(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/5848 E. , 2012/951 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ..."ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri olan ... ..."ün davalı Bankadan konut kredisi aldığını, sözleşme uyarınca hayat sigortası yapıldığını, sigortanın banka tarafından yenilenmediğini, murisin 20.01.2009 tarihinde öldüğünü, kredi taksitlerinin bu sigortadan karşılanması gerektiğini ileri sürerek,kredi ilişkisinin sonlandırılmasına,kalan borçların hayat sigortasından karşılanmasına, ipoteğin fekkine, davalıya 42.000 TL borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların miras bırakanı ... ..."ün 01.06.2006 tarihli sözleşme ile davalı Bankadan 240 ayda geri ödeme koşulu ile 42.000 TL tutarında konut kredisi kullandığı, geri ödemeler devam ederken kredi borçlusu ..."in 20.01.2009 tarihinde vefat ettiği, dosyadaki delillerden anlaşılmıştır. Davacılar, murisin hayat sigortası bulunduğunu ve taksitlerin bu sigortadan karşılanması gerektiğini belirterek, işbu davayı açmışlardır. Davalı Banka ise kredi kullandırılırken 01.05.2006-01.05.2007 dönemi için sigorta yapıldığını,01.05.2007-01.08.2008 dönemi için hesapta para bulunması nedeniyle sigortanın yenilendiğini,01.05.2008-01.05.2009 dönemi için hesapta para bulunmaması ve talebe rağmen sigorta priminin yatırılmaması nedeniyle hayat sigortanın yenilenmediğini 2011/5848 2012/951
Belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı Banka ile davacıların murisi arasında düzenlenen 01.05.2006 tarihli kredi sözleşmesinin 9.maddesinde, "müşteri, işbu sözleşme hükümlerine göre Bankaca gerekli görüldüğü ve daha önceden aynı koşullarda başkaca bir hayat sigortası olmadığı takdirde, açılacak kredi sebebiyle Bankanın bildireceği tutar ve riskler için kredi hayat sigortası yaptırmayı ve bunu bankaya belgelemeyi, sigorta yaptırmadığı veya bunu belgelemediği takdirde, Bankanın işbu krediyi kullandırıp kullandırmamakta muhayyer olduğunu, kredi ilişkisi devam ettiği sürece sigortayı aynı koşullarda yenilemeyi, yenilemediği takdirde; Bankanın aynı veya başka bir sigorta şirketi ile sigortayı re"sen yenilemeye veya yeniden yapmaya ve bu sigortalar ile ilgili tüm prim ve masraflarla, gider vergilerini ayrıca ihtara gerek olmadan Banka nezdindeki alacaklı veya kredili hesaplarından re"sen tahsile (mahsuba) yetkisi bulunduğunu... kabul eder...." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Böyle bir düzenleme karşısında, davalı Bankanın TTK"nun 1321.maddesi anlamında menfaat sahibi olduğu ve yine anılan yasanın 1329.maddesi hükmü gereğince de, sözleşmeden doğan hak ve menfaatları Sigortacıdan talep etmeye hakkı olduğu, tartışmasızdır. Davalı Bankanın, kredi borçlusunun hayat sigortası yapılmasındaki asıl amacının, kredi borcunun teminat altına alınması olduğu muhakkaktır. Belli bir prim ödeme borcu getirmekle birlikte, hayat sigortası kapsamına alınmasında, sigortalının da bir menfaatinin olduğu açıktır. Böyle bir uyuşmazlıkta, açıkça sözleşme ile hangi tarafa ve taraflara hangi yükümlülüklerin getirildiği hususunda önemle durulmalıdır. Sözleşmenin 9.maddesindeki düzenlemede, hayat sigortası ile ilgi olarak davalı Bankaya değil, kredi borçlusuna bir yükümlülük getirildiği açıktır. Davalı Bankanın, kendisi için zorunluluk getirmeyen ve kredi borcunun teminatlarından ilke olarak her zaman vazgeçilebileceğinin kabulü gerekir. Ancak somut olayda davalı Banka, kredi borçlusunu 01.05.2007-01.05.2007 ve 01.05.2007-01.05.2008 arasındaki süreler için iki defa sigortalatmış olup, artık bundan sonraki yıllar için kredi borçlusuna, sigortayı yenileceği hususunda bir güven vermiştir. Buna rağmen sigortanın yenilenip yenilenmediğinin kredi borçlusu tarafından takibi gerekeceğinden, tarafların müterafik kusuru üzerinde durulmalıdır. Mahkemece yanlış değerlendirme ile davanın reddi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 900.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 24.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.