun anlaşılması karşısında, anılan çelişkinin giderilmesi amacıyla öncelikle kazanın ne şekilde meydana geldiğinin tespiti bakımından tarafların da katılımıyla kaza yerinde keşif icra edilerek kazanın oluş şekli tespit edildikten sonra kusur durumu tayini yapılabilmesi için dosyanın bir kez de Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairelerinden birine gönderilerek, sanığın kusur durumuna ilişkin rapor aldırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve tespitinin yapılması gerektiği gözetilmeyerek eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi isabetsiz görüldüğünden,
    Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Mersin 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/06/2020 tarihli ve 2020/2646 değişik iş sayılı kararının CMK"nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi