10. Hukuk Dairesi 2020/8701 E. , 2021/10261 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Ankara 41. İş Mahkemesi
Dava, münhasıran davalı vakıf nezdindeki sigortalılık süresi ve prim ödemelerine göre yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Ziraat Bankası ve T. Halk Bankası Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının T. C. Emekli Sandığı ve davalı Vakıf nezdindeki hizmetleri 2829 sayılı Yasaya göre birleştirilmeden münhasıran Vakıf nezdindeki sigortalılık süresi ve prim ödemelerine göre 15/04/2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile davalı Vakıf tarafından yaşlılık aylığı bağlanmasına, davalı ... Başkanlığı tarafından bağlanan emekli aylığının ise başlangıç tarihinden itibaren iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre itirazları ile zamanaşımı definde bulunarak, Kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Vakıf vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı vakıfta geçen sigortalılık süresi içerisinde kendisine vakıfça yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli olan şartı sağlamayan davacı bakımından hizmet birleştirmesine ilişkin tercih hakkı tanınmasının mümkün bulunmadığını, vakıfta geçen sigortalılık süresinin de vakıftan yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince; “davacının Emekli Sandığı Hizmetleri 2829 sayılı Yasaya göre birleştirilmeden münhasıran davalı vakfa tabi sigortalılık süresi ve prim ödemelerine göre 15/04/2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının, bağlanacak aylıkların ödeme tarihine kadar yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespitine, 5434 sayılı Yasa kapsamında bağlanan aylığın iptali istemi yönünden dava dilekçesinin yargı yolu yanlışlığı nedeniyle reddine” şeklinde karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Yerel mahkeme kararı yerinde bulunarak istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V-TEMYİZ NEDENLERİ:
Davalı Vakıf vekili, tek dava dilekçesi verilmesi nedeni ile red kararı verilmesi gerektiğini, kararın fiilen uygulanma kabiliyetinin bulunmadığını, sadece vakıf hizmetlerine göre tahsis şartlarının oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ
Dosya kapsamı incelendiğinde, 10.01.1959 doğumlu olan davacının, 01.10.1977-18.11.1985 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında, 21.11.1985-27.09.2002 tarihleri arasında davalı Ziraat Bankası ve T. Halk Bankası Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı bünyesinde, 15.10.2002 tarihinden emekli olduğu tarihe kadar da 5434 sayılı yasa kapsamında hizmetinin bulunduğu, yine 05.03.1981-04.11.1982 tarihleri arasına ilişkin askerlik borçlanmasını 26.05.2004 tarihinde ödediği, davacıya tahsis talebi üzerine 15.04.2006 tarihinden itibaren 5434 sayılı yasa kapsamında emekli aylığı bağlandığı, hizmet birleştirmesi yapılmaksızın münhasıran vakıf hizmetleri dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlanması için açılan davada mahkemece, 5434 sayılı Yasa kapsamında bağlanan aylığın iptali istemi yönünden dava dilekçesinin yargı yolu yanlışlığı nedeniyle reddine, salt vakıf hizmetlerine göre aylık bağlanması talebi yönünden ise davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de, söz konusu hüküm yerinde değildir.
2829 sayılı Yasa uygulanmaksızın münhasıran vakıf nezdindeki sigortalılık süresi ve hizmetleri dikkate alındığında, davacıya aylık bağlanması için gerekli şartların, vakıfta geçen hizmet başlangıcına göre, 25 yıl 49 yaş ve 5300 gün olduğu sabit olup, gün şartını karşılayan davacı için yaş ve 25 yıl sigortalılık süresinin 21.11.2010 tarihinde dolduğu belirgin olduğundan, mahkemece, davacının dikkate alınmasını istediği hizmetleri yönünden talebi açıklattırılıp sonucuna göre hüküm verilmesi gerekmektedir.
O hâlde, davalı Ziraat Bankası ve T. Halk Bankası Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK"nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ..."na iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesi"ne gönderilmesi ile kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.